CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Otobüsün hain camı

Eklenme Tarihi 10 Mayıs 2016
Tamam canım yurdum insanım, sabah işe giderken uykunu alamıyorsun. Ne var abi uyuyayım biraz diyorsun. Ama durrr! Sana öğrendiğim gerçeklerden bahsedeyim de yasla o kafayı otobüsün camına. Tam yaslanacak olursun yerdeki kıl ve kafa yağı gerçekten adamın uykusunu açar ve dünyayı sorgulamaya sebebiyet verir. Oturduğunuz koltukta sizden önceki kişiyi saygıyla anmanızı sağlayan eylemdir. Oturan kişi saçlarını yıkamamıştır, cam üzerinde yağ birikintisi vardır. Camdan dışarıyı net göremezsiniz, elinizle silmeye kalkar, vazgeçersiniz. Kolunuzun tersiyle silmeye kalkarsınız, iyice cama bulaşır. Bütün bunlara rağmen kafanızı yasladığınızda beyni titreten, ufak çarpmalarla beyin hücrelerini işkenceyle öldüren eylemdir ki gerçekten burunda kaşıntı yaratır. Beyin hücreleriniz muhtemelen size küfrediyordur. Ayrıca eğer kış mevsimiyse cam buz gibidir ve ıslaktır. Çok rahatsız edicidir ama uzun otobüs yolculuklarında uyumak için son çaredir. Bu oluşan gudik sarsıntıdan mütevellit kafada bir ambele durumu görülür. Gözlerde kayma ve görüntü bozukluğu oluşur. Beyin titremekten yorulur ve aptallaşır ama uykudan tam verim alınamaz zira kafa otomatik bir şekilde cama çarpmayı sürdürür... Hadi yasladın canım kardeşim gereksiz triplere sokar insanı. Durduk yere yüzün asılmasına neden olur, hüzünlendiren ve en önemlisi bir sanat filminde oynuyormuş gibi hissettirir. Çok geçmeden camdaki yansımanızı görür, dışarıyı dik oturarak izlemeye devam edersiniz. Canım kardeşim bütün bunların çoğunu bildiğini biliyorum. Yağlı ve pis bir cama kafa yaslıyorsan, beyin hücrelerinin ölmesini umursamıyorsan benim aklıma bir şey geliyor. Yaşlılara ve kadınlara yer vermemek için bir strateji. Ne yaptığını biliyorum haberin ola...

KRAL
İtalyan sınır kapılarından birindeki bir subay, bir gün Fransız sınırı civarındaki numarası olmayan bir otomobili durdurdu.
- Nereden geliyorsunuz?
İçerdeki adam çok sakin bir sesle, "Turin'den" diye cevap verdi.
- Otomobilinizin numarası kaç?
- Numarası yok.
- Ya demek ki, numarasız İtalya'da dolaşıp duruyorsunuz. Adınız ne?
- Victor...
- Soy adınız?
- Emanuel!
- Ne iş yaparsınız?
Kral olduğumu söylüyorlar...

AlkışlıYorum
Minibüsün ani fren yapması ile düşmek üzere olan gencin kolunu tuttum refleksle. Hayat kurtarmış edasıyla süzülürken, çocuğun; "Abla düşseydim bu kadar canım acımazdı. Tırnakların etime geçti resmen" deyip acı gülümsemesiyle kendime geldim.
İyilik yaramıyor kardeşim bu milllete. Bıraksaydım da düşseydin keşke!