BEKİR HAZAR

BEKİR HAZAR

Son durak Ankara

Eklenme Tarihi 4 Mart 2026

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

İsrail istihbaratı Mossad, Suudi Arabistan'ın Ras Tanura petrol rafinerisine yönelik insansız hava aracı saldırısının arkasında mıydı? İranlı bir askeri yetkili, Suudi devlet petrol devi Saudi Aramco'nun rafinerisine yapılan saldırının İsrail tarafından düzenlenen bir "sahte bayrak operasyonu" olduğunu iddia ederek Orta Doğu'daki süregelen savaşta yeni bir tartışma başlattı.

Suudi Arabistan dünya devi Aramco'ya ait tesislerin vurulmasından dolayı burnundan soluyordu. "İran'a gereken cevabın verileceğini" açıklıyordu. Katar'da da devasa enerji şirketi QatarEnergy'in iki tesisi vuruluyor ve üretim duruyordu. İran'dan resmi açıklama geliyor ve "Biz Amerikan üslerini vuruyoruz. Diğer yerlerle ilgimiz yok" deniyordu. ABD'li ünlü gazeteci Tucker Carlson da Suudi Arabistan ve Katar'da, Körfez ülkelerinde bombalı saldırılar planladıkları öne sürülen Mossad ajanlarını yakaladığını iddia etti. Carlson bir yayında Suudi Arabistan ve Katar'da Mossad ajanlarının bombalı saldırı gerçekleştirmeden önce tutuklandıklarını söyledi. "Tuhaf. İsrailliler nenden İran'ın da saldırdığı iki körfez ülkesinde bombalama eylemleri düzenliyor. Onlar aynı tarafta değil mi?" diye de sorguladı. İsrail, İran'ı vururken Katar'ı, Birleşik Arap Emirlikleri'ni, Suudi Arabistan'ı, Bahreyn'i, Irak'ı, Kuveyt'i, Umman'ı ve Ürdün'ü de bu ateşin içine çekmek istiyor.

Siyonist fitnenin bunu sonuna kadar isteyeceğini bilmemek için aptal olmak gerekir. Hatta Ortadoğu'da başlattıkları bu fitne ateşinde yangının Türkiye'ye sıçraması da büyük hayalleridir. O yüzden her türlü provokasyonu yapacak, Dubai'deki oteli bile vurup İran'ın üzerine yıkacak potansiyel alçaklıkları vardır. Bunu çok kolay yaparlar. Zira Dubai'de tüm havaalanlarından tutun devlet dairelerine ve yöneticilere kadar herkesi ve her yeri MOSSAD korumaktadır. BAE tüm güvenliğini İsrail istihbaratına devretmiştir. MOSSAD'ın at koşturup cirit attığı ülkede her türlü kirli oyunu sahaya sürmemesi onlar açısından ahmaklıktır.

Başkan Erdoğan'ın "Siyonist tahrikle İran'a saldırıldı" açıklaması önemlidir. İsrail bölgemizdeki yılanların anasıdır. Ancak baktığımızda İran'ın da İsrail'den bir farkı yoktur. Suriye'de ve Irak'ta vekil güçleri aracılığı ile yüzbinlerce Müslümanı gözünü kırpmadan öldürtmüş bir ülkedir. Bu katliamların sorumlusu da Irak ve Suriye arasında mekik dokuyan ve öldürülen General Kasım Süleymani'dir. Esed'in yıllarca ayakta kalmasını sağlayan ve onun aşkına ölüm tarlaları oluşturanlar İranlı örgütlerdir. Şimdi ABD ve İsrail saldırırken, İran'ın körfezdeki diğer Arap ülkeleri topraklarına da füzeler göndermesi Washington'un ekmeğine yağ sürmektedir. Savaş öncesi "Sizi koruyacağım" diyerek körfez ülkelerinde 5.2 trilyon dolar tokatlayan ABD'nin, İran'ın bu hizmetkar saldırıları sayesinde yeni bir kazanç kapısı açacağı muhakkaktır. İran füzeleri sayesinde körfez ülkeleri ABD'den trilyonlarca dolarlık yeni silahlar almak için sıraya girecektir.

Aslında baktığımızda İran da Amerikan çıkarlarına deli gibi hizmet etmektedir. İran'da şahı yıkıp bu rejimi kuran da Amerikan istihbaratı CIA'dır. CIA ajanı David Steele ölmeden önce bize verdiği röportajda "Humeyni yeni rejimini kurmak için Tahran'a indiğinde biz de aynı uçaktaydık" diyordu. Şimdi şartlar değişince İsrail'le birlikte yeniden şah rejimi kurma hevesine kapılan da yine Siyonizm'in sadık Fino'suna dönen ABD'dir. Alırlar, kullanırlar, yeni hizmet alanları açarlar, miadı dolunca da çöpe atarlar. Bu hep böyle olmuştur. Ortadoğu'yu yıllarca fitne kazanına çevirip yerle bir eden üç ülke vardır. Bunlar ABD, İsrail ve İran'dır. Şimdi ilahi adalet onları birbirine kırdırıyor. İran yıllarca kendi topraklarında PKK'yı besleyip bize karşı kullandı. Şimdi İran'daki PKK, rejimi vurmak için ABD ve İsrail'den haber beklediklerini açıklıyor.

Her şey etme bulma dünyasıdır. Gazze'de onbinlerce bebek ve çocuğun ahını alan İsrail de sürekli gerilim yaşıyor. Önüne geleni bombalayarak, cepheyi genişletip, öfke ve nefreti büyüterek aslında yok oluşunu her geçen gün öne çekiyor. Kendi çıkarları için yaptıkları her saldırı ce organizasyon bölgede Türkiye'nin önünü açıyor. Suriye'ye topyekün daldılar, şimdi hiçbiri orada yok. Artık tüm bölge halkları ve yöneticileri ABD'ye güvenmenin, patriotlarına sığınmanın yetersizliğini çok daha iyi görüyor. Bu son savaş bittiğinde tüm bölge ülkelerinin koşacağı ve koruma kalkanı isteyeceği tek adres Ankara olacak. Bunu hep birlikte göreceğiz.