DHKP/C'li Nuriye Gülmen hakkında flaş karar

DHKP/C militanları Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın yargılandığı davada ara karar verildi. Mahkeme, Nuriye Gülmen'in tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 27 Kasım tarihine erteledi.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi Yerleşkesindeki salonunda görülen duruşmaya, haklarında terör örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle dava açılan, bir önceki celsede tahliye edilen Semih Özakça, tekerlekli sandalye ile getirildi. Tutuklu Nuriye Gülmen ise duruşmaya tedavi gördüğü hastaneden SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada yaklaşık 3 saat konuşan ancak savunmasını heyet karşısında yapmak istediğini söyleyen Gülmen tahliyesini talep etti.
İfadesinin ardından mahkeme başkanı, tanık beyanları konusunda Gülmen'e soru yöneltti. Ancak Gülmen'in avukatları savunmasının yapmayan bir sanığa soru yöneltilemeyeceğini belirterek, bu uygulamanın kabul edilemez olduğunu söyledi. Gülmen de, tanık ifadeleri konusunda sorulan sorulara cevap vermesinde bir sakınca görmediğini ancak bunu savunmasını yaptıktan sonra yapacağını belirtti.

"GÜLMEN İLE PATLAYICI MADDE YAPTIK"
DHKP-C üyeliği nedeniyle hakkında açılan dava kapsamında Eskişehir'de tutuklu bulunan tanık Fatih Solak ile tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS ile bağlantı kuruldu. Gülmen'i Eskişehir'den tanıdığını anlatan Solak, "Nuriye Gülmen ile 2013 yılında Eskişehir Adalar'da Grup Yorum standında bildiri dağıtırken tanıştım. İlerleyen süreçte dönem dönem bir araya geliyorduk. Onun dışında en son Berkin Elvan'ın öldüğü gün bir araya geldik. Ben, Nuriye Gülmen ve iki kişi o gün bir arkadaşın evine gittik. Orada çakmak gazları vardı ve onlarla basit patlayıcı madde yaptık. Ardından hep beraber Yunus Emre Caddesi'nde yürüyüşe katıldık. Herkes patlayıcılardan birer, ikişer tane aldı, sonrasında da polis müdahalesi oldu. Patlama sesi duydum ama onu kim attı görmedim. Nuriye Gülmen ile 2014 yılından ve 2015'te birkaç kez görüştüm, sonra bir daha hiç görüşmedik" diye konuştu.
SAVCI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINI AÇIKLADI
Tanık Solak'ın ifadesinin ardından esas hakkındaki mütalaasını açıklayan duruşmanın savcısı, sanık Karadağ hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmak", "Terör örgütü propagandası yapmak" ve "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçlarından dava açıldığını hatırlattı. Savcı, suçlamalara ilişkin delillerin bulunmadığını belirterek, Karadağ'ın üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatına karar verilmesini istedi.
Özakça'nın "Silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçundan cezalandırılması istendi
Savcı, sanık Semih Özakça hakkında aynı suçlamalardan iddianame hazırlandığına işaret ederek, Özakça'nın DHKP-C'nin talimatı ile açlık grevine başladığının belirlendiğini ve grevin örgüt tarafından sahiplenildiğinin anlaşıldığını kaydetti. Özakça'nın "Elmas Yalçın" isimli kurultaya katıldığının tespit edildiği bilgisini veren savcı, Elmas Yalçın'ın 1994 yılında güvenlik görevlileriyle girdiği çatışma sonucunda öldürüldüğünü ve Yalçın'ın DHKP-C tarafından sahiplenilen bir şahıs olduğuna vurgu yaptı. Dinlenilen tanıkların ifadelerine de mütalaada yer veren savcı, tanıkların örgütün kamuoyu oluşturduktan sonra sanıklar Özakça ile Gülmen'e açlık grevi talimatı verdiklerini, örgüt tarafından açlık grevi ile ilgili oluşturulan komitede Yeter Gönül ve Nazife Onay'ın bulunduğunu, örgütün talimat niteliğinde yazdığı bilgi notunu gördüklerini, bu notta açlık grevine ilişkin sürecin nasıl yürüyeceğine yönelik hususların yer aldığını beyan ettiklerini anlattı. Savcı, tüm delillerden sanık Özakça'nın örgüt hiyerarşisi içinde bulunduğuna dair herhangi bir delil veya beyan bulunmamakla birlikte örgüt talimatıyla eylemler yaptığının anlaşıldığına dikkat çekildi. Özakça'nın "Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan ceza almasını, hakkındaki diğer iki suçtan ise beraatına karar verilmesini istedi.
Gülmen'in "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan cezalandırılması talep edildi
Sanık Nuriye Gülmen hakkındaki mütalaasını bildiren savcı, Gülmen hakkında da aynı suçlamalardan dava açıldığını ifade etti. Gülmen'in örgüt talimatı ile açlık grevine başladığının, bu eylemin DHKP-C tarafından sahiplenmiş olduğunun anlaşıldığına vurgu yapan savcı, tanık Berk Ercan'ın mahkemeye verdiği ifadede açlık grevinin örgütün talimatı ile başlatıldığını söylediğini hatırlattı. Tanık Fatih Solak'ın da aynı doğrultuda ifade verdiğine dikkat çeken savcı, bu haliyle tanıkların birbirlerini doğrulayan ve örtüşen beyanlar verdiğini söyledi. Bu deliller sonucunda Gülmen'in DHKP-C terör örgütüne üye olduğunun değerlendirildiğini aktaran savcı, Gülmen'in "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasına, hakkındaki diğer suçlardan ise beraatına karar verilmesini talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Gülmen'in tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 27 Kasım 2018'e erteledi. Heyet ayrıca, Gülmen'in savunmasının SEGBİS ile alınmasına hükmetti.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.