Kuriş soruşturmasında gizli tanıktan "siyasi talimat" iddiası: Takvim yine yıllar öncesinden gördü
Alihan Kuriş soruşturmasında gizli tanık konuştu, yıllar önce Takvim’in gündeme taşıdığı iddialar yeniden ortaya çıktı. Kuriş döneminde siyasi talimatlar verildiği ve yapı içinde farklı bir siyasi çizginin dayatıldığı yönündeki beyanlar dosyaya girdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasındaki son gizli tanık beyanı, Takvim.com.tr'nin seneler önce gündeme getirdiği kirli tezgahı ve "takiye" taktiklerini bir kez daha tescilledi.
Dosyaya giren şok ifadeler, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapının Alihan Kuriş dönemiyle birlikte nasıl bir siyasi savrulma yaşadığını ve FETÖ metodlarıyla hareket ettiğini gözler önüne serdi.
Tanığın savcılığa sunduğu beyanlar, kırılma noktasının Ahmet Denizolgun'un 2016'daki vefatı ve ardından Alihan Kuriş'in yönetime geçmesi olduğunu ortaya koydu.
17-25 Aralık 2013 operasyonlarından hemen önce Fetullah Gülen'den Pensilvanya imzalı bir iş birliği mektubu geldiğini aktaran tanık, Denizolgun'un bu kirli teklifi reddederek "Biz devletimizin yanındayız" tavrını koyduğunu belirtti. Ancak Kuriş'in başa geçmesiyle birlikte yapı, meşru yönetime ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a karşı açık bir cephe aldı.
SÜLEYMANCILAR SORUŞTURMASINDA YENİ TANIK, TAKVİM'İN YILLAR ÖNCE YAZDIKLARINI ANLATTI
Kuriş döneminde seçimlerde Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısındaki isimlerin desteklenmesi yönünde talimatlar verildiğini anlatan tanığın ifadeleri, Takvim'in yıllar önce yayımladığı ses kayıtları ve haberleri yeniden akıllara getirdi.
Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında tanık olarak ifade veren bir iş adamının beyanları dosyaya girdi.
Ulaşılan tanık ifadesinde, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapının FETÖ ile geçmişte kurduğu ileri sürülen temaslara ve Alihan Kuriş döneminde benimsendiği iddia edilen siyasi çizgiye ilişkin dikkat çekici anlatımlar yer aldı.
Tanık, yapının önceki lideri Ahmet Denizolgun döneminde 17-25 Aralık sürecinden kısa süre önce Pensilvanya'dan dikkat çekici bir mesaj geldiğini öne sürdü.
PENSİLVANYA'DAN "BİRLİKTE HAREKET ETME" TEKLİFİ
Tanığın savcılığa verdiği ifadeye göre, 17-25 Aralık 2013 operasyonlarından kısa süre önce dönemin grup lideri Ahmet Denizolgun ile Sakaryalı bir iş insanının da bulunduğu bir sohbet sırasında Fetullah Gülen'den geldiği belirtilen bir mektup gündeme geldi.
Tanık, Denizolgun'un kendisine Fetullah Gülen'den bir mektup geldiğini söylediğini aktararak, Gülen'in ilerleyen süreçte "birlikte hareket etmek istediğini" ifade ettiğini anlattı.
Tanığın beyanına göre söz konusu teklifin nasıl değerlendirileceği de görüşmede konuşuldu.
Denizolgun'un bu teklife sıcak bakmadığını belirten tanık, dönemin grup liderinin "Biz devletimizin yanındayız" yönünde tavır sergilemeyi düşündüğünü aktardı.
Tanığın anlatımıyla, yapı ile FETÖ arasında 17-25 Aralık sürecinden önce bir temas girişiminde bulunulduğu iddiası soruşturma dosyasına girmiş oldu.

KURİŞ DÖNEMİNDE SİYASİ ÇİZGİ DEĞİŞTİ İDDİASI
Tanık, Ahmet Denizolgun'un 2016 yılında hayatını kaybetmesinin ardından Alihan Kuriş'in yapının başına geçtiğini ve bu dönemden sonra siyasi tavrın değiştiğini ileri sürdü.
Tanığın anlatımına göre seçim dönemlerinde yapı içerisindeki mensuplara belirli siyasi tercihler doğrultusunda hareket etmeleri yönünde talimatlar iletildi.
Özellikle "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısındaki isimlerin desteklenmesi" yönünde yukarıdan aşağıya doğru talimatlar verildiğini öne süren tanık, siyasi kararların bireysel tercihlerden ziyade üst yönetim tarafından alındığını savundu.
İşte soruşturma dosyasına bugün giren bu anlatımlar, Takvim.com.tr'nin yıllar önce yayımladığı haberlerle dikkat çekici bir paralellik oluşturdu.
