Hafta içinde Şampiyonlar Ligi'nde Juventus'a karşı alınan galibiyet futbolcuları inanılmaz bir rehavet havasına sokmuş. Bu maçta belirgin bir şekilde görünüyordu.
Futbolcularda sahaya çıkarken, "Nasıl olsa Gençlerbirliği'ni yeneriz" havası mevcuttu.
Bu yüzden özellikle ilk yarı bir varlık gösteremediler. Bu devreyi kayıp bir 45 dakika olarak değerlendirmek gerekir. Gençlerbirliği'ni neredeyse hiç ısırmadılar.
Golü erken yemelerine rağmen sonuca anında tepki bile göstermediler. Şunu anlamak mümkün değil. Neden Galatasaray gibi üst düzey bir takım sadece 45 dakikayı kaldırabilecek fizik gücüne sahip. Juventus maçının 2. yarısında sergilenen fizik en doğru örnek olmalı.
Peki maçın 2. yarısında neler değişti. Yapılan hamleler doğru muydu?
2.yarıda rakibe baskı kuran, önde basan, sürekli arayış içersinde olan, iştahlı, mücadele gücü yüksek ve pozisyonlar bulan bir Galatasaray izledik. Ancak bir devrelik güç ikinci golü atmaya yetmedi. Burak kapanan rakibe karşı net 2 pozisyonu harcadı.
Burak'ın en büyük eksikliği topa vurmadan önce çevre kontrolü yapmaması. Drogba'nın golünden sonra yakaladığı pozisyonda topu Ramazan'ın önünde görünce kaleyi boş sanıp vurdu. Ferhat topu çizgiden çıkardı. Burak Yılmaz bu vuruşu topa değil kaleye bakarak yapsa pozisyon kesin olarak goldü.
Mancini'nin hatası var mıydı? 11 puanlık fark artık kapanabilir mi?
Mancini kadro yaparken Avrupa'da hür, Türkiye'de ise kelepçeli.
3-5-2 doğru bir sistem. Ancak G.Birliği maçında aktörler yanlıştı. Balta'dan Riera yaratmak tutmadı. Burak'la başlamak doğru olurdu. Mancini 3-5-2'yi uygulayacaksa yabancı tercihini Riera'dan yana kullanmalı. Çünkü Riera dengeli ve sakin bir oyuncu.
11 puanlık fark büyük bir fark. Galatasaray bu saatten sonra herhalde 2.'liği kovalayacaktır.