Haydi gelin bu sorunun cevabını birlikte bulalım. Öncelikle İsrail istemiyor.
28 Şubat'ta askeri anlaşmalarla içimize nüfuz ettiler.
Şimdi elçileri bile yok.
Suriye'de 11 bin kişiyi ip, tel, kayışla boğan KATİL Esad istemiyor.
Suriye'nin kuzeyine yerleşmeye çalışan EL KAİDE istemiyor.
Esad uğuruna can vermeye Suriye'ye koşan Hizbullah istemiyor.
Binlerce insanın katili DARBECİ general SİSİ istemiyor. İran'a sırtını dayayan Bağdat yönetimi istemiyor.
Londra istemiyor, kraliçe istemiyor.
Sarıgül'ün Fatih ilçesindeki konuşmasını bile takip edip "Devrim geliyor" diye göbek atan, kraliçeye Çarşamba semtinden müjde veren İngiliz Reuters istemiyor.
Musevi baronların Londra merkezli gazeteleri Financial Times'tan, Guardian'a kadar bilumum medya hakaretler ederek istemiyor.
Amerikalı Musevi baronlara ait Los Angeles Times, Washington Post, New York Times ve daha ne kadarı varsa hepsi istemiyor.
Türkiye'nin büyümesinden korkan Merkel istemiyor.
Almanya'daki Yahudi medyası topluca istemiyor.
3. havaalanına karşı olanlar istemiyor.
3. köprüye karşı olanlar istemiyor.
Kanal İstanbul'a HES'lere karşı olanlar istemiyor. "Bir imparatorluğun çöküşüne şahit olacaksınız" diyen ABD elçisi istemiyor.
Ankaralı Genç İşadamları Derneğini ziyaret edip "Hükümete karşı lobi oluşturuyoruz. Katılmak ister misiniz?" diye soran ABD ateşesi istemiyor.
ABD'deki Neoconlar istemiyor.
Obama karşıtları istemiyor.
Ne kadar İsrail yanlısı Yahudi lobisi varsa istemiyor.
Onları ziyaret ettirilen Kemal Kılıçdaroğlu Bey istemiyor.
O ziyaret ettirilime esnasında adaylığı açıklanan Sarıgül istemiyor.
Sarıgül'ün gezdiği konaklar istemiyor.
CIA içindeki İsrail yanlıları istemiyor.
İsrail çıkarları için raporlar hazırlayan ve içlerinde Türkler'i de çalıştıran düşünce kuruluşları istemiyor.
Dünya baronlar baronu Rotschild HAEDANI istemiyor.
Onun çırağı Rockfeller istemiyor.
Onların milyarlarca dolarla fonladığı CFR'ler, Bilderbergciler istemiyor.
Tetikçileri SOROS istemiyor. İsrail'in ABD'deki resmi lobisi AIPAC kongreye açık açık mektup yazarak istemiyor.
Eric Edelman ve Abramowitz gibi Musevi darbeciler "Obama Türkiye'ye müdahale etsin" diyerek açık çağrılarla istemiyor.
Aralarında Sean Penn gibi sanatçıların da olduğu 50'ye yakın Yahudi entellektüel ilanlar verdirilerek istemiyor.
Mason locaları ittifakla istemiyor.
Uluslararası Bankerler, Faizciler, tefeciler istemiyor.
Hükümet gidiyor diye şampanya patlatıp parti düzenleyen yerli holdingler istemiyor.
Krizlerden şişmanlayan eski kafalı yerli sermaye istemiyor.
Türkiye'deki BAŞBAROn ve onun tayfası istemiyor.
Musevi ortakları olan bazı Türk PATRONLAR istemiyor.
Darbelere verdiği desteklerle tanınan TÜSİAD istemiyor. "Öncelikli görevimiz İsrail'in çıkarlarını korumak" şeklinde tüzüğe sahip ortağı olan yerli medyamız istemiyor.
Dünyada yüzlerce, bizde bir tane yayın organı olan Yahudi medya baronu Murdock istemiyor.
Ananas yiyenler istemiyor...
Ananas istemiyor.
Bir de UGANDA!!!
Uganda'nın resmi dili İngilizce ve Shavili'dir.
Shavili Arapça'da "Sahiller" demektir.
Sahiller de Boğaz'daki yalılar da Erdoğan'ı istemiyor.
Hala anlamadınız mı?
Tesbih Nanasi'den sonra çekilmez.
NOT; Uganda dilinde Nanasi "Ananas"
demektir.