İKİ YAKAMIZ bir araya gelemiyordu o günlerde.
"Böyyük" diyorlardı.
"Böyyük Türkiye" diye konuşuyorlardı meydanlarda.
Babam kağıttan Anadol araba aldığında "Vayy be" demiştim.
Uzay arabası gibi gelmişti bana.
Komşunun Murat 124'üne bıyık altından gülüyordum.
"Ulen gerçekten Böyyük Türkiye'yiz be" diyordum.
Elektrikler günde 4 saat kesiliyordu.
Sular da öyle.
Olsundu günün 18 saati "Böyyük"tük kardeşim.
Meydanlara her çıkan "İki anahtar" vaad ediyordu.
"Herkese ev ve araba" diyordu.
Hayal satıyorlardı.
Çünkü hayaldi o zamanlar.
Murat 124 nesliydik. Böyle Böyyüdük işte.
Yurt dışına çıktık.
Dağlardan geçtik karayoluyla.
Komünist ülkelerden geçtik.
Baktık onlarda da Lada'lar var.
"Ulen hakkaten Böyyüküz" dedik.
Ne zaman İtalya'ya vardık "Bu ne lan" olduk.
40 gün Milano'da kaldım.
Dünya kupasını izledim gazeteci olarak.
Sene 1980...
Sabah hızlı trene biniyor, akşam Torino'da maçı izleyip Milano'ya dönüyordum.
Uçak gibi gidiyordu hızlı trenler. "Bu ne ya" diye iç geçirdim her gün.
Hani biz Böyyük'tük?...
Eziktik ezik.
Bizi yemişlerdi fena halde.
Cumhuriyet tarihinde 80 yılda çivi çakmayan iktidarlar geldi bu memlekete.
Lafı salata yapıp, üzerine limon sıktılar.
Türkiye nereden nereye geldi.
Çin basını yazmış dün.
"Londra'dan Pekin'e karayolu açıldı" diye.
"Türkler yerin altından iki kıtayı birbirine bağladı" deniyor haberde.
Le Monde kadar cümle alem haber yapıyor.
Biz de bazı "SAPLANTILI" ideolojik kafalar tweet atıyor;
"Bu ne ya! Alt tarafı bir tünel.
9 senede yapabildiler üstelik.
Bu yaygara niye?" diye.
Bu LOJİK kafalar Bolu Tüneli'ni 16 yılda bitiremedi iyi mi?
Peşinden koştukları adamlar İzmir Bornova'da üst geçit açıyor.
"Şu kadar çimento kullanıldı. Şu kadar basamak var." diye.
Birileri yerin altında 90 fersah kazmış kıtaları birleştiriyor.
Bu adamları Türk halkıyla birleştiremiyor.
Birleştiremezsiniz...
Çünkü dediğimiz gibi; Bunlar LOJİK kafalar.
Tüm köprülere, Vatan caddesine bile karşı çıkanlar.
Şu günlerde 3. Köprüye, 3. Havaalanına "İSTEMEZÜK" diye bağıran İttihatçı torunları.
Neden "Beyaz Türkler" denir basmıyor kafam.
Siyaha "Beyaz" denir mi?.. Denir.
Bu kafalar "Beyaza siyah" der, siyahı beyaz diye bize yutturacak kadar yeteneklidir.
Kafaları buna çalışır.
"Balıkları neden göremiyoruz tünelde" diyecek kadar su altı ürünüdür bunlar.
Balık kafası taşırlar, balık gibi yüzerler aramızda.
Gecekondular ortadan kalkar, sahipleri plazalarda oturur, zengin olur.
Çift anahtar "Hayaldi gerçek oldu"ya dönüşür.
Memlekete arabalar sığmaz. Yola ihtiyaç olur.
"Yol olmaz, ağaçlara dokunma" diye sokağa dökülürler.
Dikilen milyarlarca ağacı görmezler.
"Ulen yolu nasıl yapacaksın" diye sorsan...
İyi yüzme bilmezler ama...
"Kavak ağacı üzerine çıkacaksın" derler.
Onun için bu kafalar asrın projesi "Marmaray'a binmem" diye bağırırlar.
"Gerekirse boğazı yüzerim yine binmem" diye yazarlar.
BÖYYÜK yüzücüdürler kendileri.
Marmaray'da trene binmezler.
Sadece bakarlar!!!