CANLI YAYIN
Nihat Hatipoğlu
NİHAT HATİPOĞLU

Müslüman erdemli kişidir

Eklenme Tarihi 31 Temmuz 2026

Müslüman, teslim olan kişidir. Peki Müslüman neye teslim olacak? Allah'a teslim olacak. Allah'ın emirlerine teslim olacak. Allah'ın gönderdiği kulu ve elçisi olan Muhammed Mustafa (SAV)'e teslim olacak.

Hayatını imanına göre düzenleyecek. İnandığını hayatına uygulayacak. Kalbi ve dili aynı olacak. Müslüman iman ettiği prensiplerin ahlakına da iman edecek. Haram yerken, haram yemeyin diyen kişi samimi iman sahibi olamaz.

Ahlakı sadece namusla ilgili bir alana hapsedenin bildiği eksiktir. Dinimizde ahlakın alanına girmeyen hiçbir husus yoktur.

NEDİR İSLAM'IN ÖNGÖRDÜĞÜ

AHLAK: İnsan kırmamak, incitmemek, hor görmemek, kibirle hareket etmemek, insanı aşağılamamak İslam ahlakının gereğidir. Buralarda eksiklik gören kişinin hayatında, ahlakında zaafiyet vardır.

Haram kazanan, haram harcayan, helal ile haramı birbirinden ayırmayanın ahlakı İslam olamaz. Diliyle hakaret eden, insanları küçük gören, insanların konumuna göre şekil ve şemail değiştiren, makam ve mevkii saygının göstergesi sayan İslam ahlakından nasip almış olamaz.

Ahirete, hesaba, Sırat köprüsüne, teraziye, ilahi adaletin illaki tecelli edeceğine iman etmeyen, amel defterine inanmayan İslam ahlakından nasip almış olamazlar. Ben neden müslüman olayım ki?

Falanca kişi müslüman olduğu halde şöyle şöyle yanlışlıklar işledi diyerek olumsuzlukları dinsizliğine paravan eden İslam'ın şuurundan uzaktır.
Sui misal misal olmaz. Yani kötü örnekler üzerine mazeret kabul edilemez. Her dinin uygulayıcıları arasında iyi de, kötü de vardır. Ve suç İslam'a fatura edilemez. Kötü örnek değil, iyi örnek alınır.

Meşhur sözdür: Pire için yorgan yakılmaz. Bir aile içinde bile iyi kötü bulunuyor değil mi? Kötülüğünden güvende olunmayan kişi İslam ahlakından nasip almış olamaz. Kendisine verilen emanete ihanet eden kişi İslam ahlakından uzaktır.

Başkasının iffetine, onuruna, şerefine, ailesine, namusuna kem gözle bakan, alay konusu yapan insan mümin olamaz. Bize silah doğrultan bizden değildir der Hazreti Resul.

O halde başkasının hayatına kasteden İslam ahlakından haz almış olamaz. Dili ile, eli ile, kalbi ile başkasına zarar veren müslüman olamaz. Komşusu aç iken ilgisiz duran İslam ahlakından uzaktır. İkiyüzlü olan, gıybet eden, insanları birbirine düşman eden, bölen-parçalayan, kul hakkını hoyratça çiğneyen, adil olmayan İslam ahlakından zerre kadar nasip almış olamaz.

Kısaca müslüman ahlakı erdemli olmayı gerektirir. Sadece sözüyle değil, özüyle de, hayatıyla da örnek güzel örnek olan kişidir müslüman.
Kötü müslüman olduğu halde bu faziletlerden uzak olan kişi şeytanın maskarası olmaya ramak kalmıştır. Hayatı boyunca sadece müslümanları eleştirmek de ayrı bir ruh hastalığıdır.

Ahlakınıza, yaptıklarınıza, uygulamalarınıza, özel hayatınıza ve bir de Kur'an'a bakın. Kur'an'ın helal ve haramlarına, orada geçen Peygamberlerin ahlakına uygunsa her şeyin problem yok. Hatta tebrike şayansın.

