CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Güvercini öldürdüm

Eklenme Tarihi 10 Ağustos 2013
Kızım Büşra'yı aldım yanıma.
Arefe günü yollara düştüm.
Yurdumu tanıtma kampanyasıydı kızım için bu.
Sakarya'nın arka taraflarında Karasu yoluna çıktık.
Saklıgöl'e gittik.
Muhteşem bir göl, doğa, ördekler arasında Mustafa Bey'in organik sütlacını yedik gece yarısı.
Akçakoca'nın eşsiz manzarasını tepelerden gözlemledik, tertemiz oksijeni ciğerlerimize çektik.
Ardından 15 yaşındaki yeğenim Saliha'yı da yanımıza alarak Safranbolu'ya geçtik.
Evlerin, konakların tarihi dokusu içinde keyifle zaman yolculuğu yaptık.
Geceyi Osmanlı döneminde yapılan Cinci Han'da geçirdik.
Taş binanın tarihi mimarisinin büyüsüne kapıldık.
Cinci Hoca diyorlarmış adama.
Padişah'ın hocasıymış.
İstanbul Kadılığı da yapmış.
Sonra saray entrikaları içinde kendini idam sehpasında bulmuş.
İşte idam edilen bir adamın hanındaydık.
Duvarlar Osmanlı Padişahlarının resimleri ile süslüydü.
Kızım ve kuzen çok beğendi tarihi hanı.
"Ülkemizi çok seviyoruz.
Muhteşem bir vatanda yaşıyoruz"
dediler.
Az sonra yola çıkacağız.
Bir başka cennet köşeye "Yedi Göller"e geçeceğiz.
Yurdumuzu tanıyalım kampanyası tüm hızıyla sürüyor.
Bu satırları Cinci Han'ın bahçesinden yazıyorum size.
Gece çatıdan bir güvercin düştü.
Yerinden kıpırdayamıyordu.
Yaralıydı.
Veteriner bulduk gecenin bir yarısı hem de bayram gecesinde.
Karabük'ten gelmeyi kabul etti.
Bizde Safranbolu merkezdeki kliniğe götürecektik güvercini.
Kızım ve kuzenim ağlıyordu.
Çok üzülmüşlerdi.
Güvercini iki elimle kucağıma aldım.
Çırpınmaya başladı.
Korkmuştu.
Kafasını bir sağa bir sola hızla sallamaya başladı.
Öyle hızlı sallıyordu ki şaşırmıştım.
Biz onu tedaviye götürüyorduk ama hayvan bunu bilemezdi.
Arabaya doğru giderken kafasını sallamalar şiddetlendi.
Aracın yanına geldiğimiz anda gözlerinin kaydığını gördüm.
Ölmüştü.
Boynunu kırarak intihar etmişti.
Gözlerimden yaşlar süzüldü.
Kızım ve kuzenim ağlamaya başladılar.
Vücudunu saran ellerimin onu esarete yakalandığı hissine taşıdığını ölüm anında hissettim.
Güvercin aslında Türkiye idi.
Osmanlının son dönemlerinden itibaren İngilizler, masonlar içimize kadar girdi.
Saraylara yerleşti.
Dört kolla bizi sardılar Cumhuriyet döneminde "Türkiye Türklerindir" sloganını alnımıza yazdılar.
Bizi bu sloganla uyuttular.
Türkiye asla Türklerin olmadı.
Dışarıdan uzanan eller sıkı sıkı yapıştı güzel Anadolumuza.
İçerde boğazdaki yalılarda da onların işbirlikçileri boğazımızı sıktı.
Üstelik "Sizi kurtaracağız" diyerek.
Türkiye son on yıldır Türklerin olma savaşını veriyor.
Son birkaç yüzyıldır ahtapot gibi bizi saran ellerden kurtuluş savaşı bu.
Çırpınıyoruz.
Ama birileri daha da sıkıyor.
Ya kurtulacağız...
Ya intihar edeceğiz.
Başka yolu yok.
Bayramlar mübarek günlerdir.
Hepimiz dua edelim.
Güvercinler ölmesin!!!