Dünyanın hiç bir yerinde 32 yaşında futbolcuyla, astronomik rakamlarla 4 yıllık sözleşme yapılıp, kulüp bu kadar uzun süre bağlanmaz.
Nedeni de çok karmaşık değil aksine gayet basit: Yaşlanma... Yani sporcunun performansının düşecek olması.
Tecrübeyle sabit olarak doğanın kanunu.
Tolga ve Gökhan Gönül'ün sigorta başlangıcı da küçük yaşta başlamışsa eski SGK sisteminde doğrudan emekli maaşına hak kazanabilirlerdi. Bugünkü mevzuatta ise yaştan dolayı biraz daha beklemek zorunda kalacaklar herhalde.
Beşiktaş, SGK değildir. Beşiktaş, Karadenizliler Yardımlaşma ve Sosyal Yardım Vakfı da değildir.
Beşiktaş sorumluları açısından devasa bir şirkettir, şirketlerin karlılık hesabına yönetilir. Beşiktaş biz taraftarları için ise, parasının cebimizdeki paradan daha değerli ve korumamız gereken bir sevgilidir.
Şimdi bu işin matematiğine bakalım...
MESSI&RONALDO
Dünyadaki tüm profesyonel futbolcular topluluğunu ele alalım. Bu futbolcular içinde klasman dışı iki futbolcu var: Messi ve Ronaldo.
Onların durumu olağanüstü yetenekleri durumlarıyla herkesten ayrılıyor. Geriye kalanlara baktığımızda şöyle bir dağılım görürüz: İçinde Iniesta, İbrahimoviç, Hazard, Aguero gibilerinin yer aldığı ve dünyadaki tüm futbolcuların ancak % 1-2 gibisini oluşturanlar.
Sonra Rooney, Vidal gibilerinin olduğu yine tüm futbolcuların yaklaşık % 14-15 gibisini oluşturanlar. Sonra asıl çoğunluğu oluşturanlar yani tüm futbolcuların yaklaşık % 70'lik bir topluluk gelir. Sonra yine daha düşük performanslı olanların %15'lik oranı ve en zayıf olanların % 1-2'lik dilimi diye devam ederek % 100'lük oranı buluruz.
BÜYÜK BİR FARK YOK
Bu % 70'lik çoğunluk dünyanın çeşitli liglerinde bu işten para kazanırlar ve performansları yıllara ve takımlara göre değişir.
Kötü sezon geçirdikleri zaman ikinci % 35'lik dilime düşerler ya da iyi oynarlarsa ilk % 35'lik dilime geçerler. Bu iki dilim arasında öyle büyük fark yoktur zaten, kolaylıkla yer değiştirilir. Bir önceki daha seçkin futbolcu topluluğuna girmek çok zordur, çoğunlukla da bunu başaramadan futbol hayatlarını kaparlar. % 15'lik grupta yer alan oyuncular ise yaşlılık, sakatlık sonrası performans düşüklüğü gibi nedenlerle çoğunluğun olduğu gruba düşebilir.
Türkiye liginde oynayan futbolcular Gomez, Sneijder gibi ayrık örnekler hariç bu % 70 içindedir. Çoğunluğun yer aldığı % 70'lik dilimde futbolcuların kazandıkları yerine göre aritmetik olarak değişir. Mesela % 70'in en sonunda yer alan futbolcunun kazandığı 35 liraysa, en başında olanın kazandığı para da 70 liradır.
Oysa bir üst gruba yani daha seçkin futbolcuların yer aldığı gruba baktığımızda ücretler aritmetik olarak değil geometrik olarak artar. Yani % 20'de olup da 80 lira kazanan futbolcu, % 10'a çıktığı an 90 değil mesela 200 lira alır. Çünkü dilim çok daralmıştır, bu sayıda futbolcu azdır ve bunlar da çok güçlü, zengin takımlarda oynar.
Gökhan Gönül, % 70'lik dilimde olmasına rağmen, kendisine ikinci grup olan % 15'i de aşıp % 1-2'ye yaklaşan ücret verilmiştir. Bunun teknik ve mali açıklaması yoktur.