İsrail bağlantılı dolandırıcılık şebekesine operasyon: Maske hayatlardan yalan makinesine! Enselenenlerin listesi Takvim’de
MİT, Emniyet, MASAK ve Interpol iş birliğiyle İstanbul merkezli düzenlenen dev operasyonda, İsrail bağlantılı küresel dolandırıcılık şebekesi çökertildi. Dünya genelinde uluslararası araştırmalara konu olan ve "Scam Empire" olarak adlandırılan yapının, yalan makinesi testlerinden sahte Oxford diploması kurgularına kadar film senaryolarını aratmayan yöntemlerle binlerce kişiyi sahte forex ve kripto vaatleriyle dolandırdığı belirlendi. Sadece ofis giderleri 13 milyar lirayı bulan şebekeye yönelik operasyonlarda 1,5 milyar TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Toplam 248 şüphelinin incelendiği soruşturmada, aralarında 9 İsrail vatandaşının da bulunduğu 201 zanlı gözaltına alındı. Gözaltına alınanların 9’u İsrail olmak üzere 45’inin yabancı ülke vatandaşı olduğu saptandı. Takvim, İsrail vatandaşlarının isimlerine ve şüpheli hesap hareketleri bilgisine ulaştı.
İstanbul'da güvenlik güçleri, küresel çapta faaliyet gösteren İsrail bağlantılı karanlık dolandırıcılık şebekesinin peşine düşerek dev operasyona imza attı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Milli İstihbarat Teşkilatı İstanbul Bölge Başkanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri harekete geçti.
İsrail güdümlü uluslararası dolandırıcılık ağına yönelik yürütülen titiz çalışmalar sonucunda 248 zanlı hakkında işlem başlatıldı. Düzenlenen eş zamanlı baskınlarda 201 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

20 ÜLKEDEN... 9'U SİYONİST
Operasyonun hassas detaylarına Takvim.com.tr ulaştı.
Gözaltına alınan 201 şüphelinin uyruk bilgileri detaylı şekilde incelendi. Yapılan incelemelerde şahıslardan 45'inin yabancı ülke vatandaşı olduğu saptandı. Yabancı uyruklu şüphelilerin 20 farklı ülkeye mensup olduğu ortaya çıktı.
Operasyonun en dikkat çekici ayağını İsrail vatandaşları oluşturdu. Şebekenin kilit noktalarında yer aldığı değerlendirilen 9 İsrail vatandaşı emniyet güçlerince yakalandı.
Gözaltına alınan İsraillilerin Anton Bihun, Ceni Caen, Hamsa Güneyli, İlker Hason, Karolin Hason, Sami Tovim, Yako Benhabib, Jak Levi ve Amid Ygal olduğu belirlendi.
Şüphelilerin çağrı merkezleri ve danışmanlık şirketleri adı altında kurdukları paravan firmalar üzerinden yürüttükleri milyonlarca liralık karanlık para trafiği, polis ve istihbaratın titiz çalışmasıyla gün yüzüne çıkarıldı. (Fotoğraf: Takvim.com.tr)
KÜRESEL VURGUN AĞININ DİĞER ÜYELERİ
İsrail bağlantılı çetenin diğer yabancı üyeleri tespit edildi.
Gözaltı listesinde 11 Pakistan vatandaşı bulunurken Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya ve Fas uyruklu 2'şer şahıs yakalandı.
Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu 1'er şüpheli emniyete götürüldü.
Yapılan baskınlarda gözaltına alınan 201 şüphelinin 45'inin yabancı uyruklu olduğu ve bu kişilerin 20 farklı ülkenin vatandaşı olduğu belirlendi.
ŞİRKETLER PARAVAN, HESAPLAR MİLYONLUK... İŞTE O KARANLIK PARA TRAFİĞİ
Güvenlik güçlerinin ele geçirdiği belgeler ve yapılan finansal analizler, şebekenin çalışma yöntemini ortaya koydu.
