Vav TV İzle
Sesli dinlemek için tıklayınız.
  • 16 Nisan 2022, Cumartesi

Dünyanın enerjisi bizde

YAKIN geleceğin bir numaralı ENERJİ cevherleri Bor ve Toryum. Tüm dünya bu iki cevherin peşinde… Ve dahası ikisinde de dünyanın en büyük rezervleri Türkiye'de….
Hadi gelin 30 Kasım 2007'e gidelim… Atlasjet'in İstanbul- Isparta seferini yapan yolcu uçağı Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'na inişe geçtiği sırada Türbetepe mevkiinde düştü. 7'si mürettebat, 57 kişiden kurtulan olmadı.
"Pilotaj hatası" denerek üzeri kapatıldı.
Düşen uçakta hayatını kaybedenler arasında Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Engin Arık ile araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan da vardı. Ölen akademisyenlerin tamamının ortak noktası "TORYUM" madeni konusunda ciddi çalışmaları olmalarıydı.
Ve Isparta Aksu Toryum kaynıyordu. Dünyanın en büyük ikinci Toryum rezervlerine sahip ülke Türkiye'ydi. 790 bin ton Toryum rezervimiz vardı.
Sadece Isparta'da bulunan 20 tonluk Toryum rezervi Türkiye'nin enerji ihtiyacını 100 yıl karşılayacak cinsteydi.
Isparta'ya Toryum uzmanı akademisyenleri götüren uçağın düşmesi akıllara "Sabotaj mı" sorusunu getirdi. Ölen akademisyenlerin yakın arkadaşı Prof. Dr. Saleh Sultansoy uçağın düşürüldüğünü bakın nasıl anlatıyordu; "Prof. Dr. Engin Arık bir bilim şehididir. Yüzde 99 olasılıkla uçak düşürüldü.
Engin Hanım kendisini Türkiye'nin kalkınmasına feda eden bir bilim insanımızdı. O uçak düşürülmeseydi, Türkiye bugün CERN'de asil üye olurdu.
Türkiye toryum yarışında dünyada liderler arasında olurdu." Toryum uzmanı akademsyenlerimizi kaybettiğimiz uçak kazası ile ilgili iddialarını sürdüren Prof Sultansoy, bu konuda bilgi sahibi olanların konuşmaya korktuğunu şu sözlerle ifade ediyordu; "Pilotaj hatası değil. İrtifa ile oynama vardı. 2- 3 saat içinde bir oynama var ve uydulardan gelen sistemden bizim bölgeye yanlış bilgiler gelmiş. Yani 500 metre civarında fark var. 500 metre fark, tam da dağa vurmak için yeterli. Bu konuda 1- 2 kanaldan bilgi geldi. Bana söyleyen uzmanlara, 'Çıkın televizyona söyleyin' dedim, ama o riski almadılar." Uçak düştükten 10 yıl sonra Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı bir iddianame hazırlıyordu.
CIA'ya çalışan FETÖ'nün Isparta yapılanmasıyla o iddianamede çarpıcı bir şekilde ele alınıyordu. İddianameye şok bir ses kaydı da giriyordu. FETÖ'nün şirketlerinden Koza Altın İşletmeleri A.Ş.'nin Isparta temsilcisi tutuklu sanık Muammer Görgeç'in cep telefonundan çıkan 5 dakikalık telefon görüşmesi kaydında düşen uçakla ilgili kritik bilgiler yer alıyordu. Telefondaki Konuşmada kimliği belirsiz iki kişi şüpheli Muammer Görgeç'e "Uçağı İsrailliler düşürdü, ölen akademisyenler Toryum madeni üzerinde çalışıyordu, bu çalışmalarda görev alan 1 akademisyen uçakta yoktu, o akademisyeni bulup Toryum madeni bölgelerini tespit edelim" diyordu.
Başkan Erdoğan kısa bir süre önce yeni müjdeler veriyordu. "Enerjide çok daha farklı alanlar açılacak" diyordu.
Farklı alanlardan biri de dünyada Hindistan'dan sonra en çok rezerve sahip olduğumuz Toryum'du. Tüm dünyadaki rezerv toplamı 1 milyon 790 bin tondu. Bunun 790 bin tonu bizdeydi. Ve sadece 20 tonu ile 100 yıllık enerji ihtiyacımız karşılanıyordu.
Ukrayna-Rusya savaşı ile özellikle enerji alanında sarsılan dünyada yakın geleceğin bir numaralı TERMİZ ENERJİ cevherleri TORYUM ve BOR'du. Araştırmacı yazar Haluk Özdil, Ferda Yıldırım'ın Youtube kanalında "açıdan çok avantajlı bir konuma geçecek. Çin'in yerini aldık Elon Musk'ın Türkiye'den istediği bir şey var. O da bor. Lityum pilleri olmazsa arabaları yapamaz. Lityum pillerini bordan üretecek bir fabrika üretecekler.
2022 Haziran ayına dikkat edin. Tesis kurabilir. Temiz enerji adına bor ve toryumun önemi çok büyüdü. Türkiye'nin iki cevherine göz diktiler. Bu yüzden Türkiye'ye saldırılar artabilir. 2023'te ilginç şeyler olabilir. Türkiye ekonomik" diyordu.
Türkiye sadece bu iki cevherle, Bor ve Toryum ile çok kısa bir sürede şahlanıp uçmaya aday. O yüzden dünyanın gözü üzerimizde. Kendini bağımsız yöneten değil, dışarıdan emir alan Eski Türkiye'yi istiyorlar.
O yüzden bu ülkede kimleri destekleyeceklerini, kimlere büyükelçilerle rakı balık yaptıracaklarını, kimlerin bildirilerini düzenleyip onaylayacaklarını çok iyi biliyorlar. Kim ne yaparsa yapsın nafile. Bu Millet anahtarı kime vereceğini çok iyi biliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya
      SON DAKİKA