Mezdeke Aynur Kanbur cinayeti raftan indi! Tetikçi Bülent Gündüz yakalandı!
Mezdeke grubu üyelerinden Aynur Kanbur'un şüpheli ölümüne ilişkin faili meçhul dosya raftan indirildi. HTS kayıtları ve ulaşım kartı hareketlerinin incelenmesiyle maktulün akrabaları ve cinayeti işleyen tetikçi Bülent Gündüz kıskıvrak yakalandı. İşte Aynur Kanbur cinayetine ilişkin yapılan operasyondan görüntüler.
Kanbur'un olaydan kısa bir süre önce çevresine "Mafya beni öldürecek" dediği iddia edilirken, dosya 10 yıl sonra yeniden raftan indi.
Cinayeti, akrabalarının azmettirdiği ortaya çıktı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "kasten öldürme" suçunun aydınlatılması ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.

Bu kapsamda 24 Mart 2016'da Şişli Fulya Mahallesi'nde Aynur Kanbur'un silahla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin faili meçhul dosya, 2026 yılında yeniden incelemeye alındı.

Yapılan araştırmalarda, cinayeti gerçekleştirdiği değerlendirilen şüphelinin olay günü metrobüs kullanımına ilişkin İstanbulkart (Akbil) hareketleri tespit edildi. Bu iz üzerinden şüpheli Bülent Gündüz'e ulaşıldı.
Devam eden incelemelerde Bülent Gündüz'ün olay öncesinde ve sonrasında telefonunu kapattığı, diğer şüpheliler Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar ile bağlantılarının bulunduğu belirlendi.
EVİNİN ÖNÜNDE ÖLDÜRÜLDÜ
Şişli'de yaşayan Aynur Kanbur, ikametinin giriş kapısı önünde şüpheli bir erkek tarafından tabancayla birden fazla kez ateş edilerek öldürüldü.
Olay yerinden elde edilen boş kovanlar bugüne kadar herhangi bir silahla eşleştirilemedi.
Aynur Kanbur'un, 1990'lı yıllarda Mezdeke Dans Üçlüsü olarak bilinen dans grubunun üyelerinden biri olduğu belirtildi.

2017'DE DELİL ELDE EDİLEMEDİ
Cinayetin ardından yürütülen soruşturma kapsamında 2017 yılında maktulün kızı da dahil olmak üzere erkek arkadaşları ve şüpheli olabileceği değerlendirilen kişilerin iletişimleri denetlendi. Ancak yapılan çalışmalarda herhangi bir delile ulaşılamadı.
Aynı yıl maktulün ablasının verdiği dilekçe üzerine, akrabaları olan Fazlı Kar, Yüksel Kar ve Serdar Kar hakkında da inceleme yapıldı. Dilekçede söz konusu kişilerin daha önce Aynur Kanbur'u öldürmekle tehdit ettikleri ve "Bizim sülaleden dansöz çıkmaz" şeklinde ifadeler kullandıkları öne sürüldü.
Bu kapsamda adı geçen şahısların HTS kayıtları incelendi. İncelemelerde, telefonlarının olaydan hemen önce kapandığı, ertesi gün öğle saatlerine kadar kapalı kaldığı ve daha sonra yeniden açıldığı tespit edildi.
Yüksel Kar'ın ise olaydan iki gün önce ABD'ye gittiği, buna rağmen telefonunun belirtilen zaman diliminde kapalı olduğu belirlendi.

AKBİL VERİSİ CİNAYETİ AYDINLATTI
Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte yürütülen yeni çalışmalarda, eylemi gerçekleştiren şüphelinin olay günü Avcılar'dan metrobüse bindiği tespit edildi.
Akbil kullanım verilerinin incelenmesi sonucunda söz konusu kişinin Bülent Gündüz olduğu belirlendi.
Yapılan incelemelerde Bülent Gündüz'ün de telefonunu olaydan önce kapattığı ve ertesi gün öğle saatlerine kadar açmadığı ortaya çıktı. Şüphelinin telefonunu açmasının ardından Serdar Kar ile mesajlaştığı tespit edildi.
Soruşturmada ayrıca maktul Aynur Kanbur, Bülent Gündüz ve Kar soyadlı kardeşlerin uzaktan akraba oldukları ve ortak arazilerinin bulunduğu belirlendi.
Bülent Gündüz'ün bir dönem Kar kardeşlere ait şirkette sigortalı olarak çalıştığı da tespit edildi.

