CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Ece'yle polemik günümdeyim

Eklenme Tarihi 06 Kasım 2010
Gazetemizin yazarlarından Ece Vahapoğlu ile muhabbet ettik önceki gün. "Yahu Ece biraz birbirimize çakalım köşelerimizde de reklam olsun. Devir yazarlar arası polemik devri." diye takıldım.
Aradan bir gün geçti, bir mail geldi. "Hollandalı 'Cityfilm' TV ekibi tüm dünyada yayınlanacak İstanbul'u tanıtan filmi çekmek üzere Türkiye'den başarılı sunucu ve yazar Ece Vahapoğlu'nu seçti." diye… Kültür ve Turizm Bakanlığı da destekliyormuş projeyi. 21 dakikalık çekimlerin ilk gösterim galası önceki akşam Reina'da yapılmış.
Ece İstanbul'un tarihi ve turistik yerlerini gezmiş ve sunmuş. İyi de yapmış. Dünyanın dört bir yanındaki dev oteller zincirleri ve internet televizyonlarında gösterilecekmiş bu film...
Dur dedim şunu ben de izleyeyim. Ece'nin açıklarını bulup polemik mevzusu oluşturayım.
Oturdum izledim. Birkaç gece kıyafeti dışında hep kot pantolon ve aynı tişört ile yapıyordu Ece anonsları. Oh yakaladım diye sevindim.
Bana ne ben anlamam, "Hollandalı yapımcı öyle istediği için bu tarz giyindim" diyemezsin, kabul etmiyorum Ece... Kesinlikle rüküşsün...
Vee bir bomba daha… Filmin sonlarına doğru Ece hamama giriyor… Peştamalı takıyor, göbek taşına yatıyor, köpükler eşliğinde kese yaptırıyor… Yine yakalandın Ece...
Hamama girerken anlık da olsa tabela geliyor ekrana... "Galatasaray Erkekler Hamamı" diyor...
Kız peştamalla ne işin var erkekler hamamında...
Etti 2-0... Polemikte öne geçtim… Bir golde kendi kaleme atayım. Güzeldi çekimler... Ece'nin sıcak yüzü ve sunumu on numara olmuş.
Tebrikler...

* * *

TİYATROCU AYILAR
Behzat Uygur ile karşılaştık önceki gün… "Ne var ne yok" dedi… "Senin yaptığını ayılar yapmaz" dedim... Yüzünün rengi attı. "Yahu ne var bunda, ben doğruyu söyledim.
Ayılar tabii ki senin yaptığını yapamaz. Sen tiyatro yapıyorsun, ayılar yapabilir mi? Niye tersten algılıyorsun"
dedim...
Kahkahayı bastı, "Kardeşim eskiden ayılar da sokaklarda gezdirilip oynatılıyor, onlar da tiyatro yapıyorlardı" dedi... O günkü konumuz Türkçe'nin elastikiyeti üzerine oldu. Gerçekten de nereden çekerseniz çekin her anlama gidecek çok kelime ve cümle var Türkçe'de… Üzerinde istediğin kadar oyna... Ben yandım...
Arkadaşım düzdü... İyi mi?

* * *
EN ÖNEMLİ 2 MESELE
İzdivac'da damat adayı, gelin adayı ile ilk konuşmasına şöyle girdi; "Ehliyetin var mı?"
Kızın ehliyeti yokmuş ama araba kullanıyormuş.
Damat ikinci önemli sorusunu patlattı; "Yüzme biliyor musun?"
Kız yüzme bilmiyormuş ama denizi çok seviyormuş…