Şüphelilerin, danışmanlık, çağrı merkezi ve dış ticaret adı altında kurdukları şirketleri birer kılıf olarak kullandıkları anlaşıldı. Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, şüphelilerden İlker Hason'un Lavixo Çağrı Hizmetleri A.Ş. ve Roka Group Danışmanlık Ticaret Ltd. Şti. firmalarının temsilcisi olduğu belirlendi. Hason'un banka hesaplarına 206 işlemde tam 34.282.697,16 TL para girişi olurken, 554 işlemde 17.043.460,88 TL çıkış yapıldığı saptandı.
Aynı danışmanlık şirketinin yetkilisi olan Karolin Hason'un hesaplarında da benzer hareketlilik göze çarptı.
Karolin Hason'un hesaplarına 155 işlemde 22.377.365,06 TL gelirken, 407 işlemde 4.825.220,25 TL transfer edildiği belgelendi.
Movimiento Çağrı Hizmetleri A.Ş. temsilcisi ve genel müdürü Jak Levi'nin hesaplarında ise 482 işlemde 4.851.084,14 TL giriş, 976 işlemde 5.173.387,00 TL çıkış tespit edildi.
Şüphelilerden Yako Benhabib'in 28 Temmuz 2011'den bu yana aktif sigorta kaydının bulunmadığı, hesap hareketlerinin ise detaylı inceleme için adli makamlarca temin edileceği öğrenildi.
Şüphelilerin, danışmanlık, çağrı merkezi ve dış ticaret adı altında kurdukları şirketleri birer kılıf olarak kullandıkları anlaşıldı.
PSİKOLOG VE EĞİTİM YÖNETİCİSİ KİSVESİ ALTINDA VURGUN
Şebeke üyelerinin dikkat çekmemek için şirketlerde farklı unvanlarla sigortalı gösterildikleri de müfettişlerin gözünden kaçmadı.
Facto Dış Ticaret ve Turizm Yatırımları A.Ş.'de Eğitim Yöneticisi olarak çalıştığı görülen Amit Ygal'in hesaplarına 129 işlemde 5.927.198,77 TL girdiği, 58 işlemde ise 11.843.523,31 TL çıktığı belirlendi.
Novella İç Ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi ile Facto Dış Ticaret firmalarında Psikolog unvanıyla görev yapan Hamsa Güneyli'nin hesaplarında 534 işlemde 4.888.501,50 TL giriş ve 447 işlemde 3.701.690,78 TL çıkış saptandı.
Roka Group Danışmanlık şirketinde Muhasebe Uzmanı olarak kaydı bulunan Sami Tovim'in hesaplarına 316 işlemde 3.912.402,39 TL gelirken, 476 işlemde 2.268.524,84 TL çıkış yapıldığı tespit edildi.
Performmix Teknoloji Danışmanlık Limited Şirketi'nde Büro İşçisi olarak gösterilen Ceni Caen'in de şebekenin operasyonel kanadında yer aldığı iddia ediliyor.
Emniyet ve istihbarat birimlerinin, şirketler arasındaki bu karmaşık para transferlerinin izini sürerek uluslararası dolandırıcılık ağının yurt dışı bağlantılarını tamamen deşifre etmeye yönelik çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Anton Bihun, Ceni Caen, Hamsa Güneyli, İlker Hason, Karolin Hason, Sami Tovim, Yako Benhabib, Jak Levi ve Amit Ygal isimli şüphelilerin, Türkiye'de kurulan çeşitli şirketler üzerinden devasa bir finansal ağı yönettikleri tespit edildi.
ÇAĞRI MERKEZLERİYLE YABANCILARI AĞLARINA DÜŞÜRDÜLER
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde 2026 yılı içinde yürütülen 4 ayrı soruşturma, devasa bir vurgunu açığa çıkardı. Çağrı merkezi kılıfı altında çalışan şirketlerin sosyal medya ve internet reklamlarıyla yüksek kazanç vaat edip sahte forex ile kripto yatırım platformları kurduğu saptandı.