3 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Soruşturma kapsamında olayın failleri olarak değerlendirilen Bülent Gündüz, Yüksel Kar, Fazlı Kar ve Serdar Kar hakkında adres arama kararı alındı.
Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan karar doğrultusunda 9 Haziran 2026 günü sabah erken saatlerde tüm adreslere eş zamanlı operasyon yapılması planlandı.
Şüphelilerin adres değiştirme ve kaçma ihtimalleri bulunduğundan, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 Haziran 2026 günü saat 04.00 ile 07.00 arasında arama yapılabilmesi yönünde ayrıca karar verildi.
9 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

BAKAN GÜRLEK'TEN AÇIKLAMA
Adalet Bakanı Akın Gürlek, toplum vicdanında derin yaralar açan cinayetlerin peşini bırakmayacaklarını bildirdi.
Gürlek, "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız koordinesinde Başsavcılıklarımız dosyaları büyük bir titizlikle ve kurumsal yapıda yeniden ele almakta; adaletin tecellisi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.
AKRABALARI AZMETTİRDİ
Bakan Gürlek, Mezdeke Aynur cinayetine ilişkin "Olay gününe ait iletişim kayıtları (HTS), ulaşım kartı hareketleri ve husumetler incelenmiş; maktulün akrabaları olan şahıslar ile cinayeti işlediği tespit edilen B.G. isimli tetikçi deşifre edilmiş; faillerin yakalanması amacıyla belirlenen adreslere yönelik operasyonlar düzenlenmiştir" açıklamasında bulundu.
Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
Toplum vicdanında derin yaralar açan cinayetlerin peşini bırakmamakta kararlıyız. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız koordinesinde Başsavcılıklarımız dosyaları büyük bir titizlikle ve kurumsal yapıda yeniden ele almakta; adaletin tecellisi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir.
Bu kararlı çalışmalar neticesinde, ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarımızın, emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın omuz omuza yürüttüğü teknik çalışmalarla, biri 10 ve diğeri 12 yıldır aydınlatılamayan iki vahşi cinayetin failleri tespit edilerek adalete teslim edilmiştir.
• Bu çerçevede İstanbul Şişli'de 24 Mart 2016 tarihinde evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden (Mezdeke grubu üyesi) Aynur Kanbur cinayeti, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürüttüğü hassas çalışmalarla aydınlatılmıştır.
Olay gününe ait iletişim kayıtları (HTS), ulaşım kartı hareketleri ve husumetler incelenmiş; maktulün akrabaları olan şahıslar ile cinayeti işlediği tespit edilen B.G. isimli tetikçi deşifre edilmiş; faillerin yakalanması amacıyla belirlenen adreslere yönelik operasyonlar düzenlenmiştir.
• Antalya Kepez'de 25 Kasım 2014 tarihinde kesici aletle öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık'ın katilleri ise telefon analizleri sonucu tespit edilmiştir.
Dosyanın yeniden açılmasıyla maktule ait kayıp cep telefonunun olaydan sonra kullanıldığı tespit edilmiş, baz ve HTS kayıtları detaylıca analiz edilmiştir. Elde edilen güçlü deliller ışığında, düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla cinayete iştirak ettikleri belirlenen 4 şüpheli gözaltına alınmıştır.
Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, suçlunun cezasız kalmayacağını bu iki soruşturmayla bir kez daha görülmüştür. Cinayetlerin aydınlatılmasında emeği geçen Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, İstanbul ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Emniyet ve Jandarma Teşkilatlarımıza teşekkür ediyorum.
Vatandaşlarımız müsterih olsun; tek bir faili meçhul dosya kalmayana dek adalet mücadelemiz kesintisiz sürecektir.