SİSTEM'in 50 milyon dolarlık rüşvet haritası! Porsche'li Yakup Öner "poşetçi" çıktı: "El altından İmamoğlu'ndan para aldım" itirafı

'Sistem'in rüşvet ağındaki isimlerden biri olan İBB'nin Porsche'li harita mühendisi Yakup Öner, Silivri'de döküldü. Öner, ihale süreçlerinde dönen yolsuzlukları "Yüzde 7-10 oranında pay talep edildi" diyerek itiraf etti. Seçim dönemi İBB ile iş yapan firmalardan kart, nakit vb. rüşvetlerin talep edildiğini anlattı. "Para işlerini Fatih Keleş yürütürdü" diyen Öner, İmamoğlu'ndan poşet içinde yıllık 100 bin dolar aldığını söyledi. Öte yandan 50 milyon dolarlık "bağış" görünümlü rüşvet tarifesi de deşifre oldu. SİSTEM'in 700 bin dolardan kapı açıp 22 milyon dolara kadar bağış adı altında para talep ettiği kayıtlara geçti.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
SİSTEM'in 50 milyon dolarlık rüşvet haritası! Porsche'li Yakup Öner "poşetçi" çıktı: "El altından İmamoğlu'ndan para aldım" itirafı

İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'nün rüşvet ağını gözler önüne seren itiraflar gelmeye devam ediyor.

Porsche'li İBB Harita Mühendisi Yakup Öner, Silivri'de savunma yaptı.

Boğaziçi öngörünümde kalan yapılara ilişkin önemli iş insanları ile yaptığı görüşmeleri örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'na ilettiği, örgüt liderinin talimatına göre dosyaların uygun görülmesi için, rüşvet olarak 'hayır işi, kreş, okul, kütüphane' taleplerinde bulunduğu iddia edilen Öner, çapraz sorguda etkin pişmanlık itiraflarını "Doğrudur. Aynı şekilde teyit ederim" kabul etti.

Para işlerini Fatih Keleş'in yürüttüğünü, el altından İmamoğlu'ndan para aldığını teker teker anlattı.

İBB'nin Porsche'li harita mühendisi Yakup Öner SİSTEM'i böyle anlattı: Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız'ın farklı yetki alanları bulunuyordu (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)İBB'nin Porsche'li harita mühendisi Yakup Öner SİSTEM'i böyle anlattı: Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız'ın farklı yetki alanları bulunuyordu (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

"FATİH KELEŞ, MURAT ONGUN VE ERTAN YILDIZ KENDİ ALANINI KORUYORDU"

Öner, Ekrem İmamoğlu'nun bir villanın güçlendirme ruhsatı için 700 bin dolar tutarındaki kreş talebini, yine İmamoğlu'nun güçlendirme ruhsatı karşılığında bir firmanın belediyeden 10 milyonluk alacağından feragat etmesini istediğini anlattı.

Tutuksuz sanık Öner, "Belediye içerisinde Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız'ın farklı yetki alanları bulunuyordu. Her biri kendi alanını koruyor, birbirlerinin alanına doğrudan müdahale etmiyorlardı. Ancak ihtiyaç olduğunda bu alanlar birbirine temas ediyordu. Belediye dışında ise Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin gibi isimlerin bu yapının dış bağlantıları içerisinde yer aldığını duyuyordum. Dışarıda başka birileri var ise de benim bu isimlere ilişkin net bir bilgim yoktur. Özellikle Murat Gülibrahimoğlu'nun hafriyat işlerini İbrahim Bülbüllü ve Fatih Keleş ile birlikte yürüttüğünü duyuyordum. Ben bunlardan biri değilim. Hiçbir zaman da toplantılarında bulunmadım" dedi.

