İBB'nin reklam usulsüzlüğü raporda: 4 milyarlık kamu zararı! Reklam şirketi sahibi tanık Kültür A.Ş tezgahını anlattı: "Yasal haraç!"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında hazırlanan tevdi raporu, reklam panoları üzerinden tam 4 milyar 91 milyon liralık kamu zararını gözler önüne serdi. Öte yandan Reklam şirketi sahibi olan tanık A.T.'nin ifadeleri de çarpıcı iddiaları gün yüzüne çıkardı. Tanık, 2019'dan sonra Ekrem İmamoğlu’nun yönlendirmesiyle Murat Ongun’un başında olduğu organizasyonla Kültür AŞ'nin şirketlerden "yasal haraç" adı altında yüksek ücretler aldığını, bu paraların ise muvazaalı sözleşmelerle yandaş firmalara aktarıldığını söyledi. Tanık, naylon fatura, ihale oyunları ve seçim fonlaması dahil birçok kirli ilişki ağını tek tek anlattı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
İBB'nin reklam usulsüzlüğü raporda: 4 milyarlık kamu zararı! Reklam şirketi sahibi tanık Kültür A.Ş tezgahını anlattı: "Yasal haraç!"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi merkezli yolsuzluk çarkı kapsamında Ekrem İmamoğlu ve çekirdek ekibi ile birlikte 51 kişi tutuklandı.

Soruşturma kapsamında vurguna ilişkin yeni detaylar çıkmaya devam ediyor.

İBB'nin reklam usulsüzlüğü raporda: 4 milyarlık kamu zararı! Reklam şirketi sahibi tanık Kültür A.Ş tezgahını anlattı: "Yasal haraç!"-2

REKLAM PANOLARI ÜZERİNDEN 4 MİLYARLIK KAMU ZARARI
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında alınan tevdi raporunda, İBB'ye bağlı bazı şirketlerin reklam alanlarını usulsüz şekilde kullandığı, bu mecralarda izinsiz ve mevzuata aykırı yapılan reklam uygulamaları karşılığında alınan ödemelerle kamu zararına neden olunduğu tespit edildi.

Soruşturma dosyasında yer alan tevdi raporunda, Ekim 2019 öncesinde bir reklam şirketine İBB tarafından tahsis edilen Beşiktaş'taki reklam alanlarının, yine İBB tarafından İstanbul Reklam İlan ve Tanıtım Yönetmeliği gerekçe gösterilerek reklam kullanımından çıkarıldığı, bunun üzerine bahsi geçen şirketin şikayette bulunduğu ifade edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB), karayolları kenarındaki duvarları süsleyen ve aynı zamanda emisyonla gürültü bariyeri işlevi gören dikey bahçeleri kaldırdığı bazı yerlere, reklam panoları takmıştı (Takvim.com.tr Arşiv)

Raporda, bahsi geçen şirkete ait reklamların, belirtilen haksız kararın ardından zabıta tarafından sökülerek kaldırıldığı anlatıldı.

Reklam şirketinin ilgili şikayetinde, kendilerine tahsis edilen ancak sonrasında tahsis kararı kaldırılan Beşiktaş'taki reklam alanlarının bir kısmının başka şirketlere işgal bedeli karşılığında verilerek, yasa dışı kazanç sağlandığının iddia edildiği raporda yer aldı.

Reklam alanlarının ilgililerine işgal bedeli karşılığında kullandırıldığı ancak İstanbul'un birçok yerinde aynı yöntemin uygulanmadığı aktarılan raporda, işlerin, Kültür AŞ ve Medya AŞ vasıtasıyla ihale yapılmaksızın pazarlama sözleşmesiyle verildiği kaydedildi.

Raporda, reklam şirketlerine işgal bedeli karşılığında kiralanan pano ve alanlar üzerinden 16 Ekim 2024 itibarıyla4 milyar 91 milyon 691 bin 748 liralık kamu zararına sebep olunduğu, sözleşmelerin sonuna kadar bu rakamın 6 milyar 284 milyon 212 bin 656 liraya ulaşacağının hesaplandığı belirtildi.

