Kötü hava, kötü zemin gibi doğrudan futbolun içinde olmayan faktörler daima mutlaka kazanmak isteyen takımın aleyhinedir. Topun kendisinde kalması, paslaşarak oyun kurması gerekir. Beşiktaş maça bu dezavantajla çıktı. Osmanlıspor lige başladığında çok uyumlu bir orta sahası vardı. İyi top yapan ve basarak alan daraltan bu mevki, kontrataklarla hızlı forvet oyuncularını da kaçırarak başarılı maçların mimarı oldu. Orta saha iyi oynadığı sürece Osmanlıspor başarılı oluyor. İnsanlık tarih boyunca uzun süre kapısız evlerde ve sokaksız köylerde oturdu. Damdan evlerine girip çıkıyorlardı. Ne zaman ki tükettiğinden fazlasını üretti, bu metayı yani değişim değeri olan malı taşıması gerekti o zaman sokaklar yapıldı ve mecburen evlere kapı da açıldı. Azeriler kaleye kapı, kaleciye de qapıcı diyor. Beşiktaş "qapıcısız" bir "komanda" yani takım. Meta çağında, endüstriyel futbolda bu trajedi ancak mahalle arasında olur. "Kaleyi gören vursun" denir ya durum aynen öyle Beşiktaş'ın kaleci skandalında baş sorumlu Şenol Güneş ve kaleci antrenörü Sambade'nin yanında taraftarı kandıran Beşiktaş yazarlarının da sorumluluğunu atlamayalım. Mario Gomez, orta sahanın işlemediği ilk yarıda hava indirme komandosu gibi damdan girerek gol attı. Ersan'ın arkaya atılan her topta adamını kaçırması ve hamle hataları, Olcay'ın malum yetersizliğine ek olarak İsmail ve Oğuzhan başta olmak üzere takımın kötü oyununda takımın 1. mevki yolcusu olan Sosa tek başına maçı çevirdi.
MAÇIN EN iYiSi SOSA
Arjantinli oyuncu tek başına maçı çevirdi.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ TOLGA ZENGİN
Dün akşam yine kötü günündeydi.