Yakup Öner ʺPara işlerini Fatih Keleş yönetiyorduʺ dedi (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Yakup Öner ʺPara işlerini Fatih Keleş yönetiyorduʺ dedi (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

"PARA İŞLERİNİ FATİH KELEŞ YÜRÜTÜRDÜ"

Öner savunmasının devamında, "İhale süreçlerinde bazı firmalarla görüşmeler yapıldığını ve ihale bedeli üzerinden yaklaşık yüzde 7-10 oranında pay talep edildiğini bazı firma sahiplerinin kendilerinden öğrendim. Ancak ben bu işlerin içerisinde yer almadım. Bu nedenle bilgim öğrendiklerimden ibarettir. Seçim döneminde belediyeye iş yapan bazı firmalardan kart, nakit veya benzeri taleplerde bulunulduğunu öğrendim. Para işlerinin takibinin Fatih Keleş tarafından yürütüldüğünü ve kimlerden ne miktarda para alındığını bilen kişinin de kendisi olduğunu anladım. Kişilerin belirli alanlardan sorumlu olduğu, bu alanların gerektiğinde birbiriyle bağlantılı şekilde çalıştığı ve bazı işlerin bu organizasyon içerisinde yürütüldüğü bir yapı bulunmaktaydı" ifadelerini kullandı.

Vaniköy'deki kaçak villaya ruhsat için kreş kılıfıyla 700 bin dolar rüşvet istendi (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Vaniköy'deki kaçak villaya ruhsat için kreş kılıfıyla 700 bin dolar rüşvet istendi (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)


RÜŞVETE KREŞ KILIFI: VANİKÖY'DE RUHSAT İÇİN 700 BİN DOLAR İSTEDİLER

İddianamede, Adnan Oktar'a ait olan sonrasında Rus bir iş adamı tarafından satın alınan ve güçlendirme ruhsatı için 700 bin dolar rüşvet istenen villa konusu hakkında savunma yapan Öner, "Vaniköy, Eylem 49'da benim Cüneyt Yakut'la görüşmelerim Ağustos 2023 yılına aittir. Cüneyt Yakut'un benimle yaptığı görüşmede güçlendirme ruhsatı almak istediğini başkana iletmemi istediğini söyleyince, ben de kendisine yasal olarak hakları olması durumunda bunun verileceğini açık bir şekilde ifade ettim. Cüneyt Yakut'un talebini de Ekrem İmamoğlu ile görüştüm ve kendisine aktardım. Başkan, 'konuyu inceleyelim, yasal bir engel varsa ona göre hareket ederiz, yoksa da zaten hakları doğrultusunda bu güçlendirme ruhsatını alırlar' dedi. Ancak kendisine bir büyük kreş yapmak isteyip istemediğimizin iletilmesini istedi. O dönemde büyük bir kreşin maliyeti yaklaşık 700-800 bin dolar civarındaydı. Kendisiyle yaptığım ikinci görüşmede bu yaklaşık maliyeti sorması üzerine ben kendisine 700-800 bin dolar bandında olduğunu söyledim. Cüneyt Yakut, güçlendirme ruhsatı süreci uzayacağından işlemden vazgeçtiğini belirtti. Üstüne, büyük kreşin de kendileri için yüksek bir maliyet arz ettiğinden yapılamayacağını söyledi. Ben de vazgeçtikleri hususunu Başkanımıza ilettim. Ayrıca büyük kreş bedelini kabul etmediklerini ve maliyeti yüksek bulduklarını da söyledim. Bunun üzerine küçük bir kreş yapılması gündeme geldi. Bunun da o dönemki maliyeti yaklaşık 500-600 bin dolar civarındaydı. Ben, Cüneyt Yakut'a bu talebi de aktardım. Benim açımdan bu görüşmeler bu noktada sonuçlandı. Bundan sonraki süreç hakkında doğrudan bilgim ve dahilim yoktur" dedi.

"1 MİLYON DOLAR İSTEDİLER, 700 BİN DOLARA ANLAŞTIK"

İtirafçı olan şüpheli Cüneyt Yakut ifadesinde villayı satın alan Rus Boris Borisenko'nun tadilat talebi için İBB Harita Mühendisi Yakup Öner ile buluştuğunu söylemişti. Yakut, "1 hafta sonra bana 1 milyon dolar verilmesi gerektiğini söyledi. Çok olduğunu söyledim ve yaptığımız pazarlık sonucu fiyatı 700 bin dolarda anlaştık" dedi. Yakut pazarlık sürecini bizzat Ekrem İmamoğlu'nun yönettiğini de anlattı.


"VER 10 MİLYON DOLARI, AL İMARI" TARİFESİ

Doğuş Holding'e ait bir binanın imara aykırılıkları hakkında işlem yapılmaması amacıyla 10 milyon dolar rüşvet talep edildiğine ilişkin eylem de soruldu.

