James Jeffrey ve Kelly Craft'ın Türkiye ziyareti ne anlama geliyor?

James Jeffrey ve Kelly Craft'ın Türkiye ziyareti ne anlama geliyor?
02.03.2020 17:08

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ile Amerika Birleşik Devletleri Birleşmiş Milletler Temsilcisi Kelly Craft beraber Ankara'ya geldi. Dünyanın gözünün Türkiye ve İdlib’deki gelişmelerde olduğu bu süreçte yapılan kritik ziyareti uzmanlar A Haber canlı yayınında değerlendirdi.


ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) daimi temsilcisi Kelly Craft ile ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'ı taşıyan uçak saat 16.10'da Ankara Esenboğa Havalimanına iniş yaptı. Craft ile Jeffrey, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği yetkilileri tarafından karşılandı. Çıkışta basın mensuplarının soruları üzerine Craft, Türkiye'de olmaktan mutlu olduğunu söyledi. ABD'li heyet, yarın Ankara'da Suriye konusunda temaslarda bulunacak.

ABD tarafından yapılan kritik ziyareti uzmanlar canlı yayında değerlendirdi.

ABD İLE YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI MI?
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Uluslararası Siyaset Bilimi ve İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şakir Dinçşahin, kritik ziyaret hakkında "Suriye konusunda ABD ile inişli çıkışlı bir ilişkimiz oldu. Suriye'nin kuzeyi söz konusu olduğunda özellikle PYD/PKK tarafından kontrol edilen bölgelerde Türkiye'nin itirazını ABD uzunca bir süre görmezden geldi, gelmek istedi. Ama netice itibarıyla Türkiye hem Fırat Kalkanı Operasyonu'nda hem de Zeytin Dalı Operasyonu'nda, daha sonra da Münbiç üzerinde ABD ile olabildiğince bir anlaşmaya vardı, varmaya çalıştı. Anlaşma olmayan yerler dışındaki en azından Afrin gibi bölgelerde bir sonuç elde edildi Türkiye açısından. Buna rağmen PYD konusunda ve S-400'ler konusunda ABD ile anlaşmaya varamadık. Henüz de varmış değiliz. Ancak müttefikini Rusya'ya kaptırma veya Rusya tarafında görme tehlikesi ile karşı karşıya kalan ABD, Türkiye'nin gönlünü ve aklını tekrardan kazanmak için bir fırsat eline geçirmiş gibi görünüyor.



"SAHADAKİ BAŞARI TAÇLANDIRILMAK İSTENİYOR"
Sadece ABD için değil, Türkiye için de ABD ile olan müttefikliği İdlib konusunda elini uluslararası alanda güçlendirmesi bakımından önemli. Çünkü sahada askeri bir başarı kazanıldı ama bu başarı diplomatik olarak da değerlendirilerek, desteklenerek taçlandırılmak isteniyor. Bu bakımından Jeffrey'in ziyareti kadar BM'den gelen ziyareti de önemli. Çünkü İdlib'deki olay sadece Türkiye'yi igilendiren değil, aynı zamanda AB'yi ve burdaki unsurların gerek sivil unsurların göçmen olarak farklı bölgelere gitmesiyle gerekse de bazı radikal unsurların İdlib dışına çıkmasıyla bir tehlike oluşturabileceği kaygısı var ABD'de ve BM'de.

Bugün 9 sene sonra ilk defa bir BM konvoyunun Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan Suriye'ye giriş yaptığını gördük. Bu BM'nin İdlib'deki olayı önemsediği, rejim tarafından kontrol edilmeyen bir kapıdan ilk defa giriş yaptığı, böylelikle diğer unsurları artık meşru görmeye başladığının bir işareti. Aynı zamanda buradaki insani soruna ne kadar önem verdiğinin işareti olarak algılanmalı. "
açıklamasında bulundu.



"SÖYLEMLERİ GELİŞTİRMENİN VAKTİ"
A Haber canlı yayınına katılan ANKASAM Baş Hukuk Danışmanı Dr. Levent Ersin son dakika haberinin ayrıntılarını ele aldı. Ersin, "Temsilciler Türkiye'ye, insanlık trajedisinin hangi noktada olduğunu tespit edip hem nitelik hem de nicelik bağlamında NATO ve Güvenlik Konseyine bu konuları taşımak adına geldiklerini söyleyebiliriz." dedi.

ANKASAM Baş Hukuk Danışmanı Dr. Levent Ersin "Temsilciler Türkiye'ye, insanlık trajedisinin hangi noktada olduğunu tespit edip hem nitelik hem de nicelik bağlamında NATO ve Güvenlik Konseyine bu konuları taşımak adına geldiklerini söyleyebiliriz. Bu noktada takvimsel süreç devam ederken bizim oradaki uluslararası hukuk bağlamında söylemlerimizi de geliştirmenin vakti olduğunu düşünüyorum." dedi.

Ersin sözlerini, "Çünkü BM'nin dahil olacağı bir komisyonla beraber mevcut Suriye hükümetinin artık var olan meşruiyet zemininin ortadan kalkması için yoğun bir trafiğin gerçekleşmesi gerekmektedir." ifadeleri ile sürdürdü.

"KANAYAN YARA KAPANMAZ"
Esad rejiminin meşruiyetini yitirdiğini aktaran Ersin, "Bombalarla yüzlerce sivili katleden sözde Devlet Başkanı'nın hukuksal zeminini sorgulatma ve Batı kamuoyunda bu zemini ortadan kaldırmazsak coğrafyamızda kanayan yara akmaya devam edecektir." diye konuştu.

"TESADÜF OLMADIĞI AÇIKTIR"
Ersin "ABD'nin 5 Mart öncesinde gerçekleştirdiği bu ziyaretinin altında oluşturulacak komisyonun çekirdekleri toplanacaktır. Mart ve Nisan'daki Güvenlik Konseyleri Toplantılarının asli gündemlerinden biri Esad'ın bundan sonraki varlık sürecinin tamamlanıp, tamamlanmadığı olacaktır. Bu bakımdan ABD'li temsilcilerin birkaç güne sıkışan bu ziyaretlerinin bir tesadüf olmadığı açıktır." açıklamasında bulundu.

NE OLMUŞTU?
Suriye'nin İdlib kentinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Soçi ve Astana mutabakatları çerçevesinde bulunduğu bölgeye Esad rejimi tarafından hava saldırısı düzenlendi. Saldırıda 34 Mehmetçik şehit oldu. Türkiye, Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde güvenlik konseyini topladı ve art arda flaş kararlar aldı. Mültecilere sınırları açma kararı alan Türkiye, Bahar Kalkanı Harekatı ile rejime operasyon başlattı. Operasyonda 2 bin 557 rejim askeri öldürüldü. Kimyasal tesisler, kritik üsler, tank, uçak, helikopter gibi hedefler de etkisiz hale getirildi. Artan gerilimin ardından Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Putin 5 Mart'ta Moskova'da buluşma kararı aldı. Toplantıda İdlib'in geleceği ve Soçi ile Astana mutabakatları konuşulacak. ABD'li yetkililer kritik ziyaret öncesi Türkiye'ye gelme kararı aldı.