İkincisi, boş konuşma! Veya adam ekonomiyi anlatırken, "Bak yeşil lensim yakışmış mı?" demeler... Cak cak sakız çiğnemek... Aşırı makyaj, en çok da kırmızı ruj ve fondöten sürüp yüzde öpülecek yer bırakmamak... Bir karış topuklu ayakkabı giyip yürümeyi becerememek... Selda abla düşündüm de ne çokmuş yahu... En iyisi ben burada keseyim, sevgilimden de olmayayım.
Rumuz; Best boySİZE NE DEMELİ?
S.U. CEVAP; Önce şu uzun topuk meselesi... Benim zamanımda da erkekler en çok poliüretan topuk giyen kızlardan nefret ederlerdi. (Gülşen Bubikoğlu hariç!) Yani değişen bir şey olmamış.Peki Best boy'cum siz beyefendilerin antipatik yanlarınızı hiç düşündün mü? Misal, kendini beğenmelere doyamayıp, karşısındakini sürekli hor görmek! Ya da benim en sinir olduğum, "Her ay kuaföre mi gidilir, bak anama yolunu bilmez" diyerek 19 yaşı, kalkıp 65 yaşla kıyaslamak ve izansızlığın doruklarına çıkmak. Sana pardon da, çoğunuz böyle hayatım.