Aynen böyle diyordu ekranda Ali Murat Güven.
O bir sinema eleştirmeni.
Hem de en iyisinden… Kısa metraj film çeken gençlere takmış kafayı.
Türkiye'de çok kısa film çekiliyormuş.
Ama büyük çoğunluğunun içeriği faciaymış. "Bol bol intihar var" diyor Ali Murat…
"Kardeşim bu ne ya!" diye ekliyor. "Dur daha yaşın kaç?..
Hayata atılmadan..
İntihara dalmışsın… Kısa filmlerde sürekli…
İntihar sahneleri.
Bizim gençlik nereye" diye devam ediyor.
Almanlar'ı, İngilizler'i örnek verdi.
Avrupalı gençler de kısa film çekiyor.
Köpeği evi terk etmiş… Alman ağlıyor filmde… Günler geçiyor…
Köpek eve dönüyor… Alman genç havalara uçuyor.
Köpeğine sarılıyor… Bu kısa film hayvan sevgisini… Ve dahası mutluluğu anlatıyor.
Aşkı, sevmeyi çekiyor batı gençliği… Bizimkiler ise… Kısa filmlerde… Adamı ipe asıyor…
Tövbe tövbe… Şu aralar Okan Bayülgen ile… Büyük bir proje üzerinde çalışıyoruz.
Yakın bir zamanda atv'de başlayacak bir yarışma. "Çek bakalım"…
Kısa metraj film yarışması.
Okan da var jüride… Hıncal Uluç da… Bomba gibi isimler…
Ve bir bomba daha… Jüriye dev bir yeni isim katılıyor…
Hülya Avşar da "Çek Bakalım"da… Yüzlerce kısa film geliyor gençlerden.
Oturup izliyoruz… Ali Murat'ın dediği gibi…
Maşallah bol miktarda bunalım filmi de geliyor.
İntiharlar vs..
Şizofreni oynayanlar… Yarışmada bu tarz filmlerden kaçınacağız.
İzleyeni bunalıma sokmak değil hedefimiz…
Bunalımda olanı hayata döndürmek… Güldürmek..
Yaz sıcağında kimi Ege'de… Kimi de Akdeniz sahillerinde…
Kimi de Boğaz'daki mekanlarda… Çılgınca eğleniyorlar.
Televizyon başında olanlar ise… Bir yere gidemeyenler.
Zaten sıcaktan bunalmışlar.
Onlara sandalye ve… Tavana asılı ip göstermenin alemi yok…
Benim anlayamadığım nokta… Bizim gençlik neden bunalıma meraklı…
Sosyologlar, uzmanlar araştırsa da…
Anlamamızı sağlasa…
"Şizoyum abi frenim yok…"
Slogan bu… Şizo…
Fren…
Şizofren…
Noluyor yahu?