CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Çocukken Aldığımız Tadı Şimdi Bir Türlü Alamadığımız 20 Şey

Eklenme Tarihi 07 Ocak 2017
Yıllar geçtikçe insanın içindeki o hevesi kaybettiğinden midir, bilinmez ama bazı şeyler küçüklüğümüzde verdiği tadı bir türlü vermiyor.
Biz de çocukken aldığımız tadı şimdi bir türlü alamadığımız 20 şeyi bu içerikte derledik.
Bakkala gidip yaptırdığın ekmek arası: Şimdi en pahalı ekmeğe, en pahalı salamı, en pahalı peyniri koydurup sandviç yaptırsan vermez aynı tadı.
Musluktan içilen su: Hani böyle mahalle maçında yorulursun da gelir o musluğa ağzını dayarsın ya. O sudan tatlı şey yoktur artık senin için.
Çaya batırılan bisküvi: "Aşk acısı da neymiş, sizin çaya batırdığınız bisküvi hiç eriyip çaya düştü mü?"
Anneye çaktırmadan yenen çiğ hamur: O görmeden kenarından, kıyısından itinayla hafif hafif tırtıklanır.
Ekmeğin köşesi: Bakkaldan dönerken yemenin tadı bir başka...
Erik: Tamam şimdi de güzel ama o zaman ağaçtan topladığımız erikten aldığımız tadı alamadık hiçbirinden.
Cumartesi sabah erkenden kalkıp çizgi film izlemek: Şimdi beş on dakika daha uyumak için yapmadığımız şey kalmıyor.
Meyve suları: Önce hüpletip sonra gümlettiğimiz yıllar geride kaldı. Artık bizi önce hüpletip sonra gümletiyorlar iş hayatında.
Aile ile gidilen market alışverişleri: O arabanın içerisinde adeta bir F1 pilotu kesilirdik.
Pizza: Hiçbir pizza, Ninja Kaplumbağalar'ın yediği kadar güzel olmadı. Ya da onlarınkini çok muhteşem bir şey olarak hayal ettik biz.
Dondurma: Hangi dondurma şu meybuzlar kadar tatlı ki?
Kar yağışları: Eskiden her kar yağdığında dışarıya çıkar akşama kadar oynardık. Şimdi tatil olacak mı? Yoksa kar içerisinde okula/işe gitmeye çalışacak mıyız diye bakıyoruz.
Bisküvili pasta: O zamanlar nimetti. Şimdi olsa gözümüzün ucuyla bile bakmayız.
Sarelle: Eskiden kaşıkla yerdik. Şimdi o kadar tatlı değil artık.
Oralet: Kahveye babamızı çağırmaya gittiğimizde, oturur içerdik. Ne kadar tatlı gelirdi...
Gökyüzündeki yıldızlara bakıp hayal kurmak: Küçücük dünyamızı büyük hayallerle süslerdik, parlak yıldızlara bakarak.
Şimdi hayaller bile o kadar tatlı değil artık.
Tetris: Bir zamanlar akıllı telefon yerine bunu götürürdük her gittiğimiz yere.
Ama şimdi hiçbir oyun da bunun verdiği tadı veremiyor be!
Doğum günü kutlamak: Hayır hayır yaşlandığımızdan değil. O zamanlar doğum günü kutlamak ayrı bir güzeldi. Ayrı bir heyecan veriyordu be nereden bileyim.
Püskevit: İki büsküvinin arasına lokum koy ye deseler, yemeyiz şimdi.
Salçalı ekmek: Çocukluğunda hiç salçalı ekmek yemeyenler bilemez o zamanki tadını tabii.
onedio.com

NAFAKA
Karısından boşanmış olan bir adam, o gün annesini görecek olan kızına: "Al kızım bu zarfı. Sen artık 18 yaşına bastın.Bu annene vereceğim son nafaka çeki. Bunu annene ver, sonra 1 adım geri çekil ve annenin yüzündeki ifadeyi seyret" demiş.
Kız annesine gitmiş: "Anne babam bu zarfı sana gönderdi. Ben artık 18 yaşıma bastığımdan sana gönderdiği son nafaka çekiymiş. Zarfı sana verip sonra 1 adım geride durup senin yüzündeki ifadeyi seyretmemi söyledi." Annesi: "Peki kızım. Şimdi babana git.
18 seneden sonra O'na aslında senin gerçek baban olmadığını söyle. Sonra 1 adım geri çekil ve yüzündeki ifadeyi seyret..."

AlkışlıYorum
Kayınvalidem,"Niye bize gelmiyorsunuz?" diye sordu. "Senden fırsat mı kalıyor? Bize yerleştin resmen!" dedim. Dedim ama içimden...
Aylardır cami çıkışında "Oğlum hasta" diye dilenen kadın, bu hafta "Oğlum askerde" diye dileniyordu. Dilenciler de gündemden kopuk değil anlaşılan.