CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Karda kalan leylek üşürmüş

Eklenme Tarihi 20 Ağustos 2010
Televizyoncu bir arkadaşımla muhabbetteydik… Bu aralar ona program sunduran yoktu pek.. "Ben her türlü programı yaparım. Hem de iyi yaparım" dedi. Sitem etti tv yönetenlere.. "Yapamazsın" diye karşı çıktım. Bir süre tartıştık… "Ben iyiyim, izlenirim" demekle olmaz bu işler… Nice iyi olduğunu düşünen tv yiğitleri unutulup yitik olmuştur bu alemde… Meriç ve Ahu Tuğba 40 share gibi rekor rakamlarla izleniyordu bir zamanlar. Ancak şimdi onlara kapıyı açacak kanal yok. İzlenmek değildir önemli olan… Formattır… Ve o formatın üzerine giydireceği elbisedir. Sende bırakacağı izdir, yüzüne vuracağı imajdır… Her önüne gelen formata balıklama atlamayacaksın, "Ben iyi yaparım" diye çekirgevari zıplamayacaksın. O yüzden… Ne demiş atalarımız diyemiyorum çünkü o zamanlar tv yok tu ama… Bana göre "İyi formatın yoksa karda kalmış çıplak leylek gibi üşürsün"…

KARAVANI DEVİREN ADAM
Volkan Konak karavanla gezmeyi seviyor. Önceki gün açıklamasını okudum "Çorapları çıkarıp yürüyorum, elektriği toprağa veriyorum, toprağı seviyorum, karavanda yaşamı seviyorum" diyordu… Malum bir kola firmasının milyon dolarlık reklam teklifini "Amerikancı firma" diye reddetti. Ancak böyle konuşmaya ve yaşamaya devam ederse Amerikan filmlerinde sıkça izlediğimiz karavanların satışlarını patlatacak… Geçen yıl yine karavanıyla Uludağ'a çıkmış Volkan. Gecenin ilerleyen saatlerinde ekibiyle birlikte karavanına atlayıp yola çıkmış. Şoförü biraz alkollüymüş. Karavan devrilmiş, üç kere ters dönmüş. Volkan "Uyy ben size demedim mi bu saatte yola çıkmayalım" diye bağırarak çıkmış karavandan. Ardından "Heyy millet ölen var mı" diye sormuş. "Hayır" cevabı alınca rahatlamış… Karavanda yaşayıp, karavanı deviren adama geçmiş olsun…

ÇÖZEMEDİM
Yıllar önce Arabistan'a giderek Kabe çekimleri yapmıştım gizli kamera ile… Tam bir saat… Çıktım dışarıya heyecanla… Baktım kasette bir saniye bile görüntü yok… Geçen yıl Show tv'den arkadaşlar gitti kutsal topraklara çekime. Onlara "Kabe'yi gizli kamera ile çekerseniz ilk kaset boş çıkar, buna hazırlıklı olun" dedim… Nitekim öyle oldu… İlk çekimlerden sonra dışarı çıktılar heyecanla.. Bir saniye görüntü yoktu kasette. Bu yıl atv ekibi gitti kutsal topraklara. Onlara da aynını söyledim. Nitekim gizli çekim yaptılar bir saat. Kabe dışına çıktıklarında kasede baktılar… Bir saniye görüntü olmadığı gerçeği ile karşılaştılar. Hep ikincide görüntü alabiliyor her giden nedense… Sırrını çözemedim…

BİR BULAN!
"Konu bulamayan yazarlar Fazıl'ı yazıyor" diyen bir baba yazarımız… Oturmuş tüm yazısını Fazıl'a ayırmış… İyi mi?