Şikayet kapsamında Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye yetkilileri, reklam alanlarıyla ilgili izin süreçlerinin usulsüz yönetilmesinden sorumlu tutulurken, Kültür AŞ ve Medya AŞ yöneticileri ise reklam alanlarının keyfi kullanımı ve yasa dışı para tahsilleriyle ilgili sorumlu kişiler arasında yer alıyor.

Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Medya A.Ş Başkanı Murat Ongun

Raporda, İBB'nin Kültür AŞ ve Medya AŞ aracılığıyla yaptığı gayrimeşru işlemlerin ve reklamlara dair yasa dışı talimatların, İstanbul'un çeşitli bölgelerinde, yasak olan yerler de dahil olacak şekilde reklam alanlarının kullanılmasına olanak tanıdığı, özel mülkiyete konu taşınmazlardan yasa dışı işgal bedeli tahsili suretiyle izinsiz reklam uygulamalarının fiilen yasallaştırıldığı anlatıldı.

İstanbul'da bazı özel şirketlerin, izinsiz reklam alanlarını kullanarak yasaya aykırı uygulamalar gerçekleştirdiği aktarılan raporda, düzenli denetimlerin yapılmadığı ve izinsiz reklam yapan birçok şirkete cezai işlem uygulanmadığı ifade edildi.

Raporda ayrıca, reklam alanını izinsiz kullanan bazı şirketlerden alınan işgal bedellerinin usulsüz şekilde tahsil edildiği, bazı şirketlere yasa dışı olarak ödeme yapıldığı ve bu ödemelerin muvazaalı işlemlerle başka şirketlere aktarıldığının tespit edildiği vurgulandı.

Süreç içerisinde Kültür AŞ ve Medya AŞ'nin ihale süreçlerini manipüle ederek, bazı şirketlere yüksek bedellerle reklam alanları kiraladığı ve bu durumun kamu zararına yol açtığının belirlendiği anlatılan raporda, ihalelerde belirlenen bedellerin doğru olmadığının da müfettiş raporlarıyla anlaşıldığına işaret edildi.

'ALINMAYAN HİZMET KARŞILIĞI PARA AKTARIMI YAPILDIĞI'' İDDİASI
Raporda, Mecidiyeköy ile Gayrettepe arasındaki köprü ayaklarında bulunan 88 adet reklam panosu dahil olmak üzere 44 adreste toplam 5 bin 610 metrekarelik kısmın, İBB Encümeni'nin 10 Mayıs 2023 tarih ve 2388-103 sayılı kararıyla, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre yapılan ihale sonucunda belediye şirketi Kültür AŞ'ye kiralandığı kaydedildi.

İBB'nin reklam usulsüzlüğü raporda: 4 milyarlık kamu zararı! Reklam şirketi sahibi tanık Kültür A.Ş tezgahını anlattı: "Yasal haraç!"-6

Aynı zamanda, ecrimisil karşılığı kullandırım yapılan 41 ayrı şirkete, Kültür AŞ ve Medya AŞ'den hizmet satın alımı gerçekleştirilmiş gibi"Muhtelif reklamlara ilişkin konsept belirleme, geliştirme, uygulama ve uygulama sonrası kaldırma"konulu gerçeğe aykırı muvazaalı alt yüklenici sözleşmeleri imzalatıldığı, muvazaalı bu işler için özel şirketlerden tahsil edilen 23 milyon 946 bin 25 liranın 9 milyon 278 bin 163 liralık kısmının gerçekte alınmayan hizmet karşılığı alt yüklenici bir medya şirketine aktarıldığı belirtildi.

Ayrıca, izinsiz reklam alanı kullanan 82 şirketten, belediyece 53 milyon 958 bin 600 lira ecrimisil bedeli, Kültür AŞ ve Medya AŞ tarafından ise 23 milyon 946 bin 25 lirası sözleşme bedeli olmak üzere toplamda 77 milyon 904 bin 625 liranın tahsil edildiği bilgisi raporda yer aldı.

