• 04 Eylül 2018, Salı

Şarbon'da biyoterörizm şüphesi

Türkiye'de birbiri ardına ortaya çıkan şarbon vakaları biyolojik saldırı ihtimalini gündeme getirdi. Adli Bilimciler Prof.Dr. Levent Kenar ve Prof.Dr.Hamit Hancı pek çok ülkenin 'sinsi düşman' olarak tanımlanan şarbonu biyolojik silah olarak geliştirmek için çalışmalar yaptığına dikkat çekti. 2000'li yılların başında ABD'de yaşanan mektuplu şarbon saldırılarını hatırlatan adli bilimciler " Bulaşma yollarına göre endüstriyel, tarımsal ve laboratuvar kaynaklı şarbona ek olarak, şarbonun biyolojik silah veya biyoterörizm ajanı olarak kullanıldığı durumlar vardır. Şarbon biyolojik silah olarak kullanılmaya uygundur. Kurutulup toz olarak saklanabilir. Aeresol olarak ya da patlayıcılarda kullanılabilir. Ucuz ve üretiminin kolay olması sebebiyle örgütlerin tercih ettiği bir silahtır" uyarısında bulundu.

İLK BELİRTİ KAŞINMA
Şarbonun insandan insana geçmediğini hatırlatan Kenar ve Hancı hastalığın koyun, keçi, sığır, manda gibi ot yiyen hayvanların et, yün ve derilerinden temas yoluyla, bazı durumlarda etinin yenmesi veya solunumla insanlara geçtiğini belirtti. Hastalığın ilk belirtisinin kaşınma olduğunu kaydeden adli tıpçılar sözlerini şöyle sürdürdüler: "Şarbon mikrobu çevre koşullarına ve dezenfektanlara son derece dayanıklı olup, doğada yıllarca canlılığını koruyabilir. Kaynatmakla ölmez. Ülkemizde yüzde 95'i deri şarbonu olmak üzere yılda ortalama 300-500 insan şarbon hastalığı ile karşılaşmakta, antibiyotik ile tedavi edilmektedir. Deri şarbonu ciltteki hafif yanma ve kaşıntı ile başlar. Daha çok el, kol, boyun, yüz bölgelerinde görülür. Kuluçka süresi ortalama 7 gündür. Bulaştıktan 12-36 saat sonra deride belirtiler gösterir. Tedavisiz olgular 2-3 haftada yüzde 80 iyileşir.

AKCİĞER ŞARBONU ÖLDÜRÜR
Sindirim sistemi şarbon, hasta hayvanın etlerinin yeterince pişirilmeden yenmesiyle gelişir. Karın ağrısı, bulantı, kusma, kanlı ve cerahatli ishal gelişir. Tedavisiz olguların yarısından çoğu hayatını kaybeder. Akciğer şarbonu, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlayıp kısa sürede kanlı balgam çıkarma ve akciğer grafisinde tipik kanamalı göğüs boşluğu enfeksiyonuna yol açar. Ateş 39-40 dereceye çıkar. Öksürük, çarpıntı, solunum güçlüğü ve ciltte morarma gelişir. Olguların yüzde 50'sine menenjit eşlik eder. Çok erken tedaviye başlanmazsa olguların yüzde 90'ı birkaç günde ölümle sonuçlanır.

DOKUNMAYIN
Esas korunma fiziksel tedbirlerle sağlanır. Hasta hayvanın eti, derisi, tüyleri ve çıktılarına korunmasız dokunulmamalıdır. Hasta hayvanlar kesilmemeli, otopsi yapılmamalı, en kısa sürede gömülüp üzerine kireç dökülmelidir. Geri kalan hayvanlar aşılanmalı ve şarbon yönünden takip edilmeli, izolasyon ve karantina önlemleri alınmalıdır.

  • ve ya