Terörist Karasu'nun son açıklamasına muhakkak Avrupa açısından bakmalıyız.
Yabancı servislerin elemanı Mustafa Karasu bilindiği gibi, PKK'nın çekirdeğindeki derin yapılanmanın en etkin ismidir. 1992'de yurt dışına kaçarak Berlin Kürdistan İşçi Kültür Merkezi Başkanlığı'na getirildi. Özellikle derin Almanya, mezhepleri çatıştırma operasyonlarında aktif bir isimdir. DERİN ALMANYA NEYİN PEŞİNDE? Gezi'nin ve 'Hayır' mahfillerinin arkasındaki Derin Almanya, yeni rezilliklere imza atmaktan çekinmiyor. Derin Almanya'nın Alevi- Sünni çatışması çıkarmak için kurgulanmış planları olduğundan kimsenin şüphesi yok. Konjonktürel olarak, düğmeye basarlar. Neden? Türkiyemiz'in milli ve İslami değerlerine karşı olan AB destekli beşinci kol oluşumların arkasında başta Almanya olmak üzere Batı ülkeleri yer almaktadır. AB fonlarından yıkıcı bölücü marjinal çevrelere büyük paralar akıtılmakta, Avrupa'daki bazı Alevi grupları Türkiye'ye karşı kışkırtılmaktadır. Bölücü terör örgütü PKK'nın mezhep çatışmaları organizasyonlarının merkezi Almanya'dır.
Türkiye aleyhindeki hareketlerin peşinde koşan beşinci kol grupların arkasında Alman istihbarat teşkilatı BND vardır. Şu anda ABD olsun, AB olsun, 16 Nisan sonuçlarını heyecanlı bir şekilde bekliyorlar.
Türkiye politikalarını referandum sonucuna göre revize edecekler. Emperyalist Batı, 'Hayır'ın arkasından dümen çevirmek, tezgâh kurmak hazırlığındadır. Güç kaybeden Türkiye liderliğine karşı, yeni plan ve haritaların, arka plan oyunlarında bulunacaklardır. Eğer referandumdan 'Hayır' çıkarılırsa, gerilim stratejisine odun atanların sayısı artacak, kaosa destek daha da artacak ve başımız daha fazla ağrıyacaktır. 16 Nisan referandumunda HAYIR kampanyası yapan mahfillerin içinde birisi, ne tesadüf, Gezi kaos operasyonunun mimarisinde görünen Taksim Dayanışması Platformu içinde olan STK'lardır. 27 Mayıs 2013 tarihinde Taksim Gezi Parkı'ndaki bazı ağaçların başka yere alınmasını bahane eden kaos mühendisleri harekete geçmişti. Çatı Taksim Platformu altında buluşan, İstanbul Tabip Odası, Mimarlar Odası, KESK, TMMOB temsilcileri Başbakanlığa utanmadan bir talep listesiyle gelmişti: "3. Boğaz Köprüsü Yavuz Sultan Selim, 3. Mega İstanbul Havaalanı, Kanal İstanbul, HES'ler yapılmasın." O günlerde, Taksim Gezi olaylarının arkasında olan tüm mahfiller, bugün de 16 Nisan referandumunda 'Hayır' çıkartmaya çalışan mühendislerin kankası konumunda. Gezi'de, FETÖ, PKK, DHKP-C, anarşistler, DEV-YOL, Maoist Komünist Parti (MKP), Direniş Hareketi, Devrimci Sosyalist İşçi Hareketi (DSİH), Marksist Leninist Silahlı Propaganda Birlikleri (MLSPB), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Türkiye Komünist Partisi- Marksist Leninist (TKP-ML), Türkiye Komünist İşçi-Bağımsız Demokratik Sosyalist Partisi (TKİP-BDSP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), TİKPBolşevik Proletere Devrimci Duruş, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Halkevleri, Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) devredeydi. HDP'li Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü, Levent Tüzel, Figen Yüksekdağ, kaoscularla meydanlarda beraberdi. Bugünlerde de HAYIR'cı olarak beraberler.
SONUÇ: 15 Temmuz darbe girişiminde başarılı olamayan iç ve dış mihraklar Türkiye'nin El Bab'ı kurtarmasından, taşeron örgütlerin kökünü kazımasından çok rahatsızlar. Emperyalist Batı'nın ciğerini biliyoruz. Şu anda ABD olsun, AB olsun, 16 Nisan sonuçlarını Türk vatandaşlarından daha heyecanlı bir şekilde bekliyorlar.
Türkiye politikalarını referandum sonucuna göre revize edecekler. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın güç kaybetmesini, yakın coğrafyasında jeopolitik hamleler yapan Türkiye'nin önüne takoz koymanın peşindeler.
HAYAL GÖRÜYORLAR.
16 NİSAN AKŞAMI KÜRESEL ODAKLARA DİZ ÇÖKTÜRECEK AZİZ MİLLETİMİZE BORCUMUZU EBEDİYEN ÖDEYEMEYİZ.