Aslında bu bir veda değil.
Nitekim, Başbakan Erdoğan toplantıda, 'cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle başkanlık sistemine fiilen geçilmiş olacağı' saptamasını da yaparak gönüllere su serpmiş. Kader toplantısına katılanların gözlerinden dökülen yaşlar, bir üzüntüyü gösterse de bir sevincin işareti olmuş. Bu sevinç, Ak Parti 'de bundan sonra bir bayrak yarışının neticesi olarak kendini gösterecek. Öğreniyoruz ki, kader toplantısına katılan Ak Parti'nin temsilcileri, hüzünle ve sevinçle karışık duygular içinde, aynen 4X4 yarışında olduğu gibi, yere düşürmeden bayrağı burçlara dikmeye karar vermişler. Başbakan Erdoğan, aziz milletimizin oylarıyla inşallah Cumhurbaşkanı olacak. İşte bayrak yarışı, Başbakanlık -Parti başkanlığı için başlayacak. Peki neler olacak?
Bülent Arınç Başbakan, 10 ay sonra Abdullah Gül'le seçimlere gitmek mi? Ahmet Davutoğlu Başbakan, seçimlere Numan Kurtulmuş ile gitmek mi?
Hangi formül olursa olsun, bayrak yarışına gireceklerin, Tayyip Erdoğan 'ın arkasında Ak Parti'yi başarı götürmekten başka yolu yoktur. Ya başarı, ya başarı. Bu başarı, Türkiye'nin 2023'lerin BÜYÜK TÜRKİYE'Sİ için olmazsa olmazıdır.
Muhalefetin 1. tur korkusu
Cumhurbaşkanlığı seçimleri 1 inci turunda ayrı ayrı aday çıkarmayı planlayan Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli'nin, aniden ''Ortak aday'' pozisyonuna gelişlerinin arka planında yaptıkları anketlerin ve İstanbul Baronlarının etkisi olduğu belirtiliyor.
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin derin odaklardan gelen, "Birinci Turda Tayyip bey kazanma noktasında görülüyor.
Sizin ikinci tur şansınız kalmaz.
Onun için birinci tura asılın'' mesajlarının etkisiyle pozisyon değiştirdikleri düşünülüyor. Bu gelişme sonrası, Devlet Bahçeli'nin hamle üstünlüğünü ele alarak, birinci tur taktiğiyle, MHP ağırlıklı bir ismi Çankaya'ya çıkarma harekâtına başladığı hemen seziliyor.
Gezi, 17-25 Aralık koalisyonları 30 Mart'ta çöktü. Çünkü seçimler siyasi değil ideolojik bir mücadeleyle yürüten muhalefetin tökezlemesiyle sonuçlanmıştı.
30 Mart'ta Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ittifakı için acı bir sürpriz oldu ama şimdi 10 Ağustos'a asılma heyecanı içindeler.
Aziz halkımız, haksızlığa hizmet eden engelleme hatlarını hep dağıtmasını bilmiştir. ''Ortak aday'' taktiğinin de başarılı olma şansı yoktur. MHP ve CHP seçmenlerinin köklerini tarihten alan farklılıklarını yok saymaları bir başarısızlık olarak karşılarına çıkacaktır.
CHP-MHP'nin ''Ortak aday'' operasyonuna şimdiden BDP-HDP'nin katılmayacağı belli oldu. Kürt vatandaşlarımızın, çözüm sürecine destekleri eksiksiz sürerken, sadece CHPMHP ittifakıyla Çankaya yolunda başarılı olunamayacağı açıktır.
Oligarşinin son çırpınışları
Metin Feyzioğlu'nun hukuk işini bırakıp siyaseti dizayn derin odaklarına hizmet eden tavırlar içine girmesi, Türkiye'nin yer yerinde büyük tepkiyle karşılaştı.
2007'li yıllara kadar CHP+Ordu= İktidar ve CHP+Yargı= İktidar formüllerinden aziz halkımız çok çekmişti.
Bunların tarihe gömüldüğünü düşünüyorduk. Ama Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bahane eden odaklar Metin Feyzioğlu'nu cepheye sürdüler.
Türkiye zaman zaman bürokratik elit tarafından belirsizliğe, ümitsizliğe çekilmek istense de bunu hükümetin basireti sayesinde başaramayacaklardır. Metin Feyzioğlu ve onun gibi düşünenlerin durumu da BÜROKRATİK OLİGARŞİNİN SON ÇIRPINIŞLARI olarak tarihe yazılacaktır.