SİSTEM'in haritacısı Öner "Reina'ya ilişkin yapı 1950 öncesi yapı olduğundan yasal olarak iskanlı kabul edilmektedir. Bu nedenle mevzuat gereği iskanlı yapılara güçlendirme ruhsatı verilmesi mümkündür. İlgili firmanın talebi de bu yöndeydi. Bu konu bana Ekrem İmamoğlu tarafından aktarıldı. Kendisi bana firmanın taleplerinden bahsetti ve 'firmanın raylı sistemlerden alacaklı oldukları toplam miktarın 10 milyon dolarlık kısmından feragat etmelerini talep edelim' dedi. Doğuş Grubunun Maslak'taki merkezinde yalnızca bir kez görüştüm. Görüşmede raylı sistemlerden doğan alacaklarından yaklaşık 10 milyon dolar tutarındaki kısmından feragat edilmesi hususunda başkanın bir önerisi olduğunu ilettim. Onun üzerine süreç benim açımdan sona erdi. Benim görüşmemin ana konusu kamu faydasına ilişkin olup İBB'den alacaklarının bir kısmından kamu lehine feragatına ilişkindir. Devam eden süreçte desteğin alacaktan feragat şeklinde değil Hatay depremine market kar uygulaması kapsamında bir bağış olarak gerçekleştirildiğini duydum" şeklinde konuştu.

Feshane'deki restorasyona da rüşvet bulaştığı söyleniyor (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Feshane'deki restorasyona da rüşvet bulaştığı söyleniyor (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)


10 MİLYON DOLARI ALAMAYINCA BUNU YAPTILAR: FESHANE'DEKİ RESTORASYONA RÜŞVET BULAŞTI

Öner, Torunlar İnşaat'a ait otel inşaatı için ruhsat yenileme başvurusu sürecinde dönen rüşvet pazarlığını da mahkeme huzurunda itiraf etti.

Ekrem İmamoğlu'nun ruhsatı onaylamak için şirket yetkililerinden değeri 10 milyon doları bulan yurt talebinde bulunduğunu anlatan Yakup Öner, "İmamoğlu'nun yurt konusundaki talebini aktardım, olumsuz yaklaştılar. Daha sonra ruhsat onaylandı. İmamoğlu bana 'yurt için onay aldın mı' diye sordu. Ben bunun şahısların hukuki hakkı olduğunu, herhangi bir talepte bulunamadığımızı ancak isterlerse tekrar iletişime geçebileceğimi belirttim. Bunun üzerine bana 'o iş geçti' dedi" ifadelerini kullandı.

10 milyon dolarlık yurt kılıflı rüşveti kabul etmeyen Torunlar İnşaat'ın daha sonra Feshane'deki restarasyon için protokol imzaladığı öğrenildi.

Yakup Öner şu ifadeleri kullandı:

Mehmet Torunlar kendisini ziyaret ettiğimde "sen bana adamlık yaptın. menfaat temin etmeden hak ettiğim ruhsatı verdin, bahsetmiş olduğun yurdu bağış olarak belediyeye yapacağım" dedi. Ancak daha sonra şirketlerinin koşullu bağış yapmasında yurt bulunmadığını, bu nedenle Feshane restorasyonu işini üstlenebileceğini söyledi. Bunun üzerine iki parçadan oluşan bağış şeklinde bir bağış protokolü onaylandı. Bağış işlemi İBB Meclisince onaylandı. Yani yasal olarak yapıldı. Hatırladığım kadarıyla 250 milyon TL'lik kısmı geçti, diğer kısmının ise son durumu hakkında bilgim yoktur.

Ekrem İmamoğlu ve Yakup Öner (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Ekrem İmamoğlu ve Yakup Öner (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

ETKİN PİŞMANLIK İTİRAFLARINI KABUL ETTİ

Ardından sanığın çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanının iddianamede yer alan etkin pişmanlık ifadelerini kabul edip etmediğini sorması üzerine sanık Öner "Doğrudur. Aynı şekilde teyit ederim" yanıtını verdi.

