BBC ve DW'den 15 Temmuz'da sinsi algı!
15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılında Londra ve Berlin merkezli Türkçe yayın organları yine algı operasyonuna soyundu. İngiliz BBC, kanlı kalkışmayı "bir grup askerin girişimi" diyerek basitleştirirken, Alman DW ise terör örgütü FETÖ’yü "cemaat" olarak niteleyip KHK ihraçları üzerinden hedef saptırmaya çalıştı.
15 Temmuz'un 10. yılında Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) hainliği ve milletin tarihi direnişi hafızalardaki yerini korurken; Batı merkezli medyanın Türkçe servisleri, taraflı yayınlarıyla yine kendilerini ele verdi.
İngiliz devlet televizyonu BBC Türkçe ile Alman kamu yayıncısı DW Türkçe, yayımladıkları 10. yıl analizlerinde darbe girişiminin arkasındaki FETÖ gerçeğini ve örgütün devlete sızma operasyonlarını adeta görmezden geldi.
15 Temmuz'da darbeye karşı meydanlara çıkan vatandaşlar FETÖ'cü kalkışmayı püskürttü (Fotoğraflar Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır - ARŞİV)
BBC TÜRKÇE: "BİR GRUP ASKERİN GİRİŞİMİ"
İngiliz devletinin yayın organı BBC Türkçe, 15 Temmuz'un yıl dönümünde yayımladığı "'Milli şuur ve vatandaşlık bilinci': 15 Temmuz okullarda nasıl anlatılıyor?" başlıklı haberinde skandal bir dil kullandı. Vatan evlatlarının şehit düştüğü kanlı kalkışmayı gerçekleştiren FETÖ'yü doğrudan fail olarak anmaktan kaçınan yayın organı "Ordu içindeki bir grup askerin yönetime el koyma girişiminin bastırılması" ifadelerine yer verdi.
Haberde darbeci general Semih Terzi'yi vurarak komuta merkezinin ele geçirilmesini engelleyen ve şehit düşerek direnişin sembolü haline gelen Ömer Halisdemir için ise "şehit" yerine "öldü" ifadeleri kullandı.
Süreci sıradan bir olay gibi sunmaya çalışan BBC Türkçe, milli direnişin sembolü olan anma etkinliklerini ise "siyasi propaganda" parantezine almaya çalıştı.
BBC Türkçe'nin haberi
Haberde, darbe girişiminin arkasındaki karanlık gücü perdeleyen şu ifadelere yer verildi:
"Darbe girişimi sonrasındaki yargılamalarda mahkemeler, girişimin arkasında Fetullah Gülen yapılanması olduğuna hükmetti. Bu yapılanmanın önde gelen isimleri ise bunu reddediyor. Türkiye'de sadece iktidar değil muhalif çevreler de darbe teşebbüsü ile ilgili bu yapılanmayı suçluyor ve girişimi savunan hiçbir siyasi kesim bulunmuyor. Kimse bu girişimi savunmasa da bazı muhalif kesimler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, bu olayı kendi siyasi hedefleri için kullandığını savunuyor. Bu kesimler, hükümetin geçmiş yıllarda Gülen yapılanması ile yakın ilişkileri olduğunu hatırlatıyor, darbe girişiminin ardından hükümet sisteminin değişmesi de dahil yaşanan köklü değişikliklerin demokrasiye zarar verdiğini düşünüyor. Bu bağlamda 15 Temmuz'un okullarda anlatılma biçiminin siyasi propaganda olduğunu savunanlar var."

BAKANLIKTAN BATI MEDYASINA "EVRENSEL MÜFREDAT" DERSİ
BBC Türkçe'nin "pedagojiye uygun değil" iddiaları ve "siyasi propaganda" suçlamalarına Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden yanıt gecikmedi. Haberde ifadelerine yer verilen Bakanlık yetkileri Türkiye'deki eğitimin evrensel standartlarda olduğunu belirtti.
Haber yetkililerin ifadelerinin yer aldığı kısım şu şekilde geçti:
"...Bakanlık yetkilileri ise 'siyasi propaganda' eleştirilerini kesin bir dille reddediyor. 15 Temmuz'u, 'Türkiye'nin demokratik hukuk düzenini, milli iradeyi ve anayasal kurumlarını hedef alan tarihi bir olay' olarak tanımlayan yetkililer, 'yakın tarihe ilişkin toplumsal kırılma noktalarının eğitim süreçlerinde ele alınmasının evrensel olduğunu" söylüyor ve ekliyor. Fransa'da Cumhuriyet değerleri, Almanya'da demokrasiyi kesintiye uğratan tarihi dönüm noktaları, ABD'de 11 Eylül saldırısının müfredatta olması gibi."
Pedagojik tartışmalar (Pedagoji, çocuk ve gençlerin gelişimini inceleyerek onlara en uygun eğitim yöntemlerini geliştiren bilim dalıdır.) üzerinden üretilmeye çalışılan travma algısına da değinen yetkililer, müfredatın hassasiyetle hazırlandığına dikkat çekti.
Haberde ifadelerine yer verilen Bakanlık yetkileri 15 Temmuz içeriklerinin öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal gelişim düzeylerine uygun olarak yapılandırıldığın belirterek, "Korku, travma veya kutuplaşma oluşturacak bir anlatım yerine, demokrasi kültürü, barış, toplumsal dayanışma ve ortak değerler ekseninde ele alındığını" ifade etti.
DW TÜRKÇE "FETÖ" YERİNE "CEMAAT" DEDİ
Alman devlet kanalı Deutsche Welle'nin Türkçe servisi ise darbe girişiminin 10. yılında yayımladığı haberde, yargı kararlarına ve uluslararası terör örgütü ilan edilmesine rağmen FETÖ kısaltmasını kullanmaktan kaçınmaya çalıştı. (Birkaç tırnak içi ifade dışında) Örgütü masumlaştırma çabası güden bir dille "Fetullah Gülen Cemaati" tanımını kullanan DW Türkçe, haberinde şu ifadelere yer verdi:
"...Fetullah Gülen cemaati mensuplarının darbe girişimi saatler içinde bastırıldı, ancak ardından gelişen süreç Türk siyasetini derinlemesine şekillendirdi. Geçen 10 yılda iktidar gücünü daha da pekiştirdi; Gülenciler ise terör örgütü üyeleri sayılarak 'FETÖ ile mücadele' kapsamında devlet kademelerinden büyük oranda tasfiye edildi. Bu da iktidarın yeni ittifaklar kurmasına kapı açtı."
DW Türkçe'nin haberi
KHK'LAR ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONU
DW Türkçe, darbenin arkasındaki asıl tehlike olan örgütün, TSK, emniyet ve yargı içindeki derin sızma operasyonlarını tamamen es geçerek, 15 Temmuz sonrasındaki KHK ihraçları üzerinden mağduriyet algısı yaratmaya odaklandı. Haberde devletten atılanlar arasında yalnızca FETÖ'cülerin değil solcuların da olduğunu yazılarak büyük bir algı operasyonu yürütüldü.
Milletin canı pahasına kazandığı demokrasi zaferinin 10. yılında, Batı medyasının iki önemli ayağının darbeyi ve arkasındaki FETÖ tehlikesini sıradanlaştırma çabası dikkatli gözlerden kaçmadı.

