Dijital oyun lobisinden hedef saptırma operasyonu: Zehri aklama timi sahada! | Kim bu eline kan bulaşan PR ajansları?
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından dijital oyun şirketlerinin PR ajansları, suçu televizyon dizilerine yıkma hazırlığına girdi. Şiddet içerikli oyunların iletişim ajansları, 20 Nisan’da başlatacakları algı kampanyasıyla kamuoyunun öfkesini saptırmayı planlıyor. Oysa 9 canı alan katliam faili İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarından çıkan Discord manifestosu, Roblox’taki Columbine simülasyonu ve Elliot Rodger hayranlığı, şiddetin asıl kaynağını ifşa ediyor. Bazı büyük reklam içerenler şiddet içerikli içeriklere reklamı kesti; sıra dijital oyun devlerinde.
Hızlı Özet Göster
- Kahramanmaraş'ta 9 kişiyi öldüren 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli ve Şanlıurfa Siverek'te 16 kişiyi yaralayan 19 yaşındaki Ömer Ket'in PUBG bağımlısı olduğu ve Discord, Roblox gibi platformlarda katliam simülasyonları yaptığı tespit edildi.
- PUBG gibi şiddet içerikli dijital oyunların PR ajanslarının 20 Nisan'dan itibaren çocuklardaki şiddet eğiliminde televizyon dizilerinin etkisi temalı algı kampanyası başlatmaya hazırlandığı iddia edildi.
- Emniyet Genel Müdürlüğü'nün operasyonunda 1.866 internet adresine erişim engeli getirildi, 411 kişi gözaltına alındı ve C31K bağlantılı 111 Telegram kanalı kapatıldı.
- TBMM Dijital Mecralar Komisyonu artan tehlike üzerine Telegram yetkililerini 15 gün içinde dinlemek üzere çağırdı.
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından çocuklara özel SIM kartı düzenlemesi ve VPN şirketlerine lisans zorunluluğu getirilecek.
Türkiye, Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen, gencecik dimağların birer caniye dönüştüğü okul baskınlarıyla sarsılırken, vahşetlerin arkasındaki asıl fail olarak işaret edilen dijital dünyadaki denetimsiz karanlık gün yüzüne çıkıyor. Sarsıcı gerçekler tokat gibi yüze çarptıkça küresel oyun devlerinin ve onların yerli işbirlikçilerinin suçluluk psikolojisiyle nasıl kirli algı operasyonuna giriştiği de deşifre ediliyor.
HEDEF ŞAŞIRTACAKLAR… OKLAR TV'YE KARANLIK KÂRLAR CEBE!
Birer gün arayla gerçekleştirilen Siverek ve Maraş okul saldırılarında oyun bağımlısı çocukların yer alması kamuoyunun dikkati ekran şiddetine çevirirken, iletişim sektörü kulislerinden dikkat çekici iddialar yükseldi.
Edinilen bilgilere göre başta PUBG olmak üzere şiddet içerikli dijital oyunların PR ajansları, 20 Nisan'dan itibaren "çocuklardaki şiddet eğiliminde televizyon dizilerinin ve gündüz kuşağı programlarının etkisi" temalı algı kampanyası başlatmaya hazırlanıyor. Gerçekleri saklamayı amaçlayan bu hamle, öfkeyi dijital oyun sektöründen uzaklaştırıp geleneksel medyaya yöneltmeyi hedefliyor.
Şer odaklarının, çocuklardaki şiddet eğiliminin faturasını pişkince "televizyon dizilerine" ve "gündüz kuşağı programlarına" kesmeye çalışarak kendi ellerindeki kanı temizlemeyi hedefleyecekleri kaydedildi.
Oysa katliam yapan gençler televizyon izlemiyor; gündüz kuşağının ne demek olduğundan dahi haberdar değil. Televizyon Yayıncıları Derneği'nin de vurguladığı üzere, asıl tehlike hiçbir kuralın işlemediği, tık uğruna toplumun sinir uçlarıyla oynayan, şiddeti ve dezenformasyonu körükleyen dijital mecralar olarak öne çıkıyor.

MARAŞ VE SİVEREK CANİLERİNİN ORTAK PAYDASI 'PUBG'
Kahramanmaraş'ta 9 kişiyi gözünü kırpmadan katleden 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli'nin dijital ayak izleri, bu bataklığın ne kadar derin olduğunu ispatlıyor. Cani Mersinli'nin bilgisayarında yapılan incelemeler, kamuoyunun yönlendirilmek istendiği "dizi etkisi tezini" tamamen çürütüyor.
Saldırganın Discord platformunda "Konata Herself" ve "Konata Themself" takma adlarıyla aktif olduğu, son mesajının manifesto ekran görüntüsü olduğu tespit edildi.