"ADAM HAYIR YAPMAK İSTESE YAPAR ZATEN"

Hakimin, iş insanlarının hukuka uygun isteklerine karşılık neden talepte bulunulduğunu sorması üzerine sanık Öner, "Yasal mevzuat çerçevesinde kişi kendi haklarını hiçbir koşul olmadan elbette ki almak zorunda. Bizim buradaki taleplerimiz işle bağış arasında bir illiyet ilişkisi kurarak, bir bağlantı kurarak yürütmekten ziyade yani hazır buraya gelmişken bir talepte bulunalım. Yani aslında hani karşılıklı" yanıtını verdi. Hakimin "Adam hayır yapmak istese kendi yapar zaten" demesi üzerine sanık Öner "Evet. Doğrudur Sayın Başkanım. Ama bizimki gerçekten karşılıklı rızaya ilişkin yürüyor" yanıtını verdi.

Doğuş'un İmamoğlu'nun kasası Adem Soytekin'e ʺbağışʺ adı altında 191 milyon 140 bin TL gönderdiği söyleniyor (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Doğuş'un İmamoğlu'nun kasası Adem Soytekin'e ʺbağışʺ adı altında 191 milyon 140 bin TL gönderdiği söyleniyor (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

50 MİLYON DOLARLIK RÜŞVET AĞI: KİMDEN NE TALEP ETTİLER?

Savcı, İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'nün 50 milyon dolarlık "bağış" görünümlü rüşvet ağını bu sözlerle deşifre etti:

Sorumlu olduğunuz eylemlerdeki mali verilere baktım. 10 milyon dolar Torunlar'dan, 10 milyon dolar Doğuş'tan, ki bunları bağış diye nitelendiriyorsunuz da, 22 milyon dolar Gülaylar'dan, 800 bin dolar Vaniköy'den ve 5 milyon TL Çaça Balık'tan, 13 milyon TL Tarabya Otel'den, 3 milyon dolar Avni Çelik'ten, 400 bin dolar da Fiba Grubu'ndan istenen paralar var. Aşağı yukarı 49 milyon dolar gibi bir bağıştan bahsediyoruz. Yaklaşık 18 milyon da TL. Yani bunu bağış diye değerlendiriyorsunuz da mesela buraya Hüseyin Bozkurt geldi hastane sahibi. Ondan istenen bir bağış var. Bağıştan ziyade haraç diye nitelendirdi. İstenen 50 milyon dolarlık bağışlarla ilgili bu kişilerden hiç size böyle dönüşler oldu mu 'böyle bir bağış mı olur' diye. Bağış dediğin gönüllü bir şeydir baktığın zaman. 50 milyon dolardan bahsediyoruz, ciddi bir rakam. Savcılık da dosya üzerinden bu süreçleri bağıştan ziyade irtikap veya rüşvet diye değerlendirdi.

Sanık ise soru karşısında kamuoyunu tatmin eden tek bir cümle kuramadı.

Yakup Öner, Ekrem İmamoğlu'ndan el altından yıllık 100 bin dolar aldığını itiraf etti (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Yakup Öner, Ekrem İmamoğlu'ndan el altından yıllık 100 bin dolar aldığını itiraf etti (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

EL ALTINDAN YILLIK 100 BİN DOLAR!

Öte yandan Ekrem İmamoğlu'nun Yakup Öner'e poşet içerisinde yıllık 100 bin dolar maaş verdiği ortaya çıktı.

El altından dönen para trafiğini kabul eden Öner şöyle konuştu:

"Ben dışarıda iş yapan bir personelim şirketimin olduğu zamanlarda. Doğal olarak kendinize göre belli bir yaşam standardı oluşturuyorsunuz. Bu standartları kurumda devam et denildiğinde değiştiremiyorsunuz. Dolayısıyla ben de böyle bir talepte bulunmuştum. Kendisi de sağ olsun beni kırmadı ama bu tamamen yaptığım işin şekline, niteliğine bağlı olmaksızın yıllık 100 bin.

"PARAYI POŞET İÇİNDE İMAMOĞLU'NDAN ALIYORDUM"

Savcı tarafından "Parayı belediye kaynağından mı kendisi mi verdi" sorusuna sanık "Kendisinden aldım" cevabını verdi. Savcının paranın elden mi verildiğini sorması üzerine sanık "Evet, elden aldım. Bulunduğu ortamda ben kendisinden alıyordum" şeklinde cevap verdi. Savcı ardından "Cebinden çıkarıp para mı taşıyor Ekrem bey" sorusuna sanık "Hayır, cebinde değil. Poşette alıyordum" cevabını verdi.

Ahmet Zeren
Ahmet Zeren Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler