10.000 kadar silahlı Rum, kaleyi muhâsara altına aldılar.
Nisan başlarında bütün yarımada, ASİLERİN eline geçmişti.
Mora'nın kuzeydoğusunda Nauplion (Türkçe: Anabolu) limanı, İHTİLAL idaresinin merkezi olarak ilân edildi.
Öldürülen Mora Türkleri'nin 40-50 binden az olmadığı muhakkaktır.
5 Ekim 1821'de Tripoliçe'nin düşmesi, faciayı tamamladı.
Kaledeki asker ve sivil 8.000 Türk, yeni doğmuş çocuklar bile ihmal edilmeksizin öldürüldü.
Bab-ı Ali, o bir hükümdar derecesinde imtiyazlar tanıdığı Ortodoks Cihan Patriki Grigorios'un asilerle işbirliği halinde olduğunu tesbit edince, 22 Nisan 1821 günü kendisini tevkif ederek Fener Patrikhanesi'nin orta kapısında astırdı.
Yeni Patrik'in emriyle bu orta kapı, o tarihten itibaren kapatılıp iptal edildi ve bir Türk devlet veya hükümet başkanı aynı yerde asılıncaya kadar açılmamasına karar verildi.
Bab-ı Ali, İHTİLAL'in başında olanlardan yakalayabildiklerini imha etti.
Edirne, Kayseri, Tarabya ve Edremit piskoposları ile birkaç Fenerli Rum beyi de asıldı.
Bu Fenerli Rum beyleri, Boğaziçi'nde muhteşem saray ve konaklarda yaşayan, bilhassa armatörlükle zengin olan, Bab-ı Ali'nin Eflak ve Boğdan prenslerini aralarından seçtiği bir kitleydi. İHTİLALCİLER, Ege adalarının çoğuna hâkim olmuşlardı.
Anadolu'nun Kuşadası Körfezi'ndeki Sisam adası, bunlardan biriydi.
6.000 Sisamlı, adaya hâkim olduktan sonra, kuzeybatıda, Çeşme'nin karşısındaki Sakız adasına çıktı. Sakız'da birkaç bin Türk'ün yanında 80.000 Rum yaşıyordu.
Sisamlılar, Sakızlıları derhal ayaklandırdılar.
11 Nisan 1822'de Kapdan-ı Derya Nasuh-zade Ali Paşa, adanın Çeşme'ye bakan Sakız limanına girdi.
Bir hafta karşı koyan asiler imha edildi.
Bir devletin EN TABİİ HAKKINI KULLANMASI ve Mora'da yapılanlara küçük bir karşılık olan bu hareket, Avrupa'da büyük akisler uyandırdı.
Lord Byron ve Victor Hugo gibi şairler, Beethoven gibi bestekarlar, ressamlar, gazeteciler, acıklı eserlerle Sakız isyanının bastırılmasını terennüm ettiler.
Avrupa'da Türkler'in barbarlığı üzerinde uzun boylu sözler söylendi.
Kaptan-ı Derya Ali Paşa'nın oğlu, yani büyükbabamım büyükbabası Mehmet Ali Bey birkaç padişaha hizmet etmiş ve Sultan Abdülmecid'in baş mabeyincilik (genel sekreterlik) görevini üstlenmiştir."
Yukarıdaki yazılanları Nasuh Mahruki'nin internet sayfasından aldım.
Nasuh kardeşimiz İHTİLAL bastıran aslan yürekli bir Osmanlı Paşası'nın torunu.
Dedesinden yıllar sonra İHTİLAL ve ayaklanma çağrısı yapan bir Türk genci.
"Türk subayları içinde lider yok" diyerek DARBE tellallığı yapıyor.
Bir dedenin kemikleri sızlıyor.
Mezarında rahat uyu Kaptan-ı Derya Ali Paşa.
Bu ülkede artık İHTİLALLER devri kapandı.
Torunun istese bile!!!
NOT; Kemal Kılıçdaroğlu da Sosyalistlere Gezi ayaklanmasını görüntülü anlatmış.
"Türk vatandaşları özgürlük için böyle ayaklandı" falan diyor görüntülerde.
Dikkatli izleyince "Vatandaşlarımız" dediği yerde Avustralyalı kızı gördüm. Hani Gezi'de meşhur olan o kız. "Türk vatandaşı" imiş.
Kemal Bey öyle diyor.