CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Çocukluğumuzdaki raconlar

Eklenme Tarihi 18 Eylül 2015
0kulun ders zilleri otomatikse, dijital saati saniyesi saniyesine okulun saatine ayarlamak, dersin sonunda zil çalmadan tam bir saniye önce "Zil çalacak" demek.
Kavanozlar dolusu taso sahibi olmak. Çok fazla taso, süper taso, mega taso...
İstop oynarken en orijinal renkleri söylemek ya da inandırıcı renkler uydurmak.
Anadolu Lisesi Sınavı'nda yapılan dereceyi vurgulamak.
İyi misket oynamak, bilimum misket oyunlarında herkesi ütmek sonunda bir torba misket sahibi olmak...
Üst sınıflardan çıkma teklifi almak.
Okuma hızı ölçümlerinde birinci olmak.
Hiç bilinmedik abidik gubidik ülke/ bitki/ hayvan isimleri ezberleyip, bunları isim şehir oyununda kullanmak.
Game boy ve paten sahibi olmak, street fighter oynamayı başarabilmek, lego sistemlerle oynamak, resim yapabilmek, barbie bebek evi ve ayıcıklı dijital saat sahibi olmak.
Herkesten fazla sayıda gazoz kapağı sahibi olmak.
Öğretmenin kitaptan bir yer okuması için ismini söylediğinde şöyle bir etrafa bakmak.
Turbo sakızdan çıkan arabaların 1'den 190'a kadar olan serisine eksiksiz sahip olmak.
İlginç kol saatleri sahibi olmak... Yoyolu ya da Ghost Busterslı gibi...
Herkesin annesi eve çağırdığı halde, anne kişinin hala ses etmemesi.
Yakantop süresince can tutabilmek, bonkörce dagıtmak.
Bisikleti tek teker üstünde kullanmak, bisikletle kıç atmak, ışıklı spor ayakkabı giyinmek, futbol topu sahibi olmak, topu hiç düşürmeden 450 sektirmek...
Okulu asmak ve akabinde "Babama falan yakalanırsak "Yandık" diyenlere "Aaa.. Ben söyledim bizimkilere bugün okulu asıcam diye" şeklinde cevap vermek.
80'li yılların sonunda yeni yeni moda olan Amerikan saç traşını yakın çevrede ilk kestiren olmak.
Okul servisinin en arkasında, abilerle birlikte oturma ayrıcalığını kazanmış olmak.

ZAM İSTEME
Memur, patronuna giderek, "Zam istiyorum efendim..." demiş. "Yoksa peşimde koşuşturan üç şirket var ve yakında beni bulamayacaksınız, bilesiniz..!" "Hangi şirketler onlar?" diye sormuş patronu..
Memur "İnanmıyorsanız söyleyeyim efendim.." demiş. "Elektrik şirketi, doğalgaz şirketi ve su şirketi..!"

HOKKABAZ
Çocuk eve geldiğinde burnu kanıyordu.
Meraklanan annesine:
- Okula hokkabaz geldi. Burnumdan 3 tane demir 50 bin lira çıkardı...
- Ama Hokkabaz göz aldatır... Burun kanatmaz ki...
- Zaten burnumu Hokkabaz kanatmadı ki.
Başka para kalıp kalmadığını kontrol eden arkadaşlarım kanattı.

İLAN
Salamon'un eşi ölmüş... Bir gazetenin ofisine giderek en ucuzundan standard bir ilan vermek istemiş. Önüne konan kağıda istediği ilanı yazmış.
- Rebeca'yı kaybettim; üzgünüm.
İlan görevlisi ilanı görünce Salamon'u uyarmış.
- İsterseniz 6 kelimeye kadar uzatabilirsiniz.
Üç kelime daha hakkınız var.
- Salamon sormuş: "Aynı paraya mı?"
- Görevli: "Evet, aynı paraya"
Salamon üç kelime daha eklemiş.
- Sahibinden satılık Toyota...

ESKİDEN
Adam ve kadın yatakta yatmaktadır.
Kadın: Hayatım sen eskiden ne güzel yatmadan önce beni öperdin.
Adam yaklaşıp usulca karısını öpmüş.
Kadın: Bir de eskiden beni ne güzel okşardın.
Adam kadını okşamış.
Kadın: Sonra bir de hafifçe ısırırdın...
Adam bu kez yataktan kalkmış, dönmüş arkasını gidiyor.
Kadın: Nereye gidiyorsun hayatım?
Adam: Takma dişlerimi almaya...

AlkışlıYorum
7 yıllık ilişkimiz boyunca ne değişen saç rengimi, ne kısalan saçlarımı ne de çarpıcı makyajımı farkeden sevgilim büromda değişen su borusunu ilk bakışta farketti ya, o an bittim ben!

ÇAYİNG
Adamın biri, bir gün İngiltere'ye gezmeye gitmek istemiş. Tabii İngilizce bilmediğinden arkadaşına sormuş:
- Yav ben İngiltere'ye gidince onlarla nasıl anlaşacağım? demiş. Arkadaşı da:
- Bak konuştuğun her cümlenin sonuna 'ing' koy , onlar senin ne demek istediğini anlarlar demiş. Ve adam İngiltere'ye gitmiş ve soluğu bir cafede almış. Arkadaşının taktiğini uygulamaya başlamış ve garsonu çağırmış:
- Sen bana bir çay getirebiling? demiş ve garson şaşkın şaşkın çay getirmeye gitmiş. Garson çayı hemen getirmiş. Adam demişki:
- Bak , ben ne güzel İngilizce konuşuyoring değiling? demiş. Garson lafı yapıştırmış:
- Ben Türk olmaying , poh içerdin çaying!