Bu ülkede "Allah" denmesinden rahatsız olan bir azınlık var. Bunlar ezandan bile rahatsızlar. Müslüman ülkede beş vakit ezan okunması dünyada en çok bunları üzer. Sıkıntı basar. Bazıları fenalık geçirir. Bu azınlık geçmiş dönemde ekranlardaki yandaşları aracılığıyla liselerde Cuma'ya giden çocukları takip edip haber yapıyordu. Suç işliyorlarmış gibi hedef gösteriyorlardı. Osmanlı'nın son dönemini darbeler yaparak iktidarı ve gücü ele geçiren masonlar yönetti.
Hepsi bu ülkede "Allah" denmesinden rahatsızdı. Hızla imparatorluğu mağlup olacakların yanında savaşa sokup parçaladılar. Ardından Hilafeti kaldırarak İslam ülkelerine liderlik etmemizi, parçalara ayrılan ve yeni devletçikler olarak ortaya çıkan eski imparatorluk topraklarıyla ilişkimizi kesmeye çalıştılar. "Resmi Dinimiz İslam yerine Batı'yı medeniyete taşıyan Hıristiyanlık olsun" diye ilk dönemlerin meclislerinde milletvekillerini kürsüden konuşturdular. Hızlarını alamadılar bu ülkede "Allah" denmesini yasakladılar.
Minarelerden tam 10 yıl "Tanrı uludur" diye ezan okuttular. "Allah" diyen imamı, müezzini cezaevine attılar. Bunlardan biri de 22 ay hapis cezasına çarptırılan rahmetli babamdı. Köylere jandarma gönderdiler. Ezanlar nasıl okunuyor diye. "Allahüekber diyen var mı" diye sorguladılar. Muhbirler ayarladılar. Jandarma yokken Ezanı "Allahüekber" diye okuyan köy imam veya müezzinlerini tespit edip içeri attılar. Kur'an-ı Kerim okumayı bile yasakladılar. Yıllarca gizli gizli okudu insanlarımız. Hıristiyanların kiliseye giderken giydiği şapka, kanunla zorunlu hale getirildi. Takmayanlar asıldı bu ülkede. Rahmetli dedem kendini kurtarmak için sokağa şapka elinde çıkardı. Asla başına takmazdı. Bize de garip gelirdi. Ezanı tekrar Arapça okutan Başbakanı bile astı bu ülkedeki o azınlık.
Yarın 28 Şubat post modern darbesinin yıldönümü. O dönemin kudretli Paşası ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı kafayı "Laiklik elden gidiyor"a takmıştı. 28 Şubat 1997 tarihindeki darbe MGK'sında "Laiklik ilkesinin bozulması, ezanın Türkçe okunmasından vazgeçilmesiyle başladı." diyordu. "Tanrı uludur" denmediği için laiklik bozulmaya başlamış imiş. Adam böyle düşünecek kadar kafayı bozmuştu. "Menderes'in en önemli hatası Türkçe ezanı değiştirmesidir" diye haykırıyordu. Bu kafalar "Millet dindar. Bizi din düşmanı görmesinler" diyerek askeri kışlalar için yemek duası hazırlanmasını istiyordu.
Bir çalışma yapıldı. Gelen dua "Allamıza hamdolsun, Milletimiz varolsun" şeklindeydi. Ancak "Allah" onları rahatsız etti. Değiştirdiler. "Tanrımıza hamdolsun" diye başlatıldı yemek duası ordu yemekhanelerinde. Yıllarca böyle okutuldu. 2017'de mevcut iktidar tekrar "Allahımıza hamdolsun"a çevirdi. Bundan bu azgın azınlık rahatsız oldu tabii ki. "İstanbul birgün feth olunacak. Ne güzel kumandandır o kumandan. Ve ne güzeldir onun askeri" buyurdu Peygamber Efendimiz. Bu hadisle müjdelenenlerden olabilmek için İstanbul önlerine geldi Eyüp Sultan Hazretleri. "Allah Allah" diyerek surlara yürüdü ve şehit oldu.
İstanbul'a ilk bayrağı diken Ulubatlı Hasan "Allah Allah" diyerek o surlara koştu ve şehit oldu. Bu toprakların her zerresi "Allah Allah" diyerek hücuma geçip ölüme meydan okuyanlar tarafından alındı. Çanakkale aynı söylemle düşmana geçit vermedi. 250 bini aşkın şehidimiz "Allah Allah" diyerek can verdi. Ancak gelin görün ki, onların can vererek bizlere bıraktığı bu topraklarda bazıları utanmadan okullarımızda "Allah" dendiği için kafayı yiyecek hale geliyor. Bir ilahi çocuklarımızın dilinden düşmüyor diye çıldıranlar var.
Bu ülkenin okullarında tabii ki çocuklarımız "Allah" diyecek. Ecdadını sevmeyi de, bu topraklar için nasıl can verdiklerini öğrenmeyi de bilecekler. İsrail'in ilk Cumhurbaşkanı "Türkiye'de tam 200 yıl ecdadına sövecek bir sistem kurduk" diyordu. Gidin bakın okullarda "Allah" denmesinden rahatsız olanların büyük çoğunluğu İsrail sevicidir. Bu topraklarda huzur içinde yaşamasına canıyla neden olan ecdadında düşmandır bu azgın azınlık. Araştırın, Osmanlı'nın parçalanmasına neden olan Mason ve ittihatçı paşaların genleri vardır bunlarda. Kimi dönmedir, kimi İslam düşmanı, kimi de devşirme. "Allah Allah" diyerek bu toprakları alanların sınırlarında "Okulda ilahi mi olur, Allah mı denir?" diye sesi çok çıkan azgın azınlıktır bunlar. Laiklik maskesinin ardına saklanırlar hep. Okullarda "Tanrı" denirse, ezanlar "Tanrı uludur" diye okunursa laiklik tamamdır, sorun yoktur bu tipler için. O yüzden bunlar asla bu toprakları "Allah Allah" diyerek alanların torunları olamaz.