Telaşla biri çıkar. "Ne olur rüzgara emret de...
Beni tez elden...
Hindastan'a uçursun" diye yalvarır.
Hz. Süleyman merak eder. "Neden?" diye sorar.
Adam yolda Azrail'i gördüğünü söyler.
"Bana ters ters baktı, galiba canımı alacak" der.
Süleyman Peygamber rüzgara emreder.
Adam Hindistan'a uçurulur anında.
Ardından Hz. Süleyman aynı gün...
Azrail ile buluşur.
"Niçin vatandaşıma ters ters baktın?" diye sorar.
Azrail'in cevabı ilginçtir;
"Bugün onun canını almam emredildi.
Ancak Hindistan'da ölmesi gerekiyor.
Hâlâ buralarda ne işi var diye baktım."
"Ölüm geldi cihane, gerisi bahane" demişler büyüklerimiz.
Saatin, vaktin geldiyse...
Nerede olursan ol, ölüm gelip seni buluyor.
Van'da yaşanan ikinci deprem haberlerini izlerken...
Bir habere kilitlendim.
Japonya'dan gönüllü doktorlar gelmiş Van'a...
Ülkeleri beşik gibi sallanıyor.
En şiddetli depremleri, 9.2'leri yaşıyorlar.
Binalar çökmüyor, ölmüyorlar.
Deprem hayatlarının bir parçası olmuş.
Hayatta kalıyorlar.
Sonra bize geliyorlar yardıma...
Depremde göçük altında kalıyorlar.
Ve ölüyorlar.
Ülkelerinde deprem anında...
Kaçacak delik aramıyorlar.
Oturup bekliyorlar.
Çünkü biliyorlar ki...
Binalar sağlam.
Kaçacak yer aramanın gereği yok.
Yardıma geldikleri ve göçük altında kaldıkları Türkiye'de ise...
Binalar 5.6'da bile gidebilir.
Kaçacak delik aramak gerekir.
Çünkü binaları yapanlar...
Malzemeden çalıp...
Deprem anında son nefese hazırlıyor insanları.
Otelde kalan inşaat mühendisleri var.
"Bina sağlam, biz de burada kalıyoruz" diyor gazetecilere.
Ve mühendisinlerin "Sağlam" dediği bina 5.6'da gidiyor.
Nasıl bir inceleme bu anlayamıyor insan.
Mühendis anlayamıyorsa o binanın göçeceğini...
Japon doktor nereden bilsin?
Üzüldüm göçük altında kalan Japonlar'a...
Binlerce km. öteden geldiler...
Depreme dayanıksız binalarımızda can verdiler.
15 saat sonra enkazdan sağ çıkan Miyazaki...
Kurtarılamadı ve öldü.
Cihan haber ajansı muhabirleri gibi...
Otelden yemeğe çıksaydı kurtulacaktı belki de...
Veya Star muhabiri Kemal Gümüş gibi...
Rüya da göremedi.
Kemal kardeşimiz sabah kalkıyor.
Van'da birlikte konakladıkları otelde...
Türkiye Gazetesi'nden...
Meslektaşı Salih Bilici'ye...
"Bir rüya gördüm.
Deprem oluyor, bina başımıza yıkılıyor.
Ancak ikimiz de kurtuluyoruz" diyor.
Salih "Hadi terk edelim bu oteli" çağrısı yapıyor.
Rüya üzerine terk ediyorlar.
O gece deprem oluyor.
Otel çöküyor.
Kemal ve Salih şu anda hayatta.
Bayramda satın aldıkları kurbanlıkları kestirip..
Etini fakir halka dağıtan Japon yardım ekibi ise...
Göçük altında...
Evet bayramda da çalışmışlar.
Hatta bayramda et bile dağıtmışlar.
Vee...
Bayram'da çöken...
Bayram Oteli'nin altında kalmışlar...
Çürük binaları yapanlara...
Japonca "İi kyuujitsu o" diyorum...
Yani "İyi bayramlar"..