CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR

BEKİR HAZAR

Kısa battaniyedeki adam

Eklenme Tarihi 04 Nisan 2013
"Hayat kısa gelen...
Bir battaniye gibidir.
Yukarı çekerseniz...
Ayak parmaklarınız isyan eder.
Aşağı çekerseniz...
Omuzlarınız titrer.
Ama yine de neşeli insanlar...
Dizlerini karnına çekerek...
Rahat bir uyku uyumayı becerir."
Marion Howard böyle demiş.
Bugün size hayatı ve...
Hayatın içindeki kısa bir battaniyenin...
Hazin öyküsünü anlatacağım.
Beylikdüzü Yakuplu'da oturuyorlardı.
Takvimler 25 Mart 2013'ü gösteriyordu.
Saat 16.00 civarıydı.
Ağabey-kardeş birbirlerine baktılar.
İkisi de perişan olmuştu.
Yüreklerine kor düşmüştü.
Yatakta bir adam yatıyordu.
Ve durumu hiç iyi değildi.
Şuuru gitmişti.
O adam babalarıydı.
Sağlıklıyken neşeliydi ama...
Şu an gözleri kapanmıştı...
Ve dahası zor nefes alıyordu.
Ağabey olanı, bir doktor arkadaşını aradı telaşla.
Babalarının durumunu anlattı.
Belirtileri sıraladı.
Telefonun ucundaki doktor;
"Durum vahim görünüyor.
Derhal ve acil hastaneye getirin"
dedi.
Paniğe kapıldılar.
Hemen 112'yi aradılar.
"Ağır hastamız var" dediler.
Ambulans istediler.
Kapıya ambulans geldi.
İçindeki hemşireler eve girdi.
Hastaya baktılar, sert bir tonla;
"Bizi neden çağırdınız?
Bu hastanın ambulanslık işi yok"
dediler.
Fena halde azarlanmıştı ağabey ve kardeş.
Büyük olanı öfkelendi.
"Nereden biliyorsun?
Daha muayene bile etmediniz.
Şöyle bir baktınız o kadar.
Bir hastanın ambulanslık olup olmadığını...
Böyle mi anlıyorsunuz?"
dedi.
Görevliler;
"Bize işimizi mi öğretecekseniz?" diye sert çıktı.
Ağabey olan görevlilerden birine;
"Sen hastanın hangi noktada olduğuna...
Nasıl karar verirsin"
dedi.
Görevli, "Bana sen diyemezsin!" diye bağırdı.
Ve o evde müthiş bir tartışma başladı.
Gelinen son nokta önemliydi.
Ev sahipleri ambulans çalışanlarına;
"Tamam madem sizi boşuna çağırdık...
Özür dileriz, gidin bu evden.
Biz kendi işimizi kendimiz hallederiz"
dediler.
Kapıyı gösterdiler görevlilere.
Şuuru giden babalarını...
Alelacele ilk gördükleri...
Kısa bir battaniyeye yerleştirip...
Dizlerini karnına çektiler.
Ayak parmakları açıkta kalmamalı...
İsyan etmemeliydi.
Veya omuzları titrememeliydi.
İki ucundan taşıyarak taksiye bindirdiler.
Hastaneye götürdüler.
Battaniye ile odaya taşıdılar.
Yoğun bakıma alındı hasta.
Üç gün sonra da öldü.
Sayın Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu;
Ambulanstakilerin "Ne gerek vardı?
Bizi neden çağırdınız"
diye azarladığı evden...
Battaniyede hasta taşıyarak çıkanlar kardeşlerimdi.
Kısa battaniye ile çıkarılan ve hastanede...
Hak'kın rahmetine kavuşan kişi ise...
Benim babamdı.
Panik halindeki kardeşlerimi...
"Bu hastanın ambulansa ihtiyacı yok...
Bizi neden çağırdınız?"
diye azarlayan...
O mümtaz görevlilerinizden özür diliyorum.
Kardeşlerim ayıp etmişler.
Allah personelinize;
Sağlık, sıhhat ve afiyet versin.
Hiçbirini kısa battaniyelere düşürmesin.
Ambulanslarınız vatana ve millete hayırlı olsun.
Yüce Rabbim kimseyi kısa battaniyesiz bırakmasın.
Amin.