ASELSAN'da üç mühendis peş peşe intihar etti. Jandarma raporu, 'her birinin farklı yöntemlerle intihar ettiğini' yazdı. Aileleri, 'cinayet' olduğunu ısrarla belirttiler.
Ankara savcılığı kapatılan dosyayı yeniden açtı. Yürütülen yeni soruşturma da hassas noktalara ulaşıldığı, özellikle Hüseyin Başbilen'in ölümünün şüpheli bulunduğu belirtiliyor.
Ankara savcılarının araştırması, Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal ve Evrim Yançeken'in şifre konusunda uzman olduğu ve savunma sanayi için kritik projeler üzerinde çalıştıklarını gösteriyor.
ALTAY TANKI
Ölümü şüpheli bulunan Başbilen'in, "milli tank" projesinin önemli mühendisi olduğunu göz önüne alarak yaptığım araştırmada dikkati çekici bilgilere ulaştım.
Bilgi veren kaynak, "Başbilen'in üzerinde çalıştığı tank projesini ve bu nedenle alınmasından vazgeçilen tankların hangi ülkeye ait olduğunu biliyor musun?'' dedi, ilginç açıklamalar yaptı: "Merhum mühendis Başbilen, tank projeleri üzerinde de çalışmaya başladığı sırada Milli Savunma Bakanlığı, Şubat 2006'da, yurt dışından 1000 adet tank alımını kapsayan Yeni Nesil Tank Alımı Projesi'nden vazgeçti.
Hükümet ASELSAN ile 'Milli Tank' projesi çalışması başlattı.
Bunun ismi, Altay tankı.
Türkiye'nin geliştirmekte olduğu üçüncü nesil ana muharebe tankıdır. İsmini Kurtuluş Savaşı'nda 5. Süvari Kolordusu'nu komuta eden Fahrettin Altay'dan almaktadır. Aracın Volkan-III tank atış kontrol sistemi ve tank komuta kontrol muhabere bilgi sistemi ASELSAN tarafından tasarlandı. Mühendis Başbilen bu projede çalışıyordu.
2010 Eylül ayında Altay projesinin 1. aşaması olan Kavramsal Tasarım Fazı tamamlandı. Projede 2. aşama olan ve 30.5 ay sürmesi planlanan Detaylı Tasarım Fazı'na geçildi. İlk etapta üretilmesi planlanan 250 adet tank, TSK'nin ihtiyaçları doğrultusunda artırılacak.
Bu proje devreye girince, Bin (1000) tank alımından vazgeçildi.
Almanya, Fransa, ABD(İsrail) firmaları yarışıyordu.
Yabancı firmaların Türkiye'de üretilmesi halinde tank başına 13 - 18 milyon dolar (22 - 27 milyon lira) fiyat çıkarması, tankların toplam maliyetini 13 - 18 milyar dolara (22 - 27 katrilyona) çıkarmıştı.
Türkiye bu kadar büyük bir parayı harcamaktan kurtulduğu gibi, milli tank sanayini geliştirme şansı doğdu.''
MÜTHİŞ GELECEK
Türkiye'nin savunma sanayinde yürütmekte olduğu proje sayısının bugün 260, yüklenilen projelerin büyüklüğünün de 24 milyar dolar civarında bulunduğuna işaret ediliyor. 'Neler yapılıyor?' diye sorunca, aldığım bilgiler, "geleceğe güvenle bakmamızı" sağlayacak güzellikte: "Bir jet eğitim uçağı ve muharip uçak çalışması var. Biz 10 yılda bir uçağı uçururuz, 20 yılda da seri üretime geçebileceğimiz bir proje.
Geçtiğimiz dönemde çok fazla hedef alanında görülmeyen bir muharip uçağı önümüzdeki 20 yıllık dönemde hedeflerimiz arasına girdi. İki senelik bir kavram geliştirme çalışmamız olacak, ondan sonra projenin fizibilitesini tamamlayıp devam etme kararı verilecek.
Otomotiv sanayiniz varsa ve güçlüyse buradan askeri araçlar, zırhlı araçlar da yapabilirsiniz.
Örnek, Altay tankı, projesi yürütülüyor.
Atak helikopteri, insansız hava aracı ANKA, yerli piyade tüfeği gibi yerli üretimlere devam ediliyor. İnsansız hava aracı ANKA'nın uçuş testleri başladı. Çok ciddi bir teknoloji ürünü. Sivrihisar'da hava alanında uçuş testleri sürüyor.
Savaş gemisi MİLGEM projesi devrede. MİLGEM'in bir adım sonrası ve bir orta sınıf helikopter geliştirme projelesi var. Uzak bölgelerde, deniz aşırı bölgelerdeki harekâtlarda ana üs gemisi olabilecek bir gemimiz olacak.'' Bölgesel güç, küresel aktör Yeni Ankara'nın, milli savunma sanayisi ile müthiş bir geleceğe hazırlandığını görmek ne güzel.