S.U. CEVAP; Geçenlerde komşularımla oturduk, kocalardan söz ediyoruz. Baktık hiç kimse eşinden memnun değil. Aramızda 60'larında hiç evlenemediği için mutsuz olan bir arkadaş daha var. Dedik ki, "Şimdi aç ellerini Allah'a dua et, seni bu koca müessesesinden kurtardığı için!"
EŞ Mİ, İŞ Mİ?
Yani evlenmek, mutluluğun anahtarı sanılsa da, işinde başarılı, dostları tarafından sevilen bir kadın da mutlu bir hayat sürebilir. Mesela eşimin teyzesi Gülçin Çaylıgil, kendisi gibi avukat bir hanım arkadaşıyla yıllarca aynı evi paylaşmış ve çok eğlenmişlerdi.
DÜNKÜ MEKTUP
Selda hanım sıkı takipçinizim. Dün size yazan genç sakarlığından şikayet ediyor. Benim oğlum da aynı. Eline aldığı her şeyi düşürüp kırar. Kız arkadaşı da bu durumu aşağılar. Ama oğlum komik biri olduğu için işi espriye vuruyor, "Yer çekiminden nefret ediyorum" deyip hatasını unutturuyor. Dünkü gence de aynısını tavsiye ederim. Sakarlıkları geçene kadar böyle şeylerle durumu idare etsin. Rumuz; Tülay Ç.
S.U. CEVAP; Erkek annelerinin hassasiyeti bir başka, kendimden biliyorum. Oğlunuzun bulduğu 'sakarlığı geçiştirme' yöntemi ise şahane. 'Alaycı' kızlara gelince, bu kadar gönül koymayın henüz çok gençler. Daha doğrusu ne çocuk, ne yetişkinler. Zaten adı üstünde, 'tecrübesiz yetişkine ergen' demiyor mu?