Topraklarından enerji fışkıran ülkeler...
Enerjiyi köküne kadar sömüren ülkeler.
Enerjisi olmayıp da ona muhtaç ülkeler.
Biz üçüncü sınıfa giriyoruz.
Helalinden satın alıyoruz.
Hangi ülkede enerji taşıyorsa orada kan da fışkırıyor.
Aç gözlü petrol şirketleri ülkelerindeki siyasi partileri ablukaya alıyor.
Baskıyla sömürülecek ülkelere sokuyor.
Afrika öyle olmuştur.
Gabon'a bile girdiler.
Gabon Avrupa ve Amerika'nın kan içiciliğine karşı kurtuluş savaşı verdi.
Sömürgecilere karşı durmanın tek çaresi vardı.
Başka bir sömürgeciye teslim olmak.
Nitekim Gabon öyle yaptı.
Gitti Çin petrol şirketini ülkeye soktu.
Avuçlarını yalayan batı ülkeleri de Gabon'u birbirine kattı.
Ortadoğu'da da hep böyle oldu.
Borulardan petrol, damarlardan kan, gözlerden yaş aktı hep.
Suudi Arabistan krallıkla yönetiliyor.
Ortadoğu'ya demokrasi vaad eden batı,
Suudi krallığına şapka çıkardı hep.
Kralların önünde reverans yaptılar daima.
Çünkü Suudi yönetimi "Yat" deniyor yatıyordu.
Ne istenirse misliyle veriyordu.
Mısır'da darbe oldu.
Batı "Darbe" diyemedi.
Çünkü çıkarları vardı.
Amerikan yönetimi bu çıkarlar uğuruna yıllardır milyarlarca dolarlık yardım yapıyordu Mısır'a.
Yine darbeye rağmen yardım etmeleri gerekiyordu.
Ancak bazı ABD'li senatörler kongreye önerge verdi.
Darbe yapılan bir ülkeye yardım etmek ABD anayasasına aykırı diye.
Yönetim anayasaya aykırı bir darbeyi besleme operasyonuna giremedi.
Eli kolu bağlıydı ama sorun değildi.
Suudi Arabistan'a "Höt" dediler.
8 milyar dolar sözü vardi Suudi yönetimi.
Bahreyn ve Birleşik Arap Emirliklerine de geldi aynı "Höt".
Darbeye yardım 12 milyar dolara çıktı.
Kendi halklarının parasını darbeci SİSİ'ye aktardılar.
Enerji üretiyorsan asla bağımsız olamazdın.
Şimdi Suriye'de Esed yönetiminİ kollayan en güçlü ülke Rusya.
ABD yönetimi tekrar kasaya başvurdu.
Suudi Arabistan'a "Paraları hazırla" dedi.
Suudi yöneticiler Putin'in kapısını çaldı.
"Esed'den desteğini çek sizden 15 milyar dolarlık silah alalım" dedi.
15 milyar dolar Rusya'nın gözünü döndürür.
Nitekim İngiliz gazeteleri "Bu para Esed'i bitirir" dedi.
Ve Esed için çanlar çalmaya başladı.
ABD Esed'i sattıracak.
Rusya satacak.
Muhasebeci Suudi Arabistan alacak.
ABD isterse muhasebecileri vasıtasıyla 12 milyar dolara satın aldığı SİSİ'yi de indirir.
Nasıl olsa bol bol sömürge var.
Türkiye böyle bir dünya düzeni içinde helalinden enerji hatlarına girmeye çalışıyor.
Osmanlının bıraktığı rüzgarı kullanıyor enerji hatları üzerinde.
Çalmadık kapı bırakmıyor.
Ancak masadaki haramzedeler güçlenen Türkiye'yi istemiyor.
Geçmişte bize de "Höt" diyorlardı.
Oturuyorduk oturduğumuz yere.
Şimdi ipleri kestik.
Buna çıldırıyorlar.
İçerde Türkiye'nin geldiği noktayı anlayamayan ne kadar muhalif varsa işbirlikçileri aracılığı ile gaz veriyorlar.
Bu ülkeyi karıştırmaya çalışıyorlar.
"Özgürlük" diye sokağa çıkanlar aslında batının esiri olduklarını,
BU ÜLKEYİ KUCAĞA OTURTTUKLARINI göremiyorlar.
Ve bu ülkenin bir yerlere göbekten bağlanmaya çalışıldığını da.
Bizi kaşıyorlar.
Göbeğimizden hem de.