TAKVİM 2018'DE YAZMIŞTI
Takvim.com.tr, 24 Haziran 2018 seçimlerinin hemen ardından yayımladığı haberlerde, Süleymancılar içerisinde seçim döneminde İYİ Parti ve dönemin cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener'in desteklenmesi yönünde telkinlerde bulunulduğu iddialarını gündeme taşımıştı.
28 Haziran 2018 tarihli haberlerde, cemaat içerisinde yapıldığı belirtilen telefon görüşmelerine ait ses kayıtlarına yer verilmişti.
Takvim'in yayımladığı haberlerden birinde, kendisine Akşener'e oy verilmesi yönünde talimat ulaştığını söyleyen bir cemaat mensubunun yönetime tepki gösterdiği aktarılmıştı.
Söz konusu kişi kayıtta, "FETÖ bizi parayla satın aldı, sakın bana dini bir gerekçe söyleme" ifadelerini kullanıyordu.
Takvim, kamuoyuna Başkan Erdoğan ve AK Parti'ye destek verileceği yönünde mesajlar verilirken, yapı içerisinde farklı bir siyasi tercihin teşvik edildiğini öne sürmüştü.
Aradan 8 yıl geçtikten sonra bu kez soruşturmadaki bir tanığın beyanlarında yeniden gündeme geldi.
Bugünkü tanık, herhangi bir parti ya da adayın adını vermeden Kuriş döneminde "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısındaki isimlerin desteklenmesi" yönünde talimatlar iletildiğini öne sürdü.
Takvim'in 2018'deki haberlerinde ise bu genel siyasi yönlendirmenin somut örneği olarak İYİ Parti ve Meral Akşener'e destek verilmesi yönündeki telkin iddiaları yer almıştı.
Böylece bugün soruşturma dosyasına giren anlatımlarla, Takvim'in yıllar önce kamuoyuna taşıdığı iddialar aynı siyasi yönlendirme tartışmasında yeniden kesişti.
SES KAYDINDA MERAL AKŞENER DETAYI
8 Ağustos 2018'de yayımlanan bir başka haberde de cemaat mensubu olduğu belirtilen iki kişi arasındaki telefon görüşmesine ait ses kaydına yer verilmişti.
Kayıtta "Ramazan" olarak geçen kişi, yönetimin İYİ Parti'ye verdiğini söylediği desteğe tepki göstererek Alihan Kuriş'i eleştiriyordu.
Söz konusu kişi görüşmede, "Alihan Kuriş gitsin Meral Akşener'den istesin" ifadelerini kullanıyordu.
Aynı kişi ilerleyen bölümde ise "Seçim zamanı da abi gelirler, Meral Akşener'den oy isterler" diyordu.
Görüşmedeki diğer kişinin, "Git seni kurtarsın Tayyip" sözleri de kayıtlara yansımıştı.
Bu ses kaydı, cemaat içerisinde İYİ Parti ve Meral Akşener'e yönelik bir siyasi tercihin bulunduğu iddialarını daha 2018 yılında kamuoyunun gündemine taşımıştı.
DIŞARIYA BAŞKA, TABANA BAŞKA MESAJ İDDİASI
Takvim'in 2018'de gündeme taşıdığı en dikkat çekici başlıklardan biri de yapı adına kamuoyuna yapılan siyasi açıklamalar ile cemaat içerisinde verildiği iddia edilen mesajlar arasındaki farklılıktı.
24 Haziran seçimleri öncesinde avukat Turan Kıratlı imzasıyla yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın destekleneceği belirtilmişti.
Ancak Takvim, seçimlerin ardından yayımladığı haberlerde, cemaat içerisinde İYİ Parti ve Meral Akşener'e destek verilmesi yönünde farklı bir siyasi yönlendirme yapıldığını öne sürdü ve kamuoyuna verilen mesaj ile yapı içerisindeki telkinler arasındaki bu farklılığı o dönem FETÖ'nün "takiye" yöntemlerine benzetmişti.
Aradan 8 yıl geçtikten sonra soruşturma dosyasına giren son tanık ifadesinde de siyasi kararların üst yönetim tarafından alındığı ve mensupların bu kararlara uymasının beklendiği ileri sürüldü.
ERDOĞAN'I DESTEKLEYENLERE BASKI İDDİASI
Tanık, yapının belirlediği siyasi çizginin dışına çıkan kişilerin de baskıyla karşı karşıya kaldığını öne sürdü.
Başkan Erdoğan'ı destekleyen kişilerin yapı içerisinde dışlandığını iddia eden tanık, kendisinin de bu nedenle hedef hâline geldiğini anlattı.
Tanık, Erdoğan'a verdiği destek nedeniyle Kur'an kurslarına girişinin yasaklandığını, yaşadığı sorunların sosyal çevresiyle sınırlı kalmadığını ve ticari faaliyetlerinin de hedef alındığını savundu.
