Bu borçların tamamı sendikasyon kredisi olmadığı gibi, 2014 yılının ilk çeyreğinde vadesi dolan sendikasyon kredilerinin tamamının yenilendiği gözlenmiştir.
Sektör genelinde bankaların, sendikasyon kredilerini yenilemekte problem yaşamadığı, seküritizasyon kredilerindeki azalışı ise yurt dışına ihraç edilen menkul değerler ile ikame ettiği değerlendiriliyor. Sektörün özkaynakları Mart 2014 dönemi itibarıyla yılın ilk çeyreğinde % 4.4 (8.5 milyar TL) oranında artarak 202 milyar TL düzeyine ulaşmıştır.
Temmuz 2012 döneminden itibaren Basel II hükümlerinin uygulandığı sektörde, sermaye yeterliliği rasyosu (SYR) yıl sonunda % 15.3, Mart 2014'te ise % 15.7 olarak gerçekleşmiştir. Mart 2014 itibarıyla bankacılık sektörünün yasal sınır ve hedef rasyonun üzerinde seyreden SYR'si; sektörün yeterli özkaynakları sayesinde risklerini yönetebilecek durumdadır.
BEKLENEN AÇIKLAMA
Moody's ise aynı gün 11 Türk bankasının görünümünü negatife indirdi.
Bu, beklenen bir gelişmeydi. Bankaların yerli para notları ülke notundan 1 puan yukarıda kalmıştı. Dolayısıyla bundan başka bir anlam çıkarmak son derece yanlış. Merkez Bankası faizleri artırdığında mevduat faizleri kredilerden daha hızlı arttı. Bu yüzden Türk bankalarının bilançolarında Türk Lirası cinsinden kâr marjları azaldı. Sektörün dönem net kârı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 980 milyon TL (% 13.9) azalarak Mart 2014'te 6.069 milyon TL'ye geriledi. Ancak sektördeki yüksek kârlılık sürüyor. İçeride faizlerin artması, dışarıda ABD'nin varlık alımlarını azaltmasına rağmen yılın ilk 3 ayında krediler toplam 35.4 milyar TL artarak 1.083 milyar TL seviyesine ulaştı. Kredi büyümesinde görülen yavaşlamayı, BDDK'nın bireysel krediler odaklı düzenlemelerle desteklediği görülmektedir. Alınan önlemler, tüm kredi türlerinde büyüme hızını kesmiş, özellikle bireysel kredilerdeki yıllık büyüme şirketler kesimine kullandırılan kredilerin altına inmiştir.