MASAK, MİT VE INTERPOL TAKİBE ALDI: ARKASINDAN İSRAİL ÇIKTI
MASAK analizleri, MİT İstanbul Bölge Başkanlığı Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'nin tespitleriyle Interpol'e yapılan yüzlerce mağdur başvurusu tek tek incelendi.
Operasyon kapsamında gözaltına alınan İsrail bağlantılı şahıs
Şirket sahipleri ve nihai faydalanıcı yapılarında İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğu tespit edilirken, küresel çaptaki dolandırıcılık çarkı deşifre edildi.
Farklı dilleri konuşan müşteri temsilcileriyle ağa düşürülen mağdurlara, sistemde sahte kazanç ekranları gösterildi. Birikimlerini çekmek isteyen mağdurlardan ise "hesap blokesi" ve "vergi" bahaneleriyle yeniden para talep edildi; toplanan servet yurt dışındaki banka hesaplarına ve kripto cüzdanlara aktarıldı
13 MİLYAR LİRALIK OFİS VE MAAŞ BÜTÇESİ
Avrupa, Uzak Doğu ve Afrika başta olmak üzere dünyayı hedef alan yapının, sadece son iki yıldaki ofis giderleri ve çalışan maaş ödemelerinin yaklaşık 13 milyar TL hacme ulaştığı belirlendi.
Şebeke ile bağlantılı bazı ofis çalışanlarının yabancı uyruklu olduğu tespit edildi
Tespitlerin ardından İstanbul ve Muğla'da 28 şirkete ait 42 çağrı merkezi ile 239 şüpheliye yönelik toplam 286 adrese dün (18 Eylül) saat 05.00'te Interpol ekiplerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında toplamda 201 şüpheli gözaltına alındı.

Suç gelirlerinin izini sürmeye devam edeceklerini vurgulayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İnsanların emeğini ve birikimlerini sahte yatırım vaatleriyle hedef alan, teknolojiyi ve uluslararası finans sistemini suçun aracı hâline getiren organize yapılara karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerini kullandı.

1,5 MİLYAR TL'LİK SERVETE EL KONULDU
Öte yandan İçişleri Bakanlığından operasyona ilişkin yapılan açıklamada suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar TL değerindeki mal varlığına, 80 araca ve 12 mülke el konulduğu bildirildi. Aynı zamanda şüphelilere ait banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke işlemi uygulandı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI : MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini tehdit eden her türlü dolandırıcılık yapılanmasına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, "Kahraman Polislerimizi, Daire Başkanlıklarımızı, MİT Başkanlığımızı, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüzü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz." denildi.
OPERASYONUN PERDE ARKASI
Takvim.com.tr operasyonun perde arkasına ulaştı. İsrail merkezli yürütülen ve uluslararası kamuoyunda "Scam Empire" (Dolandırıcılık İmparatorluğu) olarak adlandırılan küresel şebekenin Türkiye'deki gizli faaliyetleri, MİT'in titiz takibiyle gün yüzüne çıkarıldı. Son dönemde İsrail ile Türkiye arasında yaşanan gerginliklerin ardından faaliyet alanlarını Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğu belirlenen şebeke, düzenlenen operasyonla çökertildi.
İçişleri Bakanlığı uluslararası yasa dışı forex ağına yönelik operasyona ilişkin görüntüleri paylaştı
İSRAİL'DEKİ YASAK SONRASI FARKLI ÜLKELERE SIÇRADILAR
İsrail vatandaşları tarafından yönetilen ve İsrail kamuoyunda da tartışmalara yol açan yapılanmanın geçmişi 2016 yılına dayanıyor. İsrail Menkul Kıymetler Otoritesi'nin 2016'da ikili opsiyonların ülke içi müşterilere sunulmasını yasaklaması ve 2017'de İsrail Meclisinin bu yasağı yurt dışı faaliyetleri de kapsayacak şekilde genişletmesi üzerine, dolandırıcılık baronları merkezlerini farklı ülkelere taşıdı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Gürcistan, Ukrayna, Belarus, Bulgaristan ve Yunanistan gibi ülkelerde küresel ağlar kuran şebekenin, son olarak rotasını Türkiye'ye çevirdiği tespit edildi.

