Her ikisi de Türkiye'de ancak kasıtlı sertlik yapmakla ve hakemin de buna göz yummasıyla mümkün oluyor. Samet Aybaba, mütevazı takım olduklarını düşünerek yanlış tercihle ikinci yolu seçti, ama Cüneyt Çakır veya Konyalı hakem gibi sertliğe sonsuz hoşgörülü değil de normal bir yönetim olunca Beşiktaş çok baskılı oynadı.
Eskişehir için yarı sahasında alan daraltarak oynamak mantıklı gibi görünüyordu ama değildi. Çünkü bu kurguda öncelikle hem iyi sağ ve sol beklere hem de uyumlu stoperlere ihtiyaç var. Üstüne isabetli pasla kontratağa çıkaracak yaratıcı oyuncuya ihtiyaç olur. Oysa Eskişehir'in üç iyi oyuncusu var, üçü de forvet: Emre, Engin ve Meye.
Devre arasında yeni takım kurup nispeten güçlenmesine rağmen iyi ve çetin ceviz bir takım olamadı.
İlk golden sonra evdeki hesap bozulunca Eskişehir çıkayım derken Beşiktaş'ın istediği gibi boş alanlar vermeye başladı ve oyun Beşiktaş'ın sevdiği ve başarılı olduğu tarza döndü.
Beşiktaş'ın kimsede örneği olmayan silahı Gomez'dir.
Kaçırsa da zihinsel olarak oyundan hiç düşmüyor ve son sa- niyede bile soğukkanlı olarak gol atabilecek yapı ve yeteneğe sahip. Daha iki gün önce "çare Gomez'e çok daha fazla top atmakta" diye yazmıştık.
Quaresma Beşiktaş'ta kalmak istiyor ama son haftalara kadar beklentilerin altında olduğunu biliyor, o yüzden vites yükseltti.
Büyük yetenek, yeter ki oynatılsın ve aşırıya kaçmamak koşuluyla fantezilerine sabredilsin.
Hakem iyiydi, ilk yarıda Alexis'in Meye'ye yaptığı hareket sarı karttı ama atladı.
MAÇIN EN iYiSi GOMEZ
Gol atmaya programlı. Görevini yaptı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ FİGUERAS
Defansın zayıf halkasıydı. Kötü oynadı.