Kendisine daha sonraki süreçte iki kez "biat etmesi" ve yapılanmaya geri dönmesi yönünde mesaj gönderildiğini de ileri sürdü.
Bu iddialar da Takvim'in 2018'de yayımladığı ses kayıtlarında cemaat içerisindeki siyasi tercihlere karşı çıkan kişilerin yönetimle yaşadığı tartışmalarla benzerlik gösterdi.
FATİH SÜLEYMAN DENİZOLGUN DA YÖNETİMİ HEDEF ALMIŞTI
Takvim'in Süleymancılar içerisindeki yönetim tartışmalarına ilişkin haberleri 2018 seçimleriyle sınırlı kalmadı.
Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu ve eski AK Parti İstanbul Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun da 2019 yılında bazı cemaat yöneticilerine yönelik dikkat çekici suçlamalarda bulundu.
Kağıthane'deki bir öğrenci yurdunun yıkılmasının ardından ortaya atılan iddiaları değerlendiren Denizolgun, cemaatin bazı yöneticilerini "dezenformasyon" ve "algı operasyonu" yapmakla suçladı.
Denizolgun, "Utanarak söylüyorum ki söylenenlerin hepsi yalan" ifadelerini kullanarak, yıkılan binayla ilgili kamuoyuna anlatılanlarla kendi incelediği belgelerin örtüşmediğini savunmuştu.
Kağıthane Belediyesinden aldığı bilgi ve belgeleri incelediğini belirten Denizolgun, yıkılan binanın riskli olduğunun yönetim tarafından önceden bilindiğini ve hemen yan parselde yeni bir öğrenci yurdu inşa edildiğini anlatmıştı.
"GERÇEKLER TABANDAN SAKLANIYOR"
Fatih Süleyman Denizolgun'un 2019'daki açıklamalarında en dikkat çekici ifadelerden biri de cemaat yönetiminin tabanı yanlış bilgilendirdiği yönündeki suçlamasıydı.
Denizolgun, "Bütün gerçekler cemaatimizin tabanından saklandığı gibi, yanlış şekilde tahrik, kin, nefret tohumları ekilmektedir" diyerek bazı yöneticilere tepki göstermişti.
Mesajlaşma gruplarında ve sosyal medyada dezenformasyon içerdiğini savunduğu paylaşımların yayılması için talimatlar verildiğini ileri süren Denizolgun, cemaat yönetimindeki bazı isimlerin gerçekleri tabandan sakladığını iddia etmişti.
"AK PARTİ DÖNEMİNDE EN RAHAT DÖNEMİ YAŞADIK"
Denizolgun aynı açıklamasında, cemaat yönetiminin hükümete ilişkin söylemleriyle ilgili de dikkat çeken ifadeler kullandı.
"AK Parti hükümetimiz döneminde kurslarımız, yurtlarımız, hizmetlerimiz en rahat 18 yıllık dönemini yaşamıştır" diyen Denizolgun, belediyelerin izin, ruhsat ve tadilat işlemlerinde yapılara kolaylık sağladığını söyledi.
Denizolgun'un 2019'da yaptığı bu açıklamalar ile soruşturma kapsamında bugün ifade veren tanığın Kuriş dönemindeki siyasi çizgiye ilişkin anlatımları, cemaat yönetimindeki değişimin ardından yaşandığı ileri sürülen dönüşümü yeniden tartışmaya açtı.
BUGÜN DOSYAYA GİRDİ, TAKVİM YILLAR ÖNCE GÜNDEME TAŞIDI
Soruşturmada bugün dosyaya giren tanık beyanları, Süleymancılar içerisinde Kuriş döneminde siyasi yönlendirme yapıldığı iddialarını yeniden gündeme getirdi.
Tanık, Kuriş döneminde Erdoğan'ın karşısındaki isimlerin desteklenmesi yönünde talimatlar verildiğini ileri sürerken, Takvim.com.tr 2018 yılında yayımladığı haber ve ses kayıtlarında İYİ Parti ve Meral Akşener'in desteklenmesine yönelik telkin iddialarını kamuoyuna taşımıştı.
Takvim'in 2019'daki haberinde ise Fatih Süleyman Denizolgun'un bazı "cemaat" yöneticilerine yönelik "dezenformasyon", "algı operasyonu" ve tabanı yanlış bilgilendirme suçlamaları yer almıştı.
Yıllar önce Takvim'in haberlerine konu olan siyasi yönlendirme ve yönetim içi baskı iddialarının bugün soruşturma dosyasındaki tanık anlatımlarıyla yeniden gündeme gelmesi dikkat çekti.
Başkan Erdoğan’dan üçlü diplomasi trafiği
Akın Gürlek'ten Kuriş, Şahin ve İmamoğlu açıklaması