"YALAN MAKİNESİ" VE "MASKE HAYAT HİKAYESİ" İLE KATI GİZLİLİK
Şebekenin Türkiye'deki çalışma yöntemleri incelendiğinde son derece sıkı güvenlik önlemleri alındığı görüldü. İsrailli baronların talimatıyla Türkiye'de yabancı uyruklu şahıslar adına paravan çağrı merkezleri kurulduğu, özellikle lüks plazaların tercih edildiği belirlendi.
Japonca, Hintçe, Fransızca ve İspanyolca gibi birçok dili konuşabilen kişilerin "conversion agent" ve "retention agent" unvanlarıyla işe alındığı, işe alım sürecinde ise şu çarpıcı yöntemlerin uygulandığı saptandı:
Yalan Makinesi Testi: İşe alım öncesinde ve belirli aralıklarla çalışanlar yalan makinesi testine tabi tutularak güvenlik birimleriyle bir bağlantılarının olup olmadığı kontrol edildi.
Kod Adı ve Maske Hayat: Her çalışana bir kod adı verildi ve mağdurları etkilemek amacıyla "Oxford mezunu olmak" gibi unsurlar içeren sahte hayat hikâyeleri kurgulattırıldı.
Yüksek Sesli Müzik ve Dil Yasağı: Ofislerde çalışanların dışarıdan seslerinin duyulmaması için sürekli yüksek sesle müzik çalındığı, ofis içine cep telefonu sokulmasının ve İbranice konuşulmasının kesinlikle yasaklandığı belirlendi. Ayrıca temizlik personeli dahi dışarıdan kimsenin içeri alınmadığı ortaya çıktı.
SAHTE LİSANSLAR VE FİKTİF YATIRIM TUZAĞI
Mağdurları aramak için özel sistemler kullanan şebeke üyelerinin, telefon numaralarını sürekli değiştirerek aranan kişilerin kendi ülkelerine ait yerel hatlar üzerinden iletişim kurduğu tespit edildi. Güney Afrika gibi ülkelerden para karşılığında alınan düzmece lisanslarla hareket eden şebekenin, şikâyetler arttıkça platform isimlerini ve şirket unvanlarını sürekli yenilediği anlaşıldı.
Sistemde yatırımların değer kazandığına dair sahte grafikler gösterilerek mağdurlar daha fazla para yatırmaya teşvik edildi. Parasını çekmek isteyen mağdurların hesapları ise bir anda eksi bakiyede gösterilerek, "daha fazla ödeme yapmamaları halinde haklarında suç duyurusunda bulunulacağı" tehdidiyle baskı altına alındı. Sistem üzerinde gerçekte hiçbir finansal alım-satım işleminin yapılmadığı, tüm sürecin kurgusal bir senaryodan ibaret olduğu belirlendi.
TEK DEĞİŞMEYEN KURAL: "İSRAİL VATANDAŞLARINI HEDEF ALMAMAK"
Soruşturmada elde edilen en dikkat çekici detaylardan biri ise şebekenin koyduğu kesin kural oldu. İsrailli baronların, yönettiği ekiplere "İsrail vatandaşlarının kesinlikle aranmaması ve dolandırılmaması" yönünde katı talimat verdiği saptandı.
Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerindeki vatandaşların hedef alındığı sistemde elde edilen milyarlarca dolarlık suç gelirinin, kripto varlıklar ve soğuk cüzdanlar üzerinden İsrail'e aktarıldığı tespit edildi. Elde edilen bulgular, dolandırıcılık faaliyetlerinden sağlanan finansmanın İsrail ekonomisine kaynak sağladığını ve İsrail istihbaratı ile bağlantılı yapılar için operasyonel-lojistik zemin oluşturduğunu ortaya koydu.

