Sinsi insan, doğal yaşam alanında ilk bakışta son derece zararsız görünür. Genellikle sakindir. Fazla konuşmaz, tartışmalarda taraf olmaz. Hatta meşhur cümlesini kurar: "Ben kimsenin işine karışmam." İşte belgesel ekibinin alarma geçtiği an tam olarak budur. Sinsi insan doğrudan saldırmaz. Sabırlıdır. Bir aslan gibi koşup avının üzerine atlamak yerine haftalarca bilgi toplar. Kim kime küsmüş, kim kimin hakkında ne demiş, patron kimi sevmiyor… Hepsini zihnindeki görünmez Excel tablosuna kaydeder.
Gerektiğinde üç ay önce söylenmiş sıradan bir cümleyi bile doğal ortamına bırakır: "Ben söylemek istemezdim ama madem konu açıldı…" En önemli özelliği, hiçbir olayın merkezinde görünmemesidir. İki insan kavga eder, ortam gerilir, arkadaşlıklar biter… Sinsi insan ise köşede çayını karıştırmaktadır. Kamera ağır ağır ona yaklaşır. Yüzünde hafif bir tebessüm vardır. Çünkü kavganın tohumu üç gün önce kendisi tarafından özenle ekilmiştir.
Bu türün en gelişmiş savunma mekanizması masumiyet ifadesidir. Yakalandığında gözlerini büyütür: "Aaa! Ben onu o anlamda söylemedim ki!" Bu noktada avcı değil, mağdur rolüne geçmiştir. Hatta birkaç dakika sonra kendinizi ondan özür dilerken bulabilirsiniz. Sinsi insanın doğal yaşam alanları oldukça geniştir: iş yerleri, arkadaş grupları, aile WhatsApp grupları, apartman toplantıları ve özellikle düğün masaları.
En sevdiği besin ise başkasının ağzından çıkmış ve bağlamından koparılmaya müsait cümlelerdir. Araştırmacılar sinsi insanı tanımak için basit bir yöntem öneriyor: Yanında küçük ve önemsiz bir bilgi bırakın. Birkaç gün bekleyin. Bilgi size başka birinden, üzerine üç yeni ayrıntı eklenmiş halde geri dönüyorsa… Tebrikler. Yuvasını buldunuz. Fakat yaklaşmayın. Çünkü şu anda büyük ihtimalle o da sizi gözlemliyor.
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
Bilim insanları, köpeklerin farklı durumlara göre farklı havlamaları olduğunu ve bazen insanları kandırmak için özel bir havlamayı kullandığını buldu. (Köpek, "Mamasını vermezsen havlarım, ama yalancıyım!" der.)
TESPİTLİ YORUM
@dunyanin6dabiri Yapacağı eylemin adını almış cisimleri severim. Örneğin tutkal. Görevi tutmak ve öyle kalmasını sağlamak. Harika bir isim.
Bant kelimesi yanlış mesela. Bandın ismi yapış olmalıydı.
GülüYorum
@yusfgundz Kahveye uğrayıp çay içeyim dedim. Babamın 50 yaş üstü arkadaşları 4. arıyorlarmış "2 parti oyun oynayalım" dediler. Amcalardan biri "Yiğenim bu iş kalem tutmaya benzemez" dedi. En son kalktığımda 3'ü hesabı ödüyordu. Bunlar sanıyor ki biz üniversiteyi ders çalışarak kazandık...