"HAKSIZ MENFAAT SAĞLANDIĞI SOMUT, OBJEKTİF VE AÇIK OLARAK SAPTANDI"
Tevdi raporunda, İBB ve Kültür AŞ tarafından göz yumulan izinsiz reklam faaliyetleri kapsamında yapılan tespitlere göre, İBB aleyhine toplam 10 yıl boyunca 600 milyon lira, Kültür AŞ aleyhine ise 580 milyon lira kamu zararına yol açıldığının belirlendiği anlatıldı.

Ayrıca, alt kiracı ve fiili işletmeci özel şirketlere, rapor tarihi itibarıyla 589 milyon 498 bin 560 lira + KDV tutarında haksız menfaat sağlandığı, sözleşmelerin sonuna kadar bu miktarın 1 milyar 832 milyon 395 bin 200 liraya çıkacağının hesaplandığı ifade edildi.

Raporda, ilgili şirketlere 132 milyon 600 bin lira ceza kesilmesi gerektiği, toplamda 1 milyar 964 milyon 995 bin 200 lira + KDV'lik haksız menfaat sağlandığı vurgulanarak, "Haksız menfaat sağlandığı somut, objektif ve açık olarak saptandı."ifadesi kullanıldı.

REKLAM ŞİRKETİ SAHİBİNDEN "YASAL HARAÇ" İDDİASI
Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturmasında tanık olarak ifade veren reklam şirketi sahibi A.T, 2019 öncesinde Kentsel Tasarım Müdürlüğünden ücretsiz alınan reklam izinlerinin, bu tarihten sonra yüksek miktarlar talep edilerek Kültür AŞ'den alınmaya başlandığını söyledi.

A.T, reklam şirketi sahibi olduğunu, piyasadaki hemen hemen bütün şirketleri tanıdığını, İBB açık hava reklam alanlarının kiralanması işinin Kültür AŞ üzerinden yürütüldüğünü söyledi.

İHALELERDEKİ USULSÜZLÜKLER
Kültür AŞ'nin bu alanların kiralanmasını bazen konsinye yöntemi bazen de ihaleyle üçüncü özel şirketlere vererek gerçekleştirdiğini ifade eden A.T, "Özellikle 2019'dan sonra Ekrem İmamoğlu döneminde Kültür AŞ tarafından yapılan ihalelerin kime verileceği önceden tespit edilip, şartnamenin ihalenin verileceği şirkete göre düzenlendiğini, bizzat benim şirketimin de bu tip ihalelere katıldığı ve kazanamadığından dolayı bilmekteyim. Bu ihalelerde eğer kendi istedikleri firmalar dışında katılım geldiyse bunları elemek için şartnameye ek yapmak suretiyle bu firmaları sistem dışı bırakmaktadırlar. Geriye kalan şirketler de yan teklif vermek suretiyle zaten ihaleyi alan şirketle önceden anlaştığı için ihale bedelinin altında teklif vererek önceden belirlenen şirketin ihaleyi kazanmasını sağlamaktadırlar."dedi.

İBB'nin reklam usulsüzlüğü raporda: 4 milyarlık kamu zararı! Reklam şirketi sahibi tanık Kültür A.Ş tezgahını anlattı: "Yasal haraç!"-7

İŞ YAPILMADAN ARACILARA PARA DAĞITILIYOR
Tanık A.T. ifadesinin devamında şunları kaydetti:

"Misal vermek gerekirse 50 adet billboard işi için verilen ihalede ihaleyi alan şirket 10 adet iş yapıyor ama 50 adetlik üretim, montaj ve söküm ücreti alıyor. Geriye kalan 40 tanenin ücreti de hiçbir işlem yapılmadan aracı kişilerle paylaşılıyor. Bu suretle büyük miktarda yolsuzluk yapılıyor. Benim anlattığım, üretim ile ilgili en basit olan kısmıdır. Asıl büyük yolsuzluk kiralama ve organizasyon kısmında mevcuttur. Burada da Kültür AŞ yine önceden belirlediği kişilere veya şirketlere bu işleri vererek, kendi avantalarını da almak suretiyle yolsuzluklar yapılmaktadır. Bu işin en üst kısmında Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun, İ. Holding, Subaşı ailesi ve şu an hatırlamadığım birkaç şirket daha vardır. Bu büyük şirketler daha sonra işleri alt şirketlere vererek birkaç aşamada yolsuzluk yapılmaktadır. Alt şirketlerde de naylon fatura, hesaptan çekip elden para teslimi gibi birçok kanuna aykırı işlemler yapılmaktadır. Ben gerek İBB'de gerekse Kültür AŞ'de ve bu çarkın içinde olan diğer şirketleri ve yetkililerini, aracı kişilerin adlarını ve bilgilerini bir dosya hazırlayarak Sayın Başsavcılığınıza yaklaşık 1 hafta gibi bir süre içerisinde teslim edeceğim."

Murat Ongun ve Ekrem İmamoğlu

Şüphelilerden Kabil Taşçı'nın geçmişte kısa bir zaman yanında çırak olarak çalıştığını, Taşçı'nın son 4 yıldır Kültür AŞ veya belediyeden ihale alan ya da sözleşme imzalayan şirketlere, ajanslara naylon fatura keserek sadece KDV bedelinden lüks araçlar ve evler edindiğini öne süren tanık A.T, Taşçı gibi naylon fatura kesenlerin isimlerini hazırlayarak savcılığa sunacağını dile getirdi.

Tanık A.T, savcılığa ek olarak verdiği ikinci ifadesinde, İBB'de çalışan zabıtaların zaman zaman şehrin genelinde izinli ya da izinsiz reklam panolarını kesip söktüğünü, bu yolla yeni ihaleler veya sözleşmeler imzalamaya zemin hazırlandığını iddia etti.

Fotoğrafta: Murat Kapki

Bu şekilde rant sağlandığını savunan tanık A.T, "Murat Kapki, E** Reklam ve E**** Advercity gibi reklam firmalarıyla ilişkili bir isimdir. Yanında çalışan B.Ö. ve İ.Y. gibi kişilerle birlikte reklam alanında faaliyet göstermektedir. Murat Kapki, İBB Başkanlığına Ekrem İmamoğlu seçildikten sonra büyük bir servet sahibi olmuştur. Şehir merkezindeki üst geçitler ve stratejik noktalardaki reklam alanlarını pazarlaması dikkati çekicidir. Normalde bu tür yerler için yüksek kiralar ödenmesi gerekirken çok daha az bedellerle Murat Kapki bu işleri alarak, hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde karlar elde etmiştir. Ben 1986'dan beri bu sektörde bulunan biri olarak, bu tür ani yükselişlerin ve bir anda servet sahibi olmanın genellikle yasa dışı işlemlerle ilişkili olduğunu gözlemledim. Sektörde vergi kaçırma, naylon fatura işlemi ve benzer yöntemlerle kazanç sağlama eğilimi yaygındır. Hüseyin Koksal, Beylikdüzü'nde tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıdır. İmamoğlu'nun seçim sponsorluğunu yapmasıyla birlikte U***** M**** gibi firmalarla ilişkileri gelişmiştir ve bu kirli ilişkiler içinde rüşvet döngüsü ile işlerini yürütmektedir."diye konuştu.

Tanık A.T, Subaşı ailesinin İmamoğlu'na yakınlığı olduğunu, şirketlerinin son 5 yılda büyük kazançlar elde ettiğini anlatarak, ''Bu şirketlerin Sev Medya yetkilileri olan Alper Aydın ve Alihan Aydın ile yakın ilişkileri bulunmaktadır. Eyüp Subaşı, oğlu M. S. açık hava reklam sektöründe etkin rol almaktadır. Bu kişilerin Taşçı ailesinden Kabil Taşçı gibi küçük üreticilerle yakın ilişkileri mevcuttur. Kabil Taşçı'ya naylon fatura kestirerek gayriresmi para kazanmaktadırlar. Bildiğim kadarıyla gayriresmi kazanılan bu paraların bir kısmı ile bir fon oluşturularak seçim döneminde Ekrem İmamoğlu'nun afişleri, miting organizasyonları, seçim otobüslerinin temini ve giydirme işlemleri finanse edilmektedir. Hatta seçim döneminde harçlık adı altında sokakta vatandaşlara bu paralar verilerek oy kazandırılmaya çalışılmaktadır."ifadelerini kullandı.

"İMAMOĞLU'NUN KURDUĞU ORGANİZASYON NAYLON FATURALARLA BÜYÜK PARA GÖTÜRDÜ"
Tanık A.T. naylon fatura iddialarına ilişkin ise şunları anlattı:

"Naylon fatura kesme yöntemiyle Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu bu organizasyonun çok büyük paralar götürdükleri bilinmektedir. Ahmet Çiçek isimli şahıs, A***** A**** N*** R**** Organizasyon, Kabil Taşçı isimli şahıs, A******** isimli firma, Y******* M**** Ferhat Ertek, Cengiz Beğenmez isimli şahıslar, G** R***** yetkilisi R. isimli şahıs, K******* isimli şirket, Yaşar Çeri, naylon fatura kesen şirket ve şahıslardan bazılarıdır. Organizasyon o kadar büyüktür ki naylon fatura kesen kişi ve şirketler hatırladığım kadarıyla bunlardır. Detaylandırmak gerekirse Subaşı ailesine Kabil Taşçı naylon fatura kesmektedir. Yine İlbak ailesi S** M**** ve Advercity gibi şirketler de naylon fatura işlemlerine dahil olmaktadırlar. Hasan Öçsoy da yoğun bir şekilde naylon fatura kesen isimlerden biridir. Yine hatırladığım kadarıyla Serdar Haydanlı isimli şahıs da naylon fatura kesmektedir. Bu verdiğim isim ve şirketlerin aile üyeleri veya yanında çalışan kişiler adına kurulan şirketlerin de naylon fatura kesip kesmediği konusunun araştırılması faydalı olacaktır. Böyle bir şirket kurdurtma durumu varsa muhtemelen benim saydığım kişi veya şirketlerin adresleri ile aynı binada veya yakın bölgede olduğu görülecektir. Bu bahsettiğim sahte fatura kesen kişi veya şirketlere alt sağlayıcı olarak fatura kesen G** organizasyon yetkilisi M.A. ve M.Ş. isimli şahıs ve şirketleridir."

Murat Ongun yakalandığında evinde yüklü miktarda para ele geçirildi

2019'DAN SONRA REKLAM İZİNLERİNE KÜLTÜR A.'NİN NAYLON FATURA KESTİĞİ İDDİASI: MURAT ONGUN İŞİN BAŞINDA!
M.A'nın özellikle şüpheli Taşçı'ya naylon fatura kestiğini, reklam asmak isteyen şirketlerin 2019'dan önce izinleri İBB'nin Kentsel Tasarım Müdürlüğünden aldığını, İmamoğlu başkanlığa seçildikten sonra izin yetkisinin Kültür AŞ'ye geçtiğini ifade eden tanık A.T, "2019 öncesi izinlerden herhangi bir ücret istenmezdi. 2019 senesinden sonra Kültür AŞ tarafından bu izinler için yüksek miktarlarda ücretler istendi. Bir nevi yasal haraç kesiliyordu. Hala da bu işleyiş devam etmektedir. Kültür AŞ bu izinler için aldıkları ücretlere tasarım bedeli vb. adı altında fatura kesmektedir. Böylelikle haraç resmiyete bağlanmaktadır. Topladıkları bu paraları ise muvazaalı sözleşmeler ile yandaş şirketlere aktarmaktadırlar. Bu şirketler veya alt şirketlerden bu yöntemle naylon faturalar kesilmektedir. Bu organizasyonun başında Ekrem İmamoğlu'nun yönlendirmesiyle Murat Ongun ve S.T. bulunmaktadır."dedi.

TANIK 3 KEZ İFADE VERDİ
Tanık A.T, üçüncü kez savcılığa verdiği beyanda ise şunları anlattı:

"Daha önceki ifadelerimde sahte fatura kesen şahıs ve şirketlerden bahsetmiştim. Bunlara ek olarak, bu şahıs ve şirketlerden para çekildikten sonra elden paraları alıp belediye yetkililerine veya kasa kimse ona elden götüren şahsın V*** Organizasyon yetkilisi olan V. isimli soyadını bilmediğim şahıs olduğunu biliyorum. Özellikle Kabil Taşçı ve şirketlerinden, Subaşı ailesi ve şirketlerinden bu gayriresmi paraları elden teslim alıp dağıtımını yapan kişi V'dir. Bu para dağıtımına ilişkin bir gizli toplantı yapılıyor ise bahsettiğim V. isimli şahıs da büyük ihtimalle bu toplantılara katılıyordur. Ayrıca Z.T. isimli avukatın üzerine Kapki'lerin ve Hüseyin Köksal'ın bazı şirketleri kurdurduğunu ve Z.T. adına kayıtlı bu şirketler üzerinden açık hava reklam ve organizasyon işlerini yürüttüğünü de belirtmek istiyorum.''

"ALİ GÜL'ÜN SATILAN DAİRELERİN PARALARINI KENDİ FİRMASI AKTARDIĞINI GÖRDÜM"
Tanık D.A. ise, 2016-2017 yıllarında Gül İnşaat'ın sahiplerinden olan, soruşturmanın şüphelisi Zafer Gül'ün şirketinde sigortalı olarak ve satışını yaptığı dairelerden prim alma karşılığında çalıştığını belirtti.

Beylikdüzü Beykent'te bulunan ve Gül İnşaat'ın o dönemde başlatmış olduğu 11. Mahalle isimli inşaat projesinin satışını yapmak üzere Zafer Gül'ün kendisini çağırdığını kaydeden D.A, Gül'ün kendisine, "Burada 3 ortak olduklarını, bu ortaklardan kardeş olan Ali Gül (şüpheli) ve O.G'nin birlikte olduğunu, diğer iki ortağın kendisi ve arsa sahibi Uğur Güngör olan Mus Can İnşaat olacağını, burada yapacağı satışlardan kendisine yüzde 1 prim vereceklerini"söylediğini ifade etti.

D.A, bu projeyle ilgili satış yapabilmek için çalışmalara başladığını dile getirdiği ifadesinde, "Ali Gül'ün satılan dairelerin paralarını ortak hesaba aktarması gerekirken kendi firması olan, tam ismini hatırlamadığım yine 'Gül' ile başlayan bir şirkete bu paraları aktardığını gördüm. Bunu duyan Zafer Gül ve Mus Can İnşaat, yapılan satışları ayrı ayrı kendi hesaplarına almaya başladılar. Sonrasında kendi aralarında tartışma başladı ve eski Gürpınar Belediye Başkanı olan Velittin Küçük şahıslara arabuluculuk yapmaya çalıştı. Fakat taraflar anlaşamayarak mahkemelik oldular. Bir dönem dairelerin tapularını alamayan hak sahiplerinin projenin önüne gelerek eylem yaptıklarını ve bu durumun basına yansıdığını hatırlıyorum."dedi.

Dönem dönem projenin resmi kat yüksekliğinde olmadığına ve üzerine ekstradan 4 veya 5 kat alındığına Ali Gül'ün konuşması esnasında tanık olduğunu kaydeden D.A, "Uğur Güngör, Zafer Gül, vefat eden avukat O.G'nin projeyle, inşaat düzenlemesiyle alakalı sık sık belediyeye gittiklerini ve görüştüklerini biliyorum." ifadesini kullandı.

"Gül İnşaat'ın Beylikdüzü Belediyesiyle yaptığı kirli işleri ilçede yaşayan ve emlak işiyle uğraşan herkesin bildiğini" öne süren D.A, örneğin, Perlavista Alışveriş Merkezinde ofis statüsünde gösterilmesi gereken yerin daire olarak gösterilmesi sebebiyle yüksek miktarda ceza yenildiğini iddia etti.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler