CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

80 ve 90’ların efsanesi: Misafir odası

Eklenme Tarihi 07 Ekim 2020
80'LERİN sonunda, 90'ların başında çocuk olanların yaşadığı en büyük travmalardan birini sizlere biraz hatırlatmak istedik.
İyiliklerinin hoşluklarının yanı sıra muhtemelen bu da 80'lerin sonunda 90'ların başında çocuk olmak şerefine nail olan neslin yaşadığı travmalardan birini içeren dönemdir.
Evde salon sürekli kilitli, misafirden misafire açılırdı.
Arada salonu temizleyecekleri zaman gizlice peşlerinden girer, o farklı dünyanın havasını iliklerimize kadar solurduk. Evin en geniş odası olan odanın perde, halı, duvar kokusu bile farklıydı.
Ortadaki sehpada envayi çeşit kaçak sigara, vitrindeki objeler, duvar kağıtları, tablolar vs. sanki bambaşka bir eve gelmişsin gibi hissettirirdi. Sadece bizim evimiz değil, misafirliğe gittiğimiz diğer evlerdeki salonlarda da durumun aynı olduğunu hatırlıyorum. Salona giderken geçilen yerler Bangladeş gibiyken salonun havası bambaşkaydı.
Günlerce kapalı kalmış, içinde yaşanmamış olduğu belliydi.
Bunca yıldır da neden çocukken ebeveynlere "Ulan en geniş oda orada kabak gibi dururken neden dut kadar odada yaşıyoruz?" diye sorgulamadığımı düşünürüm. Nesil olarak biraz maldık galiba, korkardık fazla yorum yapmaya, sorgulamaya.
Şimdiki nesil olsa lav silahıyla dalar odaya!
Tüplü televizyon, ağır koltuklar, danteller, büyük vitrinler ve havasız bir oda... Aynı zamanda buz gibi olurdu.
Hiçbir zaman içindeki eşyalar tam olarak keşfedilmediği için arada çaktırmadan küçük geziler düzenlenirdi.
Zamanında sırf salon sadece misafire açılacak diye eşek gibi olana kadar evin oturma odasında yattık. Ne bi odamız oldu ne bir şey. Misafir odası süs gibi duruyor arada gidip kokluyorduk falan. Misafir bayram edecek diye çekyatta yatmak kadar abest bi durum yok yav.
Çekyatta yat yat bak şimdi her yerimiz ağrır oldu. Her şey senin yüzünden misafir!
Kapıyı açtığın anda soğuk havaya karışmış yeni mobilya kokusunu akla getirir.
90'larda hemen herkesin evinde bu odadan olması ne tuhafmış.

LÜZUMSUZ BİLGİLER
1800'lü yıllara kadar hayvanlar da insanlar gibi mahkemeye çıkartılıp cinayet gibi suçlar için cezaya çarptırılıyorlardı.

TESPİTLİ YORUM
Erkekler tuvaletine "Zeynep seni çok seviyorum" diyen ileri zekalı arkadaş, Zeynep hiç bir zaman bu yazıyı okuyamayacak.
Eğer Zeynep o yazıyı okuyorsa Zeynep, Zeynep değildir. Ciddi bir problem vardır.

NE KADAR OLDU?
Mahmut Tuncer, "B harfi çok önemli. B olmasaydı Bülent'e Ülent, Bursa'ya Ursa diyecektik" diyeli 18 YIL OLDU

AlkışlıYorum
SABAHA karşı rüyamda işyerime siyasilerin geldiğini, onları karşılama komitesinde olduğumu ve bu ciddi görev için çok gergin olduğumu görüyorum.
Bir anda çalan saat ile yataktan fırlayıp yanı başımda uyanmış olan kocamın elini sıkıp hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.
Kocam yorumu patlatıyor: "Aferin, evlilikte saygıya çok önem veririm."