CHP’de her türlü kriz! Özgür Özel'e o iddia soruldu: Yeni bir parti kurma gibi bir durumuz yok
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kurultay iptali kararıyla CHP’de yönetim yeniden Kemal Kılıçdaroğlu’na geçerken, genel merkez binasında taraflar arasında tekme-tokat arbede yaşandı. Görevden uzaklaştırılan Özgür Özel, yeni parti iddialarına karşı "Şu aşamada kimsenin ayrılmasına gerek yoktur. Yeni bir parti kurma gibi bir durumuz yok." açıklamasıyla mücadeleyi parti içinde sürdüreceğini ilan etti. Bir yandan "Ekim" ve "Cumhuriyet Partisi" senaryoları masada dönerken, Ankara kulislerine göre CHP’yi iki büyük fırtınadan biri bekliyor: Kılıçdaroğlu’nun "ihraç giyotini" ile yapacağı kitlesel tasfiye veya Özel-İmamoğlu ekibinin kopmasıyla yaşanacak tarihinin en büyük kurumsal bölünmesi.
Hızlı Özet Göster
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı ve sonraki kongrelerini iptal ederek mevcut yönetimi görevden uzaklaştırdı.
- Mahkeme kararı sonrası CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu destekçileri arasında arbede yaşandı.
- Özgür Özel, mahkeme kararını tanımadıklarını ve hukuki mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.
- Kemal Kılıçdaroğlu, parti içinde temizlik harekatı başlatacaklarını duyurdu.
- CHP'de yeni bir parti kurulacağı iddiaları Özgür Özel tarafından yalanlandı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı ve sonrasındaki kongreleri "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal ederek yok hükmünde saydı. Mahkeme, mevcut Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırırken, Kemal Kılıçdaroğlu ile eski yönetiminin göreve iade edilmesine karar verdi.
CHP GENEL MERKEZİ KARIŞTI
Kararın ardından CHP Genel Merkezi'nde tansiyon yükseldi. Özgür Özel destekçileri genel merkez binasını barikatlarla kapatırken, Kılıçdaroğlu yanlılarının binaya girmesiyle birlikte taraflar arasında tekme-tokat arbede yaşandı. Özgür Özel, mahkeme kararını tanımadıklarını, hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve yeni kurultay hazırlığı yapacaklarını duyurdu. Göreve geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu ise partide "Arınacağız" diyerek temizlik harekatının sinyalini verdi.
Polis ekipleri, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin CHP kurultay davasına ilişkin kararını tebliğ etmek ve CHP Genel Merkezi'nin tahliyesini sağlamak üzere parti binasına girdi. CHP Genel Merkezi içinde bazı partililerin kapılara koltuklardan barikat oluşturmaya çalıştıkları görüldü (Fotoğraf Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
Sabah Yazarı Melih Altınok, köşesinde CHP'deki bu iki başlılığın nereye varacağını sorgulayarak dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Milletvekillerinin ve belediyelerin çoğunluğunun "Özel-İmamoğlu kliği" olarak adlandırılan yapıyı desteklediğini belirten Melih Altınok, vekiller üzerinde yoğun bir mahalle baskısı olduğunu ifade etti. Altınok, Özel'in arkasındaki milletvekili desteğinin tek başına tüm imkânları elinde bulunduran örgüte karşı muhalefet yapmaya yetmeyeceğini vurgulayarak şu analizi yaptı:
"Özel'in Meclis grubu ile Genel Merkez arasına örmeye çalıştığı Berlin duvarının yıkılması Genel Başkan'ın iki dudağının arasından çıkacak bir karara bakar."

"KİMSENİN İSTİFA ETMESİNİ İSTEMEM"
Altınok tartışmaların odağındaki Özgür Özel'in yaptığı açıklamayı hatırlattı. Tabandan ve belediye başkanlarından gelen istifa eğilimlerini derinleştiği süreçte Özel şu ifadeleri kullandı:
"Önce Karadeniz'den başlayarak çok sayıda belediye başkanımız 'İstifa edelim mi?' dediler. 'Etmeyin' dedim. İl başkanlarına, ilçe başkanlarına istifa etmeyin dedim. Üye istifa furyası çıkıyordu, aman yapmayın dedik. Partiden ayrılmıyoruz. Kimsenin istifa etmesini istemem. Biz CHP'de kalmalı ve burada mücadele etmeliyiz."
Altınok, tüm planını Ekrem İmamoğlu üzerine kuran Özel'in İzmir mitingiyle birlikte mücadelenin artık parti içinde değil, dışarıda geçeceğinin işaretini verdiğini yazdı.

YENİ PARTİ İDDİALARI: "EKİM PARTİSİ Mİ, CUMHURİYET PARTİSİ Mİ?"
Genel Merkez cephesinin bu fiili durumun kaçınılmaz bir bölünmeyle sonuçlanacağını öngördüğünü ve hazırlıklarını bu yönde yaptığını belirten Sabah Yazarı Altınok, kulislerde dönen yeni parti iddialarını da paylaştı.
Siyasi kulislerde "Ekim Partisi" isminin adres gösterildiğini ancak bu ismin "Ekrem İmamoğlu" adının ve soyadının bir kısaltması olduğu yönünde geyikler döndüğünü belirten Altınok, bir diğer alternatif olarak "Cumhuriyet Partisi" adının telaffuz edildiğini aktardı.
Altınok, "Piyasada pek çok alternatif var. Ortalık bir seçim patlarsa köşeyi döneriz, kilitlenen sisteme maymuncuk oluruz diye kurulmuş partilerden geçilmiyor. Mesela "Cumhuriyet Partisi" adını telaffuz edenler var. İnternet sitelerine girdim baktım. Tam bir fiyat performans tercihi gibi görünüyor." ifadelerini kullandı.

ÖZEL'DEN AÇIKLAMA: YENİ BİR PARTİ KURMA DURUMUMUZ YOK
Özel son olarak Manisa'da bayram namazının ardından yaptığı açıklamalarda ise yeni parti kuracağı iddialarını yanıt verek Kılıçdaroğlu destekçilerine yüklendi.
"Şu aşamada kimsenin ayrılmasına gerek yoktur. Yeni bir parti kurma gibi bir durumuz yok." ifadelerini kullanan Özel, "İstifa edelim diyenler var. Kimse partisinden ayrılmasın, istifa etmesin. Biz bu sorunu bir şekilde hallederiz. Geçmişte bizi desteklemeyen arkadaşlarımıza tepki gösterenler var. Arkadaşlar mutlak kararı bir milattır. O günden sonra butlana sahip çıkanlar butlancıdır onlarla bir gönül bağımızı yoktur" dedi.

İHRAÇ GİYOTİNİ Mİ, RESMİ BÖLÜNME Mİ?
Öte yandan Ankara kulislerinde, mahkemenin "butlan" kararıyla sarsılan CHP için artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı vurgulanıyor.
İlk senaryoya göre; Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu cephesi partiden ayrılmayıp parti içi mücadeleyi seçerse, genel merkez yönetimini ve parti mührünü eline alan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "ihraç giyotinini" çalıştıracağı belirtiliyor. Kılıçdaroğlu ekibinin, delege yapısını yeniden şekillendirmek ve muhalif sesleri tamamen temizlemek adına tüzükten doğan tüm disiplin yetkilerini sonuna kadar kullanacağı ve kapsamlı bir tasfiye operasyonuna girişeceği ifade ediliyor.
İkinci senaryoda ise; Meclis grubunun ve büyükşehir belediyelerinin desteğini arkasına alan Özel-İmamoğlu ekibinin genel merkez baskısına dayanamayarak yeni bir siyasi hat kurması bekleniyor. Bu ihtimalin CHP tarihinde 1992 sonrasındaki en büyük kurumsal çatlama olacağını ve ana muhalefet tabanının resmen ikiye bölüneceğini öngörüyor.
Her iki ihtimalde de CHP'yi, mahkeme salonlarından sandık kurullarına kadar uzanacak uzun soluklu bir kaos dönemi bekliyor.



