BÜLENT ERANDAÇ

BÜLENT ERANDAÇ

Baykal'ın şifreleri

Eklenme Tarihi 18 Şubat 2016
Siyasetin dar koridorları-Başkent'in sisli bulvarları Deniz Baykal'ın susup susup, heyecan verici çıkışta bulunması sonucu çok hareketlendi.
1 Kasım seçimlerinde, "3 muhalefet partisinin çöküşü" sonrası 5'inci parti kulisleri hızlanmıştı. MHP ve HDP öncelikli yere sahipken, Baykal bir konuştu, pir konuştu. Birinci sıraya CHP yükseldi. Bazı sorular bağlamında, Büyük Resim'e bakalım.
Baykal neden bombalamaya başladı? Ona bu çıkışı yapmaya yönelten gerçek saikler neler?
Dilinin altındaki "şifreler" nasıl çözümlenmeli? Bu resim, "İç siyasetin yeniden dizayn edilmesi"ne işaret ediyor. Baykal durduğu yerde konuşmadı.
CHP'nin "Kılıçdaroğlu Projesi"yle dizayn edildiğini anladı. İyi bir zamanlamayla çıkışı yaptı. Elinde çok önemli 2 koz var.
1) CHP; PKK'nın siyasi uzantısı HDP, Suriye bazında PYD pareleline sokulmuştu.
2) Kemalist ideolojinin mümtaz temsilcisi olarak, CHP'de Atatürk resmini çöpe atan milletvekilline tahammül edemezdi. Baykal kasetle götürülürken, Kılıçdaroğlu'nun bir Derin Avrupa projesiyle öne çıkartıldığını zamanla iyi analiz etti. FETÖ'nün kaset operasyonu yapmadığına önceleri inandırılmıştı, sonra gerçeği gördü.
Kılıçdaroğlu'nun FETÖ paralelindeki gelişmelere sıcak bakışından, o paraleldeki milletvekillerinin konuşmalarından çok rahatsız oluyordu. CHP içindeki kimi yapılanma ve zihniyetleri iyi tanıyordu.
ALMANYA'DAN öncelenen, Alevilik pozisyonuna uygun gelişmeler moralini bozuyordu. Nitekim Azez-Halep hattının bombalanmasını "Doğru buluyorum" diyerek Türkiye'nin "milli çıkarları" için bunun gerekli olduğunun altını çizmesi, "Sünni sahiplenmesi" yaparak son zamanlarda partinin "tek mezhebin hâkimiyetine girdiği" yönündeki eleştirileri karşılaması, partiye bu yüzden soğuk duran "Sünni kesimler"e sıcak bir mesaj yollaması anlamlıdır. Atatürk resmini çöpe atan CHP'li milletvekili bardağı taşırdı. CHP'nin ana gövdesini "Misak-i Millici" kesimler oluştururken, tasfiye ediliyordu. Baykal'ın liderliğini yaptığı CHP de bu düşüncenin temsilciydi. CHP'nin "milli" çizgisi ve geleneği tasfiye edilirken, Baykal'ın zamanlaması mükemmel oldu.
Deniz Baykal'ın konuşmasından sonra, aslında Kemal Kılıçdaroğlu'ndan alınan ama yazan gazetecilerin, Kılıçdaroğlu'nun çevresi üzerine monte ettiği bir konu çok dikkati çekiyor: 'CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partinin eski genel başkanı Deniz Baykal'ın çıkışını 'ciddiye almama', 'görmezden gelme' yolunu seçti. Kılıçdarğlu demiş ki, "1,5 yıl önce bana geldi. Parti yönetiminde rol almak istedi. Onursal Genel Başkanlık gibi konular gündeme geldi. 'Kurultayda önerge verin, delegeye soralım' dedim, ama yolu bizim açmamızı bekledi. Şimdi, geçmişteki hizipçi gündemini ortaya çıkarma çabasını ciddiye alıp muhatap olmayın. Bu tuzağa düşmeyin." Yani, Kılıçdaroğlu Baykal'la vuruşacak. Bana göre, Deniz Baykal, Kılıçdaroğlu'nun nefesini keser. Şu andan itibaren, Muharrem İnce'nin, Metin Feyzioğlu'nun, Ümit Kocasakal'ın önü açılmıştır. Bir anekdot: Kılıçdaroğlu Metin Feyzioğlu'nun üstünü neden çizmişti?
CHP'de Genel Başkanlığa hazırlanan Metin Feyzioğlu, 7 Haziran seçimlerine aday olmak istemiş, fakat Kılıçdaroğlu listeye koymamıştı. Neden? "CHP sosyalistlerin değil, Atatürkçüler'in partisi olacaktır" kavgasını veren, sonra arkadaşları ile istifa ederek Kemalist Güven Partisi'ni kuran Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu'nun torunu olduğu için. Demek ki, dedesi Atatürkçü siyasetin duayeni Turhan Feyzioğlu'nun torunundan tedirginlik önceden beri var.

SONUÇ: İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, CHP'li Kemalistler'in parlayan ismi. "Genel Başkan adayı olacak mısın?" sorusuna, "Belki yarın, belki yarından da yakın" karşılığını verdi.
Muharrem İnce, Deniz Baykal'ın desteğini alarak, olağanüstü kurultay toplatmaya hazırlanıyor. Atatürk resminin bir CHP'li milletvekili tarafından çöpe atılmasından çok rahatsız olan, CHP'nin eski milletvekili - yöneticileri bir deklarasyon yayınlamışlardı. Bunlardan birisi bana "Vuruşmaya hazırız" mesajı gönderdi.
BİR DERİN AVRUPA PROJESİ BİTİYOR... KILIÇDAROĞLU'NA YOL GÖRÜNDÜ...