CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

2023 hedefi ve Çanakkale ruhu

Eklenme Tarihi 18 Mart 2012
Büyük vatan şairi Mehmet Akif Ersoy'un dizeleri günümüze ışık tutuyor:
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor.
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker, Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın."
Afganistan topraklarında, Çanakkale'de, Anadolu'da toprağa düşerek şehit olan tüm insanlarımızın ruhu şad olsun.
Çanakkale Savaşları vatan toprağı Anadolu'nun yeniden dirildiği, Türklüğün adeta yeniden tanımlandığı yerdir. Çanakkale bizleri bir ve beraber yapacak özelliklere sahiptir. İnsanımız Çanakkale dendiğinde ortak bir paydada kolayca buluşabilmektedir. Çanakkale'de Atatürk'ün de, Osmanlı'nın da, Türkün , Kürtün de, tartışmasız bir konumu vardır.
Çanakkale hangi partiye oy verirse versin insanlarımız için birleştirici paydadır.
2023'de Türkiye'nin tarih sahnesine güçlü bir aktör olarak döneceğinden hiçbir şüphemiz yok. 2023 Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yılı ve bizlerin bu tarihe kadar ki en önemli hedefi birleşik Türkiye ruhu olmalıdır. Çanakkale ruhunu, geniş ortak paydaya, tüm yasalara, anayasaya, gündelik yaşantıya oya gibi işlersek,yeni bir dirilişi savaşların 100. yılında, yani 2015'de yeniden yakalayabilir, 2015'den 2023'e kadar ise tüm Türkiye'yi saran milli bir ruha dönüştürülebiliriz.

'MANEVİ BAŞKENT ÇANAKKALE'
Peki, Çanakkale ruhunun derinliklerini geleceğimize nasıl taşıyacağız?
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, tarihi zaferlerin geleceğe mesajlarını değerlendirdi: Türkiye'nin siyasi başkentinin Ankara, ekonomi başkenti İstanbul, manevi başkenti de Çanakkale'dir. Çanakkale ruhu Türkiye'nin en önemli birleştirici paydasıdır. Çanakkale'de Türk'e, Laz'a, Kürt'e, Çerkez'e, kısacası Türkiye'yi oluşturan herkese yer vardır. Tıpkı Çanakkale Savaşı'ndaki siperlerde, yanımızdaki kardeşimizin mezhebini nasıl merak etmediysek, yanımızdaki dairede oturan kişinin mezhebini de fark etmediğimiz, önemsemediğimiz günlerin hayalini kuruyorum. Fark etmediğimiz etnik kökenlerin hayalini kuruyorum. O anlamda Çanakkale ortak paydasının Türkiye'nin olabilecek en geniş yaşanmış, en geniş ortak paydası olduğunu düşünüyorum.
2015 yılı ülkede ve dünyada barışı hakim kılmak için çok özel ve anlamlı bir tarih.
2015 yılında bu iş şahikasına ulaşmalı, Çanakkale'nin birleştirici ve uzlaştırıcı özellikleri tüm ülkeyi sarmalı."

'BİZ BİR ARAYA GELDİK'
Üniversite olarak, 2015'teki hedeflerinin, adlarını dünyaya duyuracak etkinliklere imza atmak olduğunu belirten Prof. Dr. Laçiner, "Çanakkale Savaşları'nın 100. yılındaki en büyük hayalimizse dünya liderlerini burada bir araya getirebilmek. Zaten savaşa katılmış olan 12 ülkenin liderleri gelecek. Bunun yanı sıra mümkünse 50 veya 100 ülkenin devlet başkanlarını da toplayarak barış kongresi düzenlemek istiyoruz. Tüm dünyaya hitap edecek büyük bir barış konferansının en çok yakıştığı il Çanakkale'dir" şeklinde konuştu.
Yeni Anayasa çalışmalarını, Çanakkale ruhu bağlamında değerlendiren Prof. Dr.
Laçiner
'in sözlerine dikkat çekiyorum:
Anayasayı değiştirdiğiniz, en iyi anayasayı yazdığınız zaman sorunlarınız bitmez. ABD'nin, Finlandiya'nın, Almanya'nın anayasasını alalım, buraya doğrudan getirelim, başına bir ay yıldız, üzerine de 'TC Anayasası' yazalım.
Sorunlarınız aynen devam eder. Hatta tüm anayasaların hepsini toplayın, en iyisini ortaya çıkarın, dünya anayasalar yarışması birincisi olun, yine bir şey değişmez. O anlamda anayasanın değiştirilmesinin sembolik bir anlamı vardır. Çünkü Türk milleti, uzunca bir süreden sonra belki de ilk defa olarak kendi anayasasını, sivil, silahlı olamayan anayasasını yapacak, ilk medeni anayasası olacak. O anlamda sembolik bir anlamı var.
Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni anayasası bir cümle de olsa beni tatmin eder.
O cümle de şöyle olabilir 'Biz Türkiye'nin insanları bir araya geldik, birlikte yaşamak istiyoruz, birbirimize karşı saygımız sonsuz. İşte ifade özgürlüğü olsun, farklılıklarımız olsun bir arada yaşayacağız. Tüm dünyaya bunu ilan ediyoruz'.
Ama zor olan bunu yaşamaktır, kanunların yazmak değildir."