Özerk bölge denemelerini Kürt kardeşlerimiz desteklemedi. Şehir stratejileri çöktü. Halk yanlarında değil" dedi.
Kandil'in oyun planının bozguna uğratılmasında AK Parti İktidarı'nın yaptıklarını açıkladı: "Devlet uyumadı. İstihbarat iyi çalıştı. Güvenlik tam bir organizasyonla, 23 Temmuz'da beyinlerini dağıtmaya başladık.
Kuzey Irak'ta büyük darbe vuruldu.
Türkiye bağlantıları koparıldı. Dış lojistik imha edildi. Şehirlerle kırsal alan irtibatları kopartıldı. Gizledikleri İç lojistikleri tek bulundu." Akdoğan, "Selahattin Demirtaş -HDP Kandil'in esareti altında" dedi. Eski Amerikan Büyükelçisi Ricciardone'nin, "PYD'yi koruyan" sözlerini isim vermeden sert şekilde eleştirdi, "PKK, PYD'nin harflerine bakmayız. PYD, Türkiye'yi rahatsız ederse ezer geçeriz" ikazında bulundu. Taşeron
PKK-DAEŞ-DHKP-C'nin ortaklaşa, beraber eğitim yaptıklarını, yere ve zamana göre, farklı militanlar kullandıklarına işaret eden Başbakan Yardımcı Akdoğan, bazı detaylar verdi: "Ankara bombalaması bir kaos planının parçasıdır. Hedef, AK Parti tek başına iktidara gelmesin. Türkiye'de otorite yok, buradan hareket ederek, özerk bölgelerle, boşluk yaratmak, halkı birbirine düşürmekti. Devlet oyun planlarını biliyordu, Kürt kardeşlerimiz oyunu gördü. Destek vermedi. Çöküşe geçtiler."
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, PKK'nın ateşkes dümenini net cümlelerle deşifre etti: "HDP sıkıntıya girdi. Kürt kardeşlerimiz, çözüm sürecini baltalayan HDP'ye kızıyor. PKK, ateşkesle HDP'yi kurtarmak istiyor. Bu bir maskedir. Güya, olayları başkasının üzerine atacaklar. Şehir stratejileri çökünce, canlı bombalarla başka yerlere gidilmesine karar vermişlerdi." Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, iç siyasete yönelik soruları dikkati çekici açıklamalarla karşıladı. Doğu ve Güneydoğu'da bulunmayan, oy alamayan muhalefetin, Türkiye'nin çimentosu olan AK Parti'ye saldırmalarının bir arka planı olduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı Akdoğan, "Bazı yerlerde yoklar, biz varız, bize vuruyorlar" dedi, şöyle konuştu: "Kılıçdaroğlu, 'Biz çözeriz' diyor.
Nasıl çözecek? 'Her türlü desteği vereceğiz' diyor, iş başa gelince geri çekiliyor.
Başbakanımızla görüşmeye gelerek, 'şark kurnazlığı' yapıyor. İnandırıcılığı yok. Konuşmasında siyasi etik yok. 'Cumhurbaşkanlığına gideriz' laflarıyla, işi sulandırıyor. Apolitik davranışlar içinde.
Güya, sert konuşmayarak, 'uzlaşmacı' tavır sergilemek istiyor." Kılıçdaroğlu'nın hedefinin ne olabileceği sorusuna Akdoğan, "Nasıl bir koalisyonun parçası olabilir mi düşünüyor" karşılığını verdi. "Piar yapıyor, laf var, icraat yok" dedi.
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın, MHP lideri Devlet Bahçeli ile ilgili yorumu çok dikkati çekiciydi: "MHP'nin tek adam zihniyetinden kurtulması lazım. Ülkücü kardeşlerimiz, MHP tabanı, AK Parti ile koalisyon istiyordu. Bahçeli, engelledi. 'Küçük olsun, benim olsun' düşüncesinde.
Siyaset ne için yapılır? İktidar olmak, millete hizmet etmek. Ülkenin sıkıntıları nı çözmek, yardımcı olmak için. Bahçeli ne yapıyor? Eleştiriyor. Engelliyor. Sıkıntıya girdi, televizyonlara çıkıp, 'Koalisyona varım' demek zorunda kaldı. Eğer, iktidara gelmek, ortak olmak istemiyorsa, siyaset neden yapıyor? Gider, dernek kurar görüşlerini açıklar. Bizlere, 'İstifadan' bahsediyor. Kendisi ne yapıyor? Seçim kaybediyor. İstifayı kendisi düşünmeli.
Eğer istifa ederse, hem millet, hem partisi kurtulur." Başbakan Yalçın Akdoğan, AK Parti'nin doğru yolda yürüdüğünü, vatandaşlarında, desteklerini arttırdığına işaret etti, son anketlere göre, durumu açıkladı: "Yüzde 44'e yükseldik. Hedef, yüzde 45'i geçmek. Tek başına iktidara gelerek, sadece iktidara gelmek için değil, daha büyük hayalleri gerçekleştirmek istiyoruz. Bölgesel güç konumumuzu tahkim etmek. Küresel güçlerin Türkiye'ye kement atmasını engellemek, 2023 vizyonunu gerçekleştirmek."