Ama bütün hayatın Kur'an'a aykırı ise oturup düşün. Gelecekte ne ile yüzleşeceksin. Unutma Peygamberin ahlakı Kur'an'dı.

SIRRI SAKATİ VE YANAN

DÜKKAN: Sırrı Sakati, tasavvuf büyüğü ve aynı zamanda ticaret erbabıydı. Bir dükkânı vardı. Bir gün dükkânının bulunduğu çarşıda büyük bir yangın çıktı. Birçok dükkân yandı. Sakati'ye önce "Senin dükkân da yandı", sonra da "Hayır, senin dükkâna gelince yangın sönmüş" dediler. Bu bilgiyi alan Sakati, "Elhamdülillah (Allah'a hamd olsun)" dedi. Birçok dükkân yanmış, onunki kurtulmuştu.

Sonra söylediği sözün ağırlığını düşününce utandı.

Dostlarının dükkânları yanarken sırf kendininki kurtuldu diye hamd etmek mümine yakışmazdı. Denir ki dükkândaki bütün malları Allah rızası için fakirlere dağıttı.

Ve bu bir anlık gafletten dolayı hep tövbe etti. Şimdi böyle bir olaya biz muhatap olsaydık Sırrı Sakati gibi gafletimizden dolayı tövbe edip malları dağıtır mıydık? Veya "Ne var yani, elbette herkes kendini düşünür" mü diyecektik? Buna "isar" ruhu diyoruz. Yani kardeşini -ihtiyacı olsa bile- kendine tercih etme ruhu.

İnsanlarda bu ruhun haylice zayıfladığını görmek mümkün maalesef.

MAHŞERDE GÖLGEDEKİ KADIN:

Hz. Peygamber (SAV) şöyle bir örnek verdi: Şu kadın mahşerin o zor gününde arşın gölgesinde dinlenecektir. Bu kadının kocası öldü. Ardından yetimler bıraktı. Başkaları dul kalan bu kadını istediler. Ama kadın yetimlere zarar gelir diye bütün talepleri reddetti. İşte bu kadın mahşerin çetin gününde gölgede olacaktır.

YETİM MALI YİYENLER:

"Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler aslında karınlarına ateş doldururlar. Onlar yarın -dirilince- alevlenmiş bir ateşe gireceklerdir."

İSLAM TÜM EVRENİN DİNİDİR:

İslam sadece araplara inmiş bir din değildir. O bütün insanlığa inmiş bir hidayet rehberidir, kurtuluş yoludur. İslam cahiliye araplarının dinini de yerle yeksan etti. Zira İslam'dan önce arapların putperestliğe dayandırılmış bir dini vardı.

Hazreti Muhammed (SAV) ilk mücadelesini bu dine karşı yaptı. Ortadoğu'dan putperestliği söküp attı. Ateşe tapıcılığı ortadan kaldırdı.
Onun için İslam'ı arap dini gibi göstermeye çalışan şer odakları; O'nun kız çocuklarını toprağa gömmek, putlara kurbanlar adamak, yerel ilahlar ve putlar edinmek üzerine kurgulanmış dinlerini ortadan kaldırdığını görmezden gelirler. İslam'ın indiği lisanın muhataplarını hedef aldığı gibi yeryüzündeki bütün insanları kadroya koymuştur.

ARINMA KAPISI KAPANMADI:

Son nefesine varmadan ve kıyamet kopmadan arınmak isteyen için kapı açıktır.
Rabb'in kapısı hiç kapanmadı.

Günahın ne kadar ürkütücü olursa olsun Allah'ın affı daha büyüktür. Yüce Yaratan kulunu sevdiği için kapıyı kapatmıyor. Gerçek bir tövbeyle tövbe etmiş ve arınmış bir kalple Allah'a yönelen belki bütün günahlarından affa uğramış halde yoluna devam eder. Haydi bakalım. Uzun bir yola sefere çıkacağız. Hepimiz o zor ve çetin gün için hayatta bol bol iyilik yapalım.