Bergüzar Korel kızımız ağzına fular bağlamış.
Halit Ergenç kardeşimiz elinden tutmuş.
Üzerinde bir tişört.
Tişörtünde bir resim;
Che Guevara abimiz.
O bir devrimci.
Halit de Che olmasa da Hha edasıyla yürüyor.
Bir devrimci gibi Gezi'ye giriyor.
Hani Che Havana'ya girmişti ya öyle bir şey.
Memlekette devrim oldu zannediyor.
Benim hissettiğim duygu buydu o fotoğrafa bakarken.
Tamam çevre eylemi, ağaç okey.
Yeşile muhabbet hepsini ayırıyorum.
Amma velakin;
Gerçekten Türkiye'de küçük
bir azınlık devrim oldu zannetti.
Taksim'in ilk günleriydi.
Ulusalcı bir arkadaşım yanımda ablasını aradı.
Telefonun ucundaki abla,
"Kardeşimle Gezi'ye gidiyoruz" dedi.
Arkadaşım ablasını uyardı;
"Bak Suriye sınırında kamyon yakalandı.
İçinde 400 kilo patlayıcı ile.
Bu kahpe kamyonlar artık Reyhanlı'ya gitmez.
Dikkat et abla" dedi.
Abladan gelen cevap ilginçti;
"Olsun devrim kanlı olur."
Vallahi aynen böyle.
Bizzat tanık oldum buna.
Gezi olaylarının ilk günleriydi.
Bizim sitede bir ablamız sabahları erkenden uyanıyordu.
Balkondan 10. Yıl marşı okuyarak uyandırıyordu milleti.
Pazar sabahı bile devam etti.
Tatil matil yoktu ona.
O da devrim oldu zannediyordu.
Küresel sermayenin İsrail çıkarları için yemin etmiş
medyası da pompa yapıyordu.
"Türk Baharı" falan diye.
Bu kadar pompa "Devrim" moduna soktu bazılarını.
Galatasaray Lisesi, işadamı ve sermaye çıkaran
bir numaralı okulumuzdur.
Yalı sahibi mezunlarının sayısını bilmek için
Boğaz'a muhtar olmak lazım.
Pilavlar taşındı oradan Taksim'e.
Sermayenin babası Cem Boyner kardeşimiz bile koştu Taksim'e.
En çok TAVA'nın çalındığı yer Etiler'di.
Ardından Bağdat Caddesi Tavpiyonlar ligine çıkmaya hak kazandı.
Baktığınız zaman çocuklarının Porsche yarıştırdığı,
kaybedenin anahtarını verdiği semtin sakinleri onlar.
Maşallah Allah vermiş.
Daha çok versin.
Gezi'ye bir hayli sermaye de koştu.
Gariban semtler tava liginde küme düştü.
Hal böyle olunca Gezi'deki samimi eylemcilerin yanına devrim oldu
zannına kapılarak koşanlarda şimdi bir şaşkınlık seziyorum.
Halbuki 75.5 milyon evdeydi.
Bu fotoğrafı göremediler.
Ayrıca sermaye ile devrim olmaz.
Bunu da atladılar.
Sermaye bir Hortumdur.
Londra'dan localardan gelen rüzgara göre ağaçları
kökünden söken hortuma döner.
Fırtına dindiğinde topuklar.
Geriye locaların merkezi İsrail'de ağlama duvarı kalır.
İsrail milletvekilleri de gidip oraya ağlar.
Sanal gerçeklik diye bir olay var ortada.
Gençlik sanalda yaşıyor.
Müthiş bir espri ve yepyeni bir dil var orada.
Sanal dünyanın arkasına saklanan sermaye
şimdi Yalan dünya oldu.
Cem Boyner abimiz de geri adım atmış.
Gazeteler öyle diyor.
Bence daha bir geri topuklayacaktır yakında.