Kasetle götürülen Baykal, kaset sayesinde getirilen Kılıçdaroğlu'na, satranç diliyle "Şah" dedi.
GETİRENLERE İPİ ÇEKTİRDİLER: İlginç olan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun ipini getirenlere çektirdiler.
Trump Tower'da ip çekme kararı alındı. ( 4 Ocak 2016) Aydın Doğan'ın damadı ve grubun tepe yöneticisi Mehmet Ali Yalçındağ, Deniz Baykal ve yakın dostu iş adamı Korkmaz Karaca'yı ağırladı.
Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan, Mehmet Yakup Yılmaz ve Zafer Mutlu da oradaydı.
Hüsamettin Özkan'ın gölgesi unutulmasın.
Getiren Aydın Doğan medyası, jilet olmaya hazırlanan eski amiral gemisi Hürriyet yazarlarıydı. İpi çekenler, yine Doğan Medya'nın TV'si/yazarları oldu. Yani, CNN TV getirdi, CNN TV götürüyor.
NE OLACAK? Kemal Kılıçdaroğlu, kısa sürede olağanüstü kurultay kararı almazsa, Deniz Baykal, CHP'deki Derin Amerika-Avrupa projesini muhakkak yıkacaktır.
Ya kendisi gelecek, ya da yeni bir ismi öne çıkaracaktır. Başarılı olamazlarsa, Kemalistler ayrılacak.
5'inci parti CHP'den çıkacaktır.
Yeni CHP projesinde o kadar tuhaf işler oluyordu ki, Deniz Baykal yine iyi dayandı. Deniz Baykal milli adam.
Kılıçdaroğlu yönetiminde CHP'nin Amerikancı, Avrupacı, PKK'nın uzantısı HDP paralelinde olmasına dayanamadı.
Kılıçdaroğlu yönetimini topa tuttu. "Bu yönetimle olmuyor" dedi, CHP'de köklü bir değişime ihtiyaç olduğunu söyledi. Partisinin PKK ve Suriye politikasını eleştirdi. "CHP görmek istediğim noktada değil" dedi. "Arayışlar ortaya çıktı. Partinin duyarlılıkları sorgulanır hale gelmeye başladı. Partinin güvenilirliğiyle ilgili, kararlılığıyla ilgili kuşkular şekillenmeye başladı, tabanımızı da etkisi altına almaya başladı" diyerek, rahatsızlığını üst perdeden dile getirdi.
VURUCU CÜMLELERİ, şöyleydi: "Yeni şeyler söylemek lazım ama yeni şeyleri söylerken de klasikleşmiş doğrularımızı 'eskidir' diye atmaya kalkmak kadar şaşkınlık olmaz.
CHP'de yönetim sorunu var. Yönetim iradesi sergileme konusunda ihmalkar ya da 'dur bakalım'cı yaklaşımları şekilleniyor ve böylece çok kolay ve kararlılıkla çözümlenebilecek sorunlar, çözülemez hale geliyor. Bir sarkaç konumunda olmak, bizim işimiz değil. İçimizdeki bazıları HDP çizgisine kaydı. Bu son dönemde Güneydoğu'da terörle, şiddetle bir mücadele var. Oraya yerleşen teröre göz yumamayız, doğal karşılayamayız.
Çok net bir şekilde terörle mücadele konusunda bizim kararlı ve cesur bir hal içinde olmamız gerekiyor." Yaşananlara kısaca bakarsak, ne olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Kemalist ideolojinin sesi Deniz Baykal'ın yerine mezhepçi özellikli bir bürokrat olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına getirilmesi ile bir proje hayata geçirildi. Bu, bir lider değişiminden ziyade bir zihniyet ve strateji değişikliğini işaret etmekteydi. CHP'de Kemalizm fırlatılıp atılmaya başlandı. CHP'li bir milletvekilinin Atatürk portresini asılı olduğu duvardan indirip çöp bidonuna atması rezaletini, gazeteci- yazar Talat Atilla'nın ortaya çıkardı. Olay karşısında Kemal Kılıçdaroğlu'nun gösterdiği basiretsizlik bir yana, meselenin basit olmadığı görüldü. Bu gelişme, CHP'de Kemalizmin yıkılması, partide radikal bir değişime işaret etmekteydi. Kemalistler'in CHP'de fişinin çekilmesi anlamına gelmekteydi. Yeni CHP projesinin ,milli olmadığı tartışıyordu. Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu danışmanlığını ünlü ABD'li ajan-stratejist Makovski yapıyordu.
Seçim kampanyalarını, İLLİMÜNATİ Rockschild'in Benenson'u yürütmüştü.
CHP'nin beyin adamı IMF valisi Kemal Derviş, Selin Sayek Böke, IMF'de asistanıydı. CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun TR-705 kodlu Gizli CIAStrafor ilişkilisi konuşuluyor, PKK/HDP sarkacı ağırlık kazanıyordu.
SONUÇ: Yeni CHP mevta oluyor. Kemal Kılıçdaroğlu Projesi'nin sonuna geliniyor. Bundan sonra, anlamlı bir atasözümüz var. Zoka yutan balık artık iflah olmaz. "Küçük balık ölünceye kadar büyük balık olmayı ümit eder."