CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ

BÜLENT ERANDAÇ

28 Şubat darbesi, Çin, MİT ve CHP

Eklenme Tarihi 09 Mart 2012
Çok değil, bundan 7 yıl öncesinde Türkiye içine kapanmışlıktan sıyrılma sürecine girdi. Küresel aktör olmak istediğini dünyaya hissettirdi. Stratejik davranmanın iyi analizcilere sahip olmaktan geçtiğini düşünürsek, Türkiye'deki gelişmeyi daha net ortaya koyabiliriz. Peki, analiz nedir? Bir konuyu temel parçalarına ayırarak sonuca gitme yoludur. Milli İstihbarat Teşkilatı eski müsteşarı Prof. Dr. Mahir Kaynak da, Türkiye'nin parlak analizcilerinden birisi. Daha çok istihbarat ve güvenlik konularında tanınıyor. Fakat Kaynak'ın aynı zamanda, bir ekonomi stratejisti olduğunu da unutmayalım.
Son 15 güne damga vuran olayları Kaynak'tan analiz etmesini rica ettim.

MİT-Emniyet krizinin sonucu nedir?
Bir ülkenin en önemli kurumlarından biri istihbarat örgütüdür. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a yönelik ithamlar, bana göre, bu örgütü etkisiz kılmak amacını taşıyordu. Eski Müsteşar Emre Taner olayın yeni müsteşara yönelik tek kişilik bir operasyon olmadığı intibası yaratmak için hedef alınmıştı. Hükümetin bu kişileri korumak amacıyla aldığı tedbir takdir edilmelidir.

28 Şubat'ın arka planı

28 Şubat darbe tartışmaları alevlendi, gelişmeler siyaseti nasıl etkiler?
Tartışılması iyidir. Bu tartışmalar sırasında,olayın arka planı daha net biçimde ortaya çıkarsa çok daha iyi olacaktır. Şimdi, arka plana bir daha bakalım. İrtica çok büyük bir operasyonun bahanesi olarak kullanılmıştır.
Askerin en büyük hatası olaylara ideolojik açısından bakmasıydı. 28 Şubat bu süreçte bir merhaledir ve her şey bu tarihte olup bitmemiştir. Hükümet yıkıldı ve Refah devre dışı kaldı. 1999'da IMF ile yapılan bir anlaşmadan sonra 2001 ekonomik krizini yaşadık. Bu kriz doğal bir süreç değildi ve IMF ile yapılan anlaşmanın devamı olarak planlanmıştı. Bunun sebebi ülkede yeni oluşacak siyasi iktidarı kontrol edecek sermayeyi güçlendirmekti. Fakat umdukları gibi olmadı. AK Parti'nin 2002 yılında iktidara gelmesi bu projeyi engelledi.

Arap Baharı nereye gidiyor?
Arap Baharı olarak adlandırılan eylemler başlayınca şöyle bir model kurdum: Yenidünya dengesi yine ABD ve Rusya ekseninde kurulacaktır. Bunlar, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki gibi, rekabet eden iki güç konumunda olacaklar ama enerji kaynaklarını yeni güç odağı olmak isteyen Avrupa ve Çin'in kontrol etmesine engel olacaklar. Rusya kendi kaynakları dışında ikinci büyük rezerve sahip olan İran'ı kontrol ederek doğalgaza egemen olacak, ABD Ortadoğu'daki petrolü kontrol edecek, Kuzey Afrika sınırlı kaynaklara sahip olarak Avrupa'ya terk edilecektir.
Suriye petrol bölgesine yakın olmasına rağmen İran ile yakın ilişki içindeydi. Bunun değişmesi gerekiyordu. Suriye'deki olaylar demokrasi için değil bu yeni modele uyum için gerçekleştiriliyor.

Çin'in gelecek 10 yılına damga vuracak Cumhurbaşkanı yardımcısı neden Türkiye'yi seçti?
Çin Başkan Yardımcısı'nın seyahati ekonomik amaçlı gözükse de arka planda siyasi hesaplar vardır. Mesela İran'la iyi ilişkiler içindedir ve Türkiye'nin bu ülkeyle iyi ilişkiler içinde olmasını istemektedir. Böylece Ortadoğu'da etkili olacaktır ve Afrika'ya açılan kapıda dostları bulunacaktır. Rusya zannedildiği gibi Çin'e yakın değildir. Türkiye bu büyük mücadelede kilit ülke konumundadır ve ülkemize yönelik operasyonlar yapılması normaldir ve bunları yaşamaktayız.

CHP'de neler oluyor?
Gelecek değişimde. Bu nedenle, CHP'de kendini yeni bölgesel güç dünya görüşüne göre yenilemeli. Bölgesel bir güç olmayı kolaylaştırarak ve çevremizdeki halkların da benimseyeceği bir dünya görüşü yaratmak zorundalar. CHP geçmişteki resmi ideoloji ile sınırlı kalmamalı. Kalırsa, çağımızın dünya görüşüne uygun davranan AK Parti iktidarı karşısında, başarılı olamazlar.