Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Erkeğin sarışını

Eklenme Tarihi 10 Kasım 2020

Bir inşaatta 3 arkadaş çalışıyorlar. Biri esmer, biri kumral, biri de sarışın.
Öğle yemeklerini beraber yiyorlar. Esmer olan çantasını açıyor; ton balıklı sandviç.
- Of be her gün her gün ton balıklı sandviç. Eğer yarın da karım ton balıklı sandviç yapsın, inşaatın tepesinden kendimi atacağım.
Kumral açar çantayı reçelli sandviç. O da aynı sözleri söyler ve yarın da aynı sandviç olursa kendini atacağını dile getirir.
Sarışın çantayı açar peynirli sandviç. O da aynen kendini atacağını söyler. Ertesi gün esmer açar ton balıklı sandviç, kendini aşağıya atar ve ölür... Kumral açar reçelli sandviç kendini atar ölür. Sarışın açar peynirli sandviç ve kendini atar ölür. Cenaze töreninde hanımları ağlamaklı bir şekilde konuşmaya başlarlar. Esmerin hanımı, "Ben nereden bilebilirdim ki her gün ayrı ayrı istediğini, sevdiğini zannederdim. Her gün aynı sandviçi yapardım, hiç de şikayet etmezdi" der.
Kumralınki de aynı şekilde devam eder. Ama sarışının hanımı bir yandan ağlar bir yanda da gülmemek için kendini zor tutar.
Diğerleri sorar:
- Sen niye gülüyorsun?
Sarışının hanımı:
- Kardeşim ben sizinkileri anlıyorum. Sandviçi siz yapıyordunuz ama benim bey her sabah kendi sandviçini kendi yapardı...

LÜZUMSUZ BİLGİLER
Bir insanın önce sesini, sonra yüzünü, sonra kıyafetini unutursunuz.
Ancak kokusunu aradan ne kadar süre geçerse geçsin unutamazsınız.

TESPİTLİ YORUM
Anneme tişörtümdeki yağ, vişne ve kahve lekesini gösterdim, çok zor yıkanacagını söyledi.
Reklamlarda böyle değildi.
Zalımsın dünya...

NE KADAR OLDU?
Yaklaşık 350 yıl boyunca gözlüğü burnuna tutturmaya, tek gözle kıstırmaya çalışan insanoğlu, Edward Scarlett'in gözlük sapını icat etmesiyle rahatlayalı 293 YIL OLDU

ALKIŞLIYORUM
DOLMUŞLA şehir merkezine gidilmektedir ve o esnada 2 kadın hararetle kavga etmektedir.
- Hanımefendi, siz hasta mısınız?
- Evet, hastaneye gidiyorum.
- Peki ruh hastası mısınız?
- Evet tımarhaneye gidiyorum belki...
- (Kısık bir sesle) Hıı, git de bi güzel tımarlasınlar seni...
- Efendim, duyamadım?
- Yok, ben bir şey demedim.