CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Futbol'dan Futaz'a

Eklenme Tarihi 09 Ağustos 2011
Fenerbahçe maç yapmış, birilerini yenmiş, oynamış haberim yok hiçbir şeyden.
Transfer yapmış veya yapmamış ilgisiz ve bilgisizim.
Emenike'yi göndermiş, günler sonra biri çıtlattı da öğrendim.
Arkadaşım "Andre Santos dönmüş" dedi.
Bön bön yüzüne baktım. "Fener Drobga'yı alıyormuş" diye ekledi. "Eee" dedim.
Alıyorsa ne yapacak, 2.ligde mi oynatacak?
Bana ne yani idi durumum.
Geçmişte gazetelerin spor sayfalarından başlardım önce.
Şimdi elim gitmiyor hiç, bakmıyorum.
Baktığım tek şey evimdeki Digitürk decoderi…
Melül melül bakıyorum hem de.
"Ulen decoder seni iptal etsem mi etmesem mi?" diyorum.
Nasılsa maçlara takılmıyorum artık.
Tüm futbol keyfim gitmiş… Birileri içine etmiş şikelerle mikelerle…
"Ne yapayım artık futbolu" modundayım.
Ve dönüp baktığımda da… Benimle aynı modda takılan çok insan görüyorum.
Galatasaraylı bile heyecansız.
Bomba transfer yapılsa "Eh yani" diye zayıf sesler çıkıyor.
"Hurraa" diye bağıranını görmedim.
Beşiktaşlısı da öyle… Zevksiz, heyecansız, ölü bir sezona gireceğiz.
Eskiden benim için futboldu… Şimdi futaz gibi bir şey oldu.
Ne yapsam bilmiyorum.
Acaba hokeye mi merak salsam?
Gidip Avrupa şampiyonu olan açık hava hokey milli takımımızı izleyeyim bari.
Gerçi onların da sahası yokmuş.
Acaba nerede izlesem?..

* * *
KAZI-KAZAN-HARCA-BÜYÜ
İktisat Fakültesinde okudum.
İlk gün Prof. Erdoğan Alkin geldi dersimize.
O gün anlattıkları hala kulağımda yankılanıyor.
Amerika iç savaştan çıkmış.
Üretim yok, ekonomi çökmüş, fakirlik diz boyu.
Devlet Başkanı binlerce işsizi toplatmış.
Çöllere götürmüş.
Üç ay kazdırmış.
Üç ay sonra kazılan yeri bu defa kapattırmış. "Aç-kapa, aç -kapa."
Aylarca kazma sallama.
Açılanı kapatma, kapanını açtırma sonra bir daha kapattırma…
Ve böylece para kazanmaca.
Harcayacak yer aramaca…
Derken çöle kasaptan manava bir sürü adam gelmiş.
Çünkü para kazanan kazıcılar var.
Bakkal manav derken şehirler kurulmuş böyle…
Amerika böyle yenmiş fakirliği.
Kazıcılarla…

* * *
KAZICILAR ÇOK ÖNEMLİ
Pazar günü Ereğli'den Akçakoca'ya geldim.
Büyük bölümü otobandı.
Çok az bölümünde de hafta sonu olmasına rağmen…
Arı gibi bir çalışma vardı.
Yakında komple otoban olacakmış.
1982'de vurulmuş ilk kazma. "Otoban geliyor" diye sevinmişler.
Ancak gelmemiş yıllardır.
Şimdi kısa bir sürede çoğu gelmiş, azı kalmış.
Akçakoca'dan İstanbul'a geldim.
Sahil şeridi üzerinden olan yolu tercih ettim.
Karasu'ya kadar mükemmel bir yol.
Karasu'dan Sakarya'ya otoban… Ara yollarda bile duble yollar.
Her yerde kazma vuruluyor.
Her yerde kazıcılar çıkıyor karşımıza.
Şantiye gibi yollarımız.
Ve Türkiye yollanıyor.
Yolsuzluk bitiyor artık.