Roblox üzerinde Columbine katliamını simüle eden "Carbine" adlı oyunu oynayarak sanal karakterleri öldüren failin, WhatsApp profilinde 2014 ABD katliamının faili Elliot Rodger'ın fotoğrafını kullandığı resmi kaynaklarca doğrulandı.Mersinli'nin cihazından büyük eylem gerçekleştireceğine dair notlar ve "toplu katliam" içerikli oyun görüntüleri çıktı.
Bilgisayarındaki oyunda silahla binayı hedef alıp içeridekileri yaylım ateşine tutan saldırgan, günler sonra aynı eylemleri fiziki olarak öğrenim gördüğü okulunda uyguladı. PUBG isimli çok oyunculu video oyunu bağımlısı olduğu tespit edilen saldırganın, önce sanal dünyada cinayet provası yaptığı, ardından poligonlarda talim yaparak bu vahşeti gerçek hayata taşıdığı kayıtlara geçti.
EVDEKİ SİLAH EKRANDAKİ PROVA
Saldırganların televizyon izlemediği, gündüz kuşağı programlarından haberdar dahi olmadığı gerçeği, adli soruşturma dosyalarına yansıyan ifadelerle kesinleşti. Kahramanmaraş'ta gözünü kırpmadan 9 masumun canına kıyan İsa Aras Mersinli'nin tutuklanan babası Uğur Mersinli, oğlunun karanlık dünyasını şu sözlerle anlattı:
"Oğlum interaktif, konuşmalı ve çevrimiçi oyunlar oynardı. Odasına girdiğimde her şeyi kapatır, bize hiçbir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz durumunu tespit edemedik."
PROVA OYUNDA TATBİKAT OKULDA!
Şanlıurfa Siverek'te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne av tüfeğiyle saldırıp 18 kişiyi yaralayan ve ardından intihar eden 19 yaşındaki Ömer Ket ile Mersinli'nin ortak paydası yine aynı: PUBG bağımlılığı ve dijital zehirlenme.
Çocuk yaştaki canileşen Mersinli ile Ket, Discord üzerinden "manifesto" yayınlayıp, Roblox gibi platformlarda Columbine katliamını simüle eden "Carbine" gibi oyunlarla katliam provası yaparak radikalleşti.

ÇOCUKLARI YALNIZ KURTA DÖNÜŞTÜREN DİJİTAL MELANET YUVALARI
Uzmanlar, Z kuşağının medya tüketim haritasının geleneksel medyayla bağının koptuğuna dikkat çekiyor. Günün önemli bölümünde YouTube izleyen gençler, kontrolsüz şekilde içerik üreticilerinin yönlendirmelerine maruz kalıyor. Başta PUBG ve Roblox olmak üzere şiddet oyunları, saatlerce süren sanal öldürme seanslarıyla empati devrelerini felç ediyor.
Telefonlarda PUBG ile saatlerini geçiren çocuklar "daha fazla insan öldürme motivasyonu" kazanırken, Roblox ile LGBT içeriklerine maruz kalıp saldırı senaryoları oluşturuyor.
Sosyalleşme maskesi altında kullanılan Discord ve Telegram gibi kapalı devre iletişim uygulamaları, ailelerin denetiminden tamamen uzak çalışıyor. Yurtdışı bağlantılı kişilerle kurulan iletişimler cinsel istismar ve şantaj vakalarına zemin hazırlıyor. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu, artan tehlike üzerine Telegram yetkililerini 15 gün içinde dinlemek üzere çağırdı.
Öte yandan Netflix, HBO, Disney+ ve Amazon Prime gibi çevrimiçi yayın platformları, denetimsiz içerikleriyle Türk aile yapısını hedef alıyor.
Netflix LGBT propagandası yaparken, HBO pornografik içeriklerle gençlerin zihinsel gelişimini baltalıyor.
TikTok, şiddet ve çocuk istismarı ağlarıyla gençlerin düşebileceği en büyük çukurlardan biri olarak varlığını sürdürüyor.
ZEHRİN ATARDAMARLARI
Dijital suç şebekelerinin en somut yansıması olarak "C31K" gösteriliyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün operasyonu kapsamında 1.866 internet adresine erişim engeli getirilirken, suça teşvik eden 411 kişi gözaltına alındı ve C31K bağlantılı 111 Telegram kanalı kapatıldı
Bunun yanı sıra, 7,5 milyondan fazla abonesi olan ve öğrencileri öğretmenlerine karşı şiddete teşvik eden 'Minecraft Parodileri' isimli YouTube kanalı da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapatıldı ve zehrin bir damarı kesildi.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan çocuklara özel SIM kartı düzenlemesi ve VPN şirketlerine getirilecek lisans zorunluluğu, devletin bu alanda harekete geçtiğinin en net işaretleri oldu.
Fakat asıl savaşın, küresel şirketlerin taşeronluğunu yapan iletişim sektörünün vicdanında verileceği vurgulanıyor.
SEKTÖREL İHANETE İKAZ: 20 NİSAN'DA "SAF KÖTÜLÜĞE" ORTAK OLMAYIN, REKLAMVERENİ ALET ETMEYİN
Küresel şirketler körpecik çocukları ana babalarından koparıp canileştirirken, Türkiye'deki bazı PR ajanslarının sadece para kazanmak uğruna bu yıkıma çanak tutması ve hedef şaşırtması "saf kötülük" olarak tanımlanıyor.
Nesiller ifsad edilirken, reklam gelirlerinin denetimsiz platformlara kayması şiddeti daha da körüklüyor.
Uzmanlar ve yayıncılar, Türkiye'nin en güvenilir mecrasının hala televizyon olduğunu hatırlatarak, dijital mecraların acilen sıkı denetim altına alınması gerektiği konusunda hemfikir. Çünkü çocukların dijital platformlarda "tek başına" bırakılması, onları manipülasyona açık hale getirerek "yalnız kurt" tarzı saldırılara itiyor.
Söz konusu dijital teröre karşı topyekün duruş ve vicdan muhasebesi şart olarak görülüyor.
Önümüzdeki hafta da PR ajanslarının "dizi suçlu" kampanyası somut olarak sahada görünürse, reklamveren blokunun dijital oyun devlerine yönelik ikinci ekonomik yaptırım dalgası başlatması kuvvetle muhtemel.
800
'EN GÜVENİLİR MECRA TELEVİZYON... ASIL TEHLİKE DENETİMSİZ MECRALAR'
Televizyon Yayıncıları Derneği, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve toplumu derinden sarsan okul baskınlarının ardından bir bildiri yayınlayarak, dijital dünyanın "başıboş" düzenine karşı sert uyarıda bulundu.
Yayıncılar, şiddet ve dezenformasyonun asıl kaynağı olarak denetimsiz sosyal medya platformlarını ve şiddet içerikli dijital oyunları işaret etti.
Televizyon Yayıncıları Derneği açıklamasında, yaşanan trajik olayların ardından televizyon kanallarının hedef gösterilmesi "yanlış bakış açısı" olarak nitelendirildi.
Ciddi toplumsal hadiselerin televizyon dizileri gibi tek bir içerik türüyle açıklanmaya çalışılmasının, meselenin bütün yönleriyle değerlendirilmesini zorlaştıracağı vurgulandı. Yayıncılar, yıllardır sıkı denetimlere tabi olan, yatırım yapan ve istihdam sağlayan televizyon sektörüne fatura kesilmesine karşı çıktı.
Haberde, dijital mecralardaki çarpık yapıya dikkat çekilerek şu tespitlere yer verildi:
"Çocukların ve gençlerin korunması, güvenliğinin sağlanması ve sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi; aile, eğitim ortamı, sosyal çevre, dijital mecralar ve diğer toplumsal etkenler dahil olmak üzere çok boyutlu bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır.
Televizyon yayıncıları olarak, bu tür hassas konularda genelleyici değerlendirmeler yerine, tüm boyutları gözeten sağduyulu bir yaklaşımın benimsenmesinin önemli olduğuna inanıyoruz.
Yapılan incelemelerde ortaya çıkan bazı bulgular, çocukların maruz kaldıkları içeriklerin ve çevresel faktörlerin önemini bir kez daha gündeme getirmiştir. Bu çerçevede, tüm paydaşların ortak bir sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin, çocukların korunması ve toplumsal farkındalığın artırılması açısından kritik olduğu değerlendirilmektedir.
Olayların ardından yapılan değerlendirmelerde, farklı mecralara yönelik çeşitli yorum ve yaklaşımların kamuoyuna yansıdığı görülmektedir. Ancak neredeyse hiçbir denetimin ve kuralın olmadığı sosyal medya ve zararlı içeriklere sahip oyun platformlarını işaret eden tüm bu bilgi ve bulgulara rağmen olayın hemen ardından suçlu ve hedef olarak televizyon kanallarının gösterilmesi yanlış bir bakış açısıdır. Bu yanlış yönlendirme neticesinde her türlü şiddet, provokasyon ve dezenformasyonun kol gezdiği sosyal medya ve şiddeti özendiren dijital oyunların mercek altına alınması gerektiğini düşünmekteyiz."
Daha fazla görüntülenme, izlenme ve tık alma çabası; şiddeti, dezenformasyonu ve toplumu rencide edici içerik üretimini beslemektedir. Söz konusu mecralar sınırları kesin olarak çizilmiş kurallara tabi olmadıkları ve yeterli denetlenemedikleri için zararlı içerikleri engellemek de kolay kolay mümkün olmamaktadır.
İstatistiklere göre Türkiye'deki en güvenilir mecra televizyondur."

