CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Lütfen 'Ööö' deyiniz!

Eklenme Tarihi 06 Temmuz 2010
Besteleri ile ünlü Selami Şahin, bir o kadar da espri ve fıkraları ile de şöhretin zirvesinde… Malum Mustafa Topaloğlu bir dönem Bülent Ersoy ile ekranlarda müthiş bir kavgaya girmişti… "Aslında sizin önünüzü kesmeseler dünya çapında bir sanatçı olacaktınız" diyerek Bülent Ersoy'u çılgına çevirmişti… Mahkemelerde bu kelimelerin hesabını vermişti… Perde arkasında bu kelime oyunlu cümlenin yazarı ve bestekarı Selami Şahin'di… O ürettikten sonra "Mustafa kavgada Bülent Ersoy'a bunları söyle" demişti… Zaten Mustafa Topaloğlu canlı yayında bu cümleyi patlatınca da, Bülent Ersoy'un etrafındakilere ilk tepkisi "Bu Mustafa'nın kelimeleri olamaz.
Bunu yazsa yazsa Selami Şahin yazar" demiş… İşte o Selami Şahin ile üç gündür Bodrum'da beraberiz… Bana kafayı yedirecek duruma geldi… Türkçe'deki kelimelerin lastik gibi her yere çekilir özelliğini en derinden keşfeden biri olarak tarihe damga vurmaya hazırlanıyor… Onunla sohbet ediyorsunuz, ağzınızdan her çıkan kelimeye başka anlamlar yükleyip sizinle acayip makara geçiyor… Ve bunu hep yapıyor… Sürekli… Durmaksızın… Kelimeler onda takıntı olmuş… Ve dahi siz onunla üç gün bir yerde takılırsanız vay geldi başınıza… Siz de beyni yıkanmış psikolojisi bozulmuş, takıntılı biri olarak piyasaya çıkıyorsunuz… Şu anda tüm sohbetlerimde kiminle konuşsam ağızlarından çıkan kelimelere takıntı yapıyorum… Elimde olmadan başka anlamlar yüklemeye çalışıyorum… Beni bu hale getirdi Selami… Mesela başından geçen bir olayı anlattı… Birgün bir mekanda arkadaşlarıyla yemek yemiş. Sonra hesabı ödemeden dışarı çıkmış. Garson peşinden koşup "Beyefendi ödediniz mi?" diye sormuş… Selami bağıra bağıra "Öööö" demiş… Buna benzer binlerce kelime oyunu anlattı bana… Durumum hiç iyi değil… En iyisi ben kaçayım… Acaba beşay mıyım?...
Adamın biri çok fena kızmış… Karısı erkekmiş… Tövbe tövbe…

* * *
"O BİİR MELEK ABLA"
Şarkıcı Onurşan önceki akşam Bodrum'da yazlığından çıkmayan Melek Baykal'ı arıyor… "Ablam akşam seni bir mekana götüreceğim, almaya geliyorum" diyor… Melek Baykal "Evden çıkacak halim yok, gelemem" dese de Onurşan denizden zodyak ile kapıya dayanıyor… Hal böyle olunca da Melek Baykal davete icabet etmek zorunda kalıyor. Zodyaka binerken düşünce de ayağını feci şekilde incitiyor… Geceyi ağrı ve acılarla geçiriyor…. O haliyle sabah hastaneye gitmesi gerekirken sargılar içinde Herşey İçin Berna Laçin programına katıldı… "Neden hastaneye gitmedin" diye sordum. "Berna'ya sözüm vardı… Biz sanatçıyız… Eğer sözümüz varsa öleceğimizi bilsek sahneye koşarız. Programdan çıkar çıkmaz hastaneye koşacağım" dedi… Ağrı ve acılarla üç buçuk saat programa katıldı… Ardından kendine zaman ayırıp morarmış ayağı için hastaneye koştu… O Melek Baykal… O bir sanatçı değil.. O gerçek bir sanatçı… Hatta sanatçı ötesi biri…