Paramparça olacakmış.
52 bağımsız yeni devlet çıkacakmış.
Tam 20 yıl önce söylendi bu iddia bana…
O zamanlar güldüm söyleyene.
Hadi canım sende idi durumlar.
Tabii o zamanlar Amerika denince gözünde dağlar dağlar vaziyetleri canlanıyordu.
"Vay be Amerika ha" diyorduk.
Başkanları Johnson bir mektup yazıyor, Türkiye haftalar, aylar, yıllarca tartışıyordu.
Aradan yıllar geçti.
Şimdilerde Amerika bana bir "Kağıttan kaplan" gibi geliyor.
CHPli bir yönetici bu sözü gerçi Türk ordusu için kullanmıştı.
Patenti belki ona ait ama yine de kullanmak istedim bu yakıştırmayı.
Çünkü artık Amerika'ya kağıttan kaplan gibi bakıyorum.
Kredili ev satışlarından bile batma noktasına gelebilen…
Mortgage ile dahi mort olmaya çok yaklaşan bir ülke…
Belgesel kanallarından birinden bu batış hikayesi vardı geçenlerde.
Ekonomi sarsılınca yüzlere yansıyan mimikleri aktarıyordu.
11 Eylül'de ikiz kulelerin çöküşüne nasıl bakıyorlarsa…
Borsa'nın dibe vurduğu güne de aynı korku dolu gözlerle bakıyor Amerikalı.
Çünkü orada hristiyanlık falan hikaye…
Tek tanrı var, paraya tapılıyor.
Para sallanıyorsa, dibe vuruyorsa…
Onlar için Tanrı sallanıyor, dibe vuracak demektir.
Yolda adres sorsanız orada para istiyorlar.
Ve özellikle bankalarına yatan Arap sermayesi ile besleniyorlar.
Arap ve Japon yatırımcının harcadığı para ile nefes alıyorlar.
Bu aralar Arap ülkelerinde devrimleri hararetle destekliyorlar.
Çünkü her devrilen diktatörün Amerikan bankasındaki milyar dolarlarına el koyuyorlar.
Ve şimdi de Suriye'ye dalmaya hazırlanıyorlar.
Ne zaman ülkede sorun olsa Amerikan hükümetleri hep savaş çıkartmıştır.
Bu aralar böyle bir savaşa şiddetle ihtiyaçları var.
Çünkü kredi notu düşürüldü ABD'nin malum.
Şimdi o halk kendini aşağılanmış hissediyor.
Bu aşağılık durumu da ancak tekrar bir savaş paklar.
Uçaklar bombalar, Amerikan halkı da "Oh ya biz süper gücüz" diyerek kendine gelir.
Suriye'ye bir şeyler yapacaklar, belli.
Türkiye de bunu anlatmaya çalışıyor. "Günlerin sayılı Esad efendi" diyor.
Elini çabuk tutmasını, kendi insanlarını öldürmek yerine kucaklamayı seçmesini istiyor.
Yoksa ekonomisi bozuk bir kağıttan kaplan, ağzının suyunu akıtarak Suriye'nin etine ve buduna bakıyor.
32° 19' - 37° 20' kuzey… 35° 37' - 42° 22' doğu…
Bunlar Suriye'nin koordinatları…
Yani aslında komşumuz Ortadoğu'nun tam kalbi.
Ve o kalpte tanklar şehirleri basıyor.
Kan pompalamak yerine kan akıtıyor.
Kalpte damarlar tıkandı.
Birileri ameliyat yapacak.
Belki kurtulacak… Belki de Suriye masada kalacak.
Türkiye kalbin çalışması için ter akıtıyor ama…
Beşar Esad, Şaşar Esad takılıyor..
İnsanoğlu beşer de şaşar da…
İşte masada kalırsa eğer…
Mortçu Amerika ölüyü parçalayıp, karnını doyuracak.
